kızı ile cümle

kızı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kızın nerede yaşadığını biliyor musun?Do you know where the girl lives?
Kızınız artık bir çocuk değildir.Your daughter is not a child anymore.
Çok sevindim, kızım sınavı geçti.To my joy, my daughter passed the examination.
Soğuk hava yaprakları kızıllaştırdı.The cold weather has turned the leaves red.
Yurtdışına çıkınca kızını yanında götürdü.He took his daughter with him whenever he went abroad.
Prens oduncunun kızına aşık oldu.The prince fell in love with a woodcutter's daughter.
Onun neye kızıyor, merak ediyorum?What is he mad at, I wonder?
Helen kızı hakkında çok endişeli.Helen is very worried about her daughter.
Mavi bir ceket giyen kız benim kızım.The girl in a blue coat is my daughter.
Bir Fransızla evli bir kızım var.I have a daughter who's married to a Frenchman.
İki kızın büyük olanı üniversitededir.The older of the two daughters is in college.
Nancy dört kızın en güzelidir.Nancy is the most beautiful of the four girls.
Onların sadece küçük bir kızı vardı.Only one little daughter did they have.
Elmaslar bir kızın en iyi arkadaşlarıdır.Diamonds are a girl's best friends.
Annesi kızına onu kendinin yapmasını söyledi.The mother told her daughter to do it herself.
Kızımdan beklediğim odur.That's what I expected of my daughter.
Heriki kızın mavi gözleri var.Both girls have blue eyes.
Kızın yumuşak bir kalbi var.The girl has a soft heart.
O, kızının erkek arkadaşını kabul etmek için hiçbir çaba harcamadı.He made no effort to accept his daughter's boyfriend.
Herkes köle kızın gerçekte bir prenses olduğunun keşfedilmesine çok şaşırmıştı.Everyone was very surprised to discover that the slave girl was in reality a princess.
O adam küçük bir kızın öldürülmesinden dolayı yargılanıyor.That man is on trial for the murder of a little girl.
Adam kızı bileğinden yakaladı.The man caught the girl by the wrist.
Kızı ağır biçimde cezalandırma; onun huyuna git.Do not punish the girl severely; go easy on her.
Kızın üzerinde büyük bir kırmızı şapka vardı.The girl had a large red hat on.
Kızın boynunun etrafında uzun bir eşarp vardı.The girl had a long scarf around her neck.
Kızın altın saçı var.The girl has golden hair.
Kızın gözleri gözyaşlarıyla doluydu.The girl's eyes were filled with tears.
Kızın ismi bana mutlu okul günlerimi anımsatıyor.The girl's name reminds me of my happy school days.
Kızın annesi yok.The girl has no mother.
Kızın sesi gittikçe zayıfladı.The girl's voice became weaker and weaker.
Kızın tavsiye için başvuracağı kimsesi yoktu.The girl had no one to turn to for advice.
Kızı kurtaran Tom'du.It was Tom that saved the girl.
Küçük kızı kurtarmak için onun suya atlaması ne cesaret!How brave of him to jump into the water to save the little girl!
Kızın elinde bir teleskobu vardı.The girl had a telescope in her hand.
O kızın güzel bir bebeği var.That girl has a lovely doll.
Genç adam kızı boğulmaktan kurtardı.The young man saved the girl from drowning.
Genç adam kızı bir grup serseriden kurtardı.The young man saved the girl from a bunch of hoodlums.
Tüm servet onun kızına gidecek.All the property will go to his daughter.
Köpek kızın hayatını kurtardı.The dog saved the girl's life.
O şarkı bana belirli bir kızı hatırlatıyor.That song reminds me of a certain girl.
Küçük kızın ellerinde oyuncak bir bebek var.The little girl has a doll in her hands.
Kötü huylu adam kızını ısırdı.The bad-tempered man snapped at his daughter.
Kötü huylu bir adam kızını tersledi.The bad-tempered man snapped at his daughter.
Bu müzik bana o kızı hatırlatır.This music reminds me of that girl.
Bu üç güzel kızın hepsi yeğenimdir.These three pretty girls are all nieces of mine.
Bu benim kızımdır.This is my daughter.
Bu benim kızım.This is my daughter.
Chris onun en sevdiği kızı, Kate'i gördü, Beth ile özel görüşüyordu.Chris saw his favorite girl, Kate, having a private conversation with Beth.
Perdede bir kızın silueti belirdi.A silhouette of a girl appeared on the curtain.
Kızınızın adı nedir?What's your daughter's name?
İp atlamak, kızımın en sevdiği şeydir.Jumping rope is my daughter's favorite.
Kızımızla oynamak için zaman bulabilir misin?Can you find the time to play with our daughter?
Kızılderililer yaylarla ve oklarla savaştılar.The Indians fought with bows and arrows.
Onun kızı yemek pişirmede kötüdür.Her daughter is bad at cooking.
Şu kızın gözleri mavi.That girl's eyes are blue.
Şu kızın kim olduğunu merak ediyorum.I wonder who that girl is.
O kızın kim olduğunu merak ediyorum.I wonder who that girl is.
Ben, o kızın kendisine yeni bir görünüm vermek için saçını kestiğini düşünüyorum.I think that girl cut her hair to give herself a new look.
Yeşil giyinmiş, o uzun boylu sarışın kızın kim olduğunu biliyor musun?Do you know who that tall blonde girl in green is?
O güzel görünümlü kızı tanıyor musunuz?Do you know that nice-looking girl?

İlgili Sayfalar