kıyafetler ile cümle
kıyafetler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et. Çok dikkat et.JanDi pri takem oblačilu moraš nanj misiliti kot na šefa.Bodi vedno previdna z njim.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et. Çok dikkat et.Τζαν Ντι, αυτό το ρούχο να το προσέχεις σαν τα μάτια σου.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et. Çok dikkat et.גאן די כשזה מגיע לבגדים שכאלה את צריכה לחשוב אליהם כעל הבוס שלך
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et. Çok dikkat et.جان دي، عندما يتعلق الأمر بهذا النوع من الملابس، تستطيعين إعتبار هذه الملابس رئيستك.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et. Çok dikkat et.わが娘の素敵なスーツ 腕なんて疲れるもんか
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.JanDi, als het gaat om dit soort kleding. Zijn jouw kleren de baas.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.JanDi, di questo tipo di vestito puoi pensare che sia il tuo capo.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.Jandi, jeśli chodzi o takie ubrania, myśl o nich przez cały czas. Bądź ostrożna i nie zniszcz ich.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.JanDi, když přijde na takový druh oblečení, můžeš si myslet že je tvůj šéf.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.Jan Di, keď príde na tieto šaty, musíš na ne myslieť ako na svojho šéfa.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.JanDi, kun käytät tällaisia vaatteita, sinun on kohdeltava niitä kuin herraasi.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.Jan Di, när det kommer till sån klädsel, kan du tänka att kläderna är diin chef.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.Jan-Di, quand on en vient à ce genre de vêtements, tu peux penser à cette veste comme à ton chef.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.Jan-Di, wenn es um Kleidung wie diese geht, kannst du an die Kleidung als deinen Boss denken.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.Чан Ди, относись к этой форме, как к дорогому подарку. Когда садишься, делай это аккуратно.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, als het tot dit soort kleding komt, moet je denken dat de kleren de baas zijn.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, amikor ilyen ruhát viselsz, arra kell gondolnod, hogy ez a ruha a főnököd
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, cand este vorba despre asemenea vesminte, te poti gandi ca insasi haina iti este sef.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, jeśli chodzi o takie właśnie ubrania powinnaś o nich myśleć przez cały czas
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi käyttäessäsi tällaista vaatetta, sinun on kohdeltava sitä kuin herraasi.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, když přijde na takové oblečení, můžeš si myslet, že je šéfem.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Jan-Di, keď príde na takéto šaty, nedovoľ, aby sa stali tvojím pánom.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, när det kommer till kläder som dessa kan du tänka på klädsplagget som din chef.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Jan-Di, pakaian yang seperti ini, harus kamu anggap sebagai bosmu.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, pri takšnih oblačilah, moraš misliti na njih kot na svojega šefa.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Jan-Di, quand on parle de vêtement comme celui-ci, tu peux penser à cette veste comme à ton chef.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Jan-Di, wenn es um Kleidung wie diese geht, kannst du an die Kleidung als deinen Boss denken.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JD, nếu con mặc cái áo như thế này thì con phải nghĩ nó là ông chủ của con
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.잔디야, 그저 이런 명품은 옷이 상전이다 생각하면 되는거야
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Τζαν Ντι οταν εχεις τετοια ρουχα μπορεις να τα θεωρεις ως το αφεντικο σου
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.Чан Ди, относись к этой форме, как к дорогому подарку.
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.גאן די כשזה מגיע לבגדים כאלה את צריכה לחשוב שבגדים הם הבוס שלך
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.جان دي) عندما يتعلق اللآمر بهذه الملابس) يمكنكِ التفكير بأنها رئيسكِ
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.座るとき、そして 立つときに気をつけるんだよ。
Kadın dinledikten sonra çantasını boşalttı ve tüm kıyafetlerini anneme ve bize verdi.Et alors cette femme a vidé sa valisé et a donné tous ses vêtements à ma mère, et à nous
Kadın dinledikten sonra çantasını boşalttı ve tüm kıyafetlerini anneme ve bize verdi.그리고 그 여자는 그녀의 옷가방을 다 털어서 모든 옷을 어머니와 우리에게 주었고
Kadın dinledikten sonra çantasını boşalttı ve tüm kıyafetlerini anneme ve bize verdi.האישה רוקנה את המזוודה שלה ונתנה לאימי את כל בגדיה, ולנו
Kadın dinledikten sonra çantasını boşalttı ve tüm kıyafetlerini anneme ve bize verdi.فقامت المرأة بإفراغ حقيبتها، وأعطت كل ملابسها لوالدتي ولنا،
Kadın dinledikten sonra çantasını boşalttı ve tüm kıyafetlerini anneme ve bize verdi.全ての洋服を母と僕らに与え 彼女の子供のおもちゃも与え -- 彼らはそれを快く思わなかったけど --
Kim o? JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et. Çok dikkat et.누구야!
Kiyafetlerimiz nereden geliyor?:השאלה הבאה היא ברורה ?מהיכן מגיעים הבגדים שלנו
KIYAFETLER (DERİ)CLOTHES (LEATHER)
KIYAFETLER (DERİ) Deriye en büyük talep Birleşmiş Milletler, Almanya ve İngiltere'den geliyor.HABILLEMENT cuir La demande de cuir vient en premier lieu des Etats-Unis, de l'Allemagne et du Royaume-uni.
KIYAFETLER (DERI) Deriye en büyük talep Birlesmis Milletler, Almanya ve Ingiltere'den geliyorLa richiesta di pelle proviene principalmente da Stati Uniti, Germania e Inghilterra.
KIYAFETLER (DERI) Deriye en büyük talep Birlesmis Milletler, Almanya ve Ingiltere'den geliyorΡΟΥΧΑ δέρμα Η ζήτηση για δέρμα έρχεται κυρίως από τις ΗΠΑ, τη Γερμανία και το Ηνωμένο Βασίλειο.
KIYAFETLER (DERI)Hainele (PIELEA)
KIYAFETLER (DERİ)Hainele (PIELEA)
KIYAFETLER (DERI)KLÄDER (LÄDER)
KIYAFETLER (DERİ)KLÄDER (LÄDER)
KIYAFETLER (DERI)KLEIDUNG LEDER
KIYAFETLER (DERİ)KLEIDUNG LEDER
KIYAFETLER (DERİ)Oblačila (Usnje)
KIYAFETLER (DERI)PAKAIAN (KULIT BINATANG)
KIYAFETLER (DERI)RUHÁK (BÕR)
KIYAFETLER (DERİ)RUHÁK (BÕR)
KIYAFETLER (DERİ)Ubrania
KIYAFETLER (DERİ)VESTIARIO
KIYAFETLER (DERİ)VESTIMENTA
KIYAFETLER (DERİ)ΜΕΡΟΣ ΤΡΙΤΟ:
KIYAFETLER (DERİ)ОДЕЖДА (КОЖА)