kıyafetler ile cümle
kıyafetler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Müstehcen kıyafetler giymem.I don't wear suggestive clothing.
O her zaman gösterişli kıyafetler giyer.She always wears flashy clothes.
Kıyafetlerini çıkar!Take off your clothes!
Bütün parasını kıyafetlerde çarçur eder.She wastes all her money on clothing.
Tüm parasını kıyafetlere çarçur ediyor.She wastes all of her money on clothes.
Vassili'ye güzel kıyafetler giydirdiler ve o ertesi gün Anastasia ile evlendi.They dressed Vassili in fine clothes and next day he was married to Anastasia.
O bütün uzun güzel kahverengi saçlarını kesti ve bir oğlanın kıyafetlerini giydi.She cut off all her beautiful long brown hair and dressed herself in boy's clothes.
Tom sık sık pahalı kıyafetler satın alır.Tom often buys expensive clothes.
O her zaman siyah renkli kıyafetler giyer.He always wears black clothes.
Tom her zaman siyah kıyafetler giyer.Tom always wears black clothes.
Tom kumu kıyafetlerinden fırçaladı.Tom brushed the sand from his clothes.
Tom kıyafetlerinden karı fırçaladı.Tom brushed the snow off his clothes.
Kıyafetlerimi çıkardım.I took off my clothes.
Tom ne tür kadın kıyafetlerinden hoşlanır?What kind of women's attire does Tom like?
Ben bazı yeni kıyafetler almalıyım.I must buy some new clothes.
Mary ve Alice uygun kıyafetler giydi.Mary and Alice wore matching outfits.
Kıyafetleri nerede satın alırsın?Where do you buy clothes?
İtmeli düğmeler, çocuk kıyafetleri için pratik bir bağlayıcıdır.Push buttons are a practical fastener for children's clothes.
Tom, Mary'ye bazı pahalı kıyafetler satın aldı.Tom bought Mary some expensive clothes.
Her ikisi de koyu renk kıyafetler giymişti.Both wore dark clothing.
Tom ağabeyinden kullanılmış kıyafetler giydi.Tom wore hand-me-down clothes from his older brother.
Tom'un giydiği kıyafetler annesi tarafından yapılır.The clothes Tom wears are made by his mother.
Tom annesi tarafından yapılan kıyafetler giyer.Tom wears clothes made by his mother.
Bu sabah yıkadığın kıyafetler henüz kuru değil.The clothes you washed this morning aren't dry yet.
Senin için bazı kıyafetlerim var.I have some clothes for you.
Fadıl, Dania için bazı kıyafetler getirdi.Fadil brought some clothes for Dania.
Genellikle siyah kıyafetler giyerim.I often wear black clothes.
Ben her zaman modaya uygun kıyafetler giymeye çalışırım.I always try to wear fashionable clothes.
Tom iş kıyafetleri alıyor.Tom is out shopping for work clothes.
Tom Mary'ye bazı kıyafetler getirdi.Tom brought some clothes for Mary.
Kıyafetler kuruyor.The clothes are drying.
Onun siyah kıyafetlerini beğenirim.I like her black clothes.
Bu kıyafetler benim iş arkadaşımın, benim değil.This clothing is my coworker's, not mine.
Ben her zaman hafta sonunda kıyafetlerimi yıkarım.I always wash my clothes at the weekend.
Hiç elbise giymemektense çirkin kıyafetler giymeyi tercih ederim.I'd rather wear ugly clothes than wear no clothes at all.
Tom ve ben birbirimizin kıyafetlerini giyiyoruz.Tom and I wear each other's clothes.
Tom kıyafetlerini ateşin yanında kuruttu.Tom dried his clothes by the fire.
Tom tüm kendi kıyafetlerini yapar.Tom makes all his own clothes.
Sami kıyafetlerimi çıkartmaya başladı.Sami started taking my clothes off.
Lütfen bu kıyafetleri yıkayın.Please wash these clothes.
Tom'un kıyafetlerini giyerek ne yapıyorsun?What are you doing wearing Tom's clothes?
Tom'un kıyafetleri neden kirli?Why are Tom's clothes dirty?
Neden bu kıyafetler ortalıkta duruyor?Why are these clothes lying around?
Şu ıslak kıyafetleri değiştir.Change out of those wet clothes.
Bence Tom bazı yeni kıyafetler almalı.I think Tom ought to buy some new clothes.
Sanırım Tom bazı yeni kıyafetler almalı.I think Tom should buy some new clothes.
Tom her gün aynı renk kıyafetler giyiyor.Tom wears the same color clothes every day.
Sanırım Tom'un bazı yeni kıyafetler alması gerekiyor.I think Tom needs to buy some new clothes.
Kadın kıyafetleri üçüncü katta.Women's clothes are on the third floor.
Tom geçen hafta bazı yeni kıyafetler aldı.Tom bought some new clothes last week.
Tom sadece markalı kıyafetler giyer.Tom only wears brand-name clothes.
Kıyafetlerimizi nehirde yıkadık.We washed our clothes in the river.
Tom banyodan çıktı ve kıyafetlerini giydi.Tom got out of the bath and put his clothes on.
Tom banyodan çıktı, kurulandı ve kıyafetlerini giydi.Tom got out of the bath, dried himself off, and put on his clothes.
Mary yolculuk için kıyafetler ve ayakkabılar satın aldı.Mary bought clothes and shoes for the trip.
Sami, suç sırasında giydiği kıyafetleri attı.Sami dumped the clothes he had worn during the crime.
Tom bazı yeni kıyafetler aldı.Tom bought some new clothes.
Sami karısının kıyafetlerini giymişti.Sami dressed in his wife's clothes.
Tom koyu renkli kıyafetler giyiyordu ve bir motosikletçi tarafından öldürüldü.Tom wore dark clothing and was killed by a motorist last evening.
Sami kendini soğuktan korumak için kalın kıyafetler giymişti.Sami dressed in thick clothes to protect himself from the cold.