kıyafetler ile cümle

kıyafetler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Ehkä se ei ole vain kiiltävä asu.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Forse non si tratta solo del vestito scintillante.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Kanske inte bara den glittriga klänningen.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.그저 반짝이는 의상 때문만은 아마 아닐 겁니다.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Måske er det ikke kun den strålende kjole.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Misschien is het niet alleen de glitterjurk.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Morda ne le bleščeča obleka.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Może to nie tylko błyszczący strój.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Možná to nebude jen třpytivý oblek.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Možno to nebolo len trblietavými šatami.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Mungkin bukan hanya pakaian yang gemerlapan.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Peut-être qu'il y a plus que la robe scintillante.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Poate nu doar rochița strălucitoare.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Talán nem csak a csillogó ruha.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Talvez não seja só a roupa brilhante.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Tal vez no es solo el vestido brillante.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Vielleicht ist es nicht nur das glitzernde Kleid.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Ίσως δεν είναι μόνο το φανταχτερό φόρεμα.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Возможно не только одежда с блёстками.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Може би това не е само блестящото облекло.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Може не тільки сяйливі сукні.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.אולי לא מדובר רק בשמלה מנצנצת.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.ربما ليست الملابس اللامعة فحسب
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.彼らはエキスパートなのです
Ben daha küçük bir kız çocuğuyken bile köpek kıyafetleri tasarlar ve moda tasarımcısı olmayı hayal ederdim.제가 10대 소녀일때, 저는 인형옷을 디자인하고 만들기를 좋아해서
Ben daha küçük bir kız çocuğuyken bile köpek kıyafetleri tasarlar ve moda tasarımcısı olmayı hayal ederdim.אתם מבינים, עוד בעודי ילדה קטנה ובשנות העשרה שלי, אהבתי לעצב ולהכין בגדי בובות
Ben daha küçük bir kız çocuğuyken bile köpek kıyafetleri tasarlar ve moda tasarımcısı olmayı hayal ederdim.كما ترون، عندما كنت أترعرع كفتاة صغيرة وكمراهقة، لقد أحببت تصميم وصنع ملابس الدمى،
Ben daha küçük bir kız çocuğuyken bile köpek kıyafetleri tasarlar ve moda tasarımcısı olmayı hayal ederdim.ティーンへと成長していくうちに デザインすることや犬の服を作るのが好きになり ファッションデザイナーになりたいと願いました
Beyaz spor ayakkabı diyorum! Kıyafetlerin ve ayakkabıların bir önemi var bence.נעלי ספורט לבנות-- ממש נעלי ספורט לבנות.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Cуди не хотіли, щоб купка дизайнерів володіла новаторськими формоутворюючими елементами одягу.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Eles não queriam uma série de estilistas na posse dos elementos essenciais de referência da nossa roupa.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Họ không muốn chỉ có một số ít các nhà thiệt kế sở hữu các phần cấu trúc ban đầu của quần áo chúng ta
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Ils ne veulent pas qu'une poignée de créateurs détiennent les éléments de base de notre habillement.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.그들은 소수의 디자이너들이 우리의 옷을 구성하는 독창적인 요소를 소유하는 것을 원하지 않았어요.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nem akarták, hogy egy maroknyi tervező bírja az öltözködés alapelemeinek jogait.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nie chciano, by garstka projektantów posiadła na własność ważne elementy stroju.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Non volevano che una manciata di stilisti fossero padroni del nostro modo di vestire.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.No querían que un puñado de diseñadores fuesen dueños de las bases fundamentales de nuestra ropa.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nu doreau ca o mână de creatori de modă să detină celulele de bază din îmbrăcămintea noastră.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Sie wollten nicht, dass eine Handvoll Designer die grundlegenden Bausteine für unsere Kleidung besitzen.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Δεν ήθελαν μια χούφτα σχεδιαστές να έχουν στην κατοχή τους τα στοιχειώδη δομικά υλικά του ρουχισμού μας.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Не искали шепа дизайнери да притежават творческите тухли за нашето облекло.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Суд хотел избежать ситуации, когда небольшая кучка дизайнеров владеет формообразующими элементами одежды.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.הם לא רצו שלקומץ מעצבים תיהיה שליטה על אבני הבניין של הבגדים שלנו.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.إنهم لا يرغبون في أن تمتلك حفنة من المصممين البنية الأساسية المتعلقة بملابسنا.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.少数のデザイナーに所有されるのは避けたかったのです そうなると誰かが所有しているという理由で
-Bir çok ülke bu çeşit aşırı dini kıyafetleri toplum içerisinde yasakladı.- Beaucoup de pays ont interdit le port de signes extérieurs religieux en public
-Bir çok ülke bu çeşit aşırı dini kıyafetleri toplum içerisinde yasakladı.- Muchos países han prohibido usar en público esa ropa tan extremista.
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Cô cứ thường xuyên mặc váy như thế này nhé
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Devi indossare più spesso vestiti come quello.
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Habille toi comme ça plus souvent.
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Hordhatnál gyakrabban ilyen ruhákat
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Kenakan baju seperti itu lebih sering lagi
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Usa vestidos asi más seguido.
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Usa vestidos asi más seguido.
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Zakładaj takie sukienki częściej
Böyle kıyafetleri daha sık giy.ارتدي ملابس مثل تلك دائماً
Bu 2 kat bir kıyafet. NASA kıyafetleri 13 katlı.두 개의 겹으로 된 슈트입니다. 나사 슈트는 13겹입니다.
Bu 2 kat bir kıyafet. NASA kıyafetleri 13 katlı.Pakaian ini memiliki 2 lapisan, pakaian NASA memiliki 13.
Bu 2 kat bir kıyafet. NASA kıyafetleri 13 katlı.זאת חליפה דו-שכבתית. בחליפות של נאסא יש 13 שכבות.

İlgili Sayfalar