kıyafeti ile cümle
kıyafeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.גאן די כשזה מגיע לבגדים כאלה את צריכה לחשוב שבגדים הם הבוס שלך
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.جان دي) عندما يتعلق اللآمر بهذه الملابس) يمكنكِ التفكير بأنها رئيسكِ
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.座るとき、そして 立つときに気をつけるんだよ。
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Iar eu am coborât în cabina mea şi mi-am luat pe mine costumul de înot.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Ich ging runter in meine Kabine,
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Ik ging naar mijn hut en trok mijn zwembroek aan.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Je suis descendu dans ma cabine et j'ai enfilé mon maillot de bain.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.저는 선실로 들어가 수영복을 갖춰 입었습니다.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Lementem a kabinomba és felvettem az úszó ruhámat.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Sono sceso nella mia cabina e mi sono messo il costume.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Và tôi đi vào buồng, mặc đồ bơi.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Y me fui a mi cabina Y me puse mi traje de natación.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Zišiel som do svojej kajuty a obliekol som si plavecký oblek.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Zszedłem do swojej kajuty i założyłem kostium.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Слязох в каютата си и облякох плувния си костюм.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.Я пошел в каюту, надел плавки.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.וירדתי לתא שלי, ולבשתי את בגד הים שלי.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.و نزلت الى قمرتي و ارتديت سترة السباحة الخاصة بي.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.水泳着を身につけました 深部体温と心拍数を
Kim o? JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et. Çok dikkat et.누구야!
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy den Avundsjuka! Har du på dig den där hemska dräkten igen?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy den misundelige! Har du det smagløse tøj på igen?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy el envidioso, veo que vuelves a llevar esa ropa tan horrible.
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy Kateellinen, onko sinulla taas se mauton asu?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy la Gelosa, ancora indossi quel vestito di cattivo gusto?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy, o Invejoso, estás outra vez com essa roupa pirosa?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Zazdrosna Envy, znów nosisz ten niegustowny strój?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Ένβι ο Φθονερός, ακόμα φοράς κακόγουστα ρούχα;
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Зависть Ревностная, ты опять в этом безвкусном наряде?
Kıyafetim için özür dilerim.Entschuldigung für mein aussehen.
Kıyafetim için özür dilerim. Pilatesten yeni geldim.Désolé pour ma tenue, j'arrive du Pilates.
Kıyafetim için özür dilerim. Pilatesten yeni geldim.こないだはありがとう。とっても楽しかったわ
Kıyafetim için özür dilerim.Scusate il mio abbigliamento.
Kıyafetim için özür dilerim.Με συγχωρείτε για την εμφάνιση.
Kıyafetim için özür dilerim.Извините меня за мой наряд.
"Kıyafetin içine birini koymalısınız şişirilmemiş, uçağa bağlanmış birini koymalısınız."Hay que meter a alguien en un traje que no esté inflado, que esté conectado a la aeronave.
"Kıyafetin içine birini koymalısınız şişirilmemiş, uçağa bağlanmış birini koymalısınız."Ihr müsst jemanden in einen Anzug stecken, der nicht aufgeblasen ist, der mit dem Flugzeug verbunden ist."
"Kıyafetin içine birini koymalısınız şişirilmemiş, uçağa bağlanmış birini koymalısınız."Je moet iemand in een pak stoppen dat niet is opgeblazen, dat vasthangt aan het vliegtuig."
"Kıyafetin içine birini koymalısınız şişirilmemiş, uçağa bağlanmış birini koymalısınız."당신은 부풀어 오르지 않고 항공기와 연결된 슈트에 사람을 넣어야 한다."고 말했을 거라고요.
"Kıyafetin içine birini koymalısınız şişirilmemiş, uçağa bağlanmış birini koymalısınız."Trebuie să puneţi pe cineva într-un costum care nu e umflat, care e conectat la avion.
"Kıyafetin içine birini koymalısınız şişirilmemiş, uçağa bağlanmış birini koymalısınız."Trzeba dać ludziom skafander, który nie jest napompowany, który jest połączony ze statkiem powietrznym.
"Kıyafetin içine birini koymalısınız şişirilmemiş, uçağa bağlanmış birini koymalısınız."Трябва да сложите някого в костюм, който не е надут, който е свързан със самолета.
"Kıyafetin içine birini koymalısınız şişirilmemiş, uçağa bağlanmış birini koymalısınız.יגידו, "אתה צריך לשים מישהו בחליפה שאינה מנופחת, שמחוברת לכלי הטיס.
"Kıyafetin içine birini koymalısınız şişirilmemiş, uçağa bağlanmış birini koymalısınız.ربما يقولون " يتوجب عليكم ان تضعوا شخصا داخل بزة تحميه من التضخم .. ومتصلة الى طائرة
"Kıyafetin içine birini koymalısınız şişirilmemiş, uçağa bağlanmış birini koymalısınız.航空機につなぐ必要がある」と言うでしょう この巨大なバイザーをつけ 快適で視界も良好となります
Kıyafetini getirin!Bawakan pakaiannya! Dia ada disini.
Kıyafetini getirin!¡Busca su vestido!
Kıyafetini getirin!¡Busca su vestido!
Kıyafetini getirin!Hozzák a ruháját! Megjött!
Kıyafetini getirin!Już jest.
Kıyafetini getirin!Lấy đồ biểu diễn cho cô ấy.
Kıyafetini getirin!Ramenez lui ses tenues ! Elle est là.
Kıyafetini getirin!Va' a prendere il suo vestito! È arrivata.
Kıyafetini getirin!أحضر ثيابها
Kız kıyafeti giysen ne olur?Czy nie nosiłeś już ubranek dla dziewczynek?
Kız kıyafeti giysen ne olur?Hvad så, hvis du har pigetøj på?
Kız kıyafeti giysen ne olur?Memang kenapa kalau pakaian perempuan?
Kız kıyafeti giysen ne olur? Ne de olsa alışıksın!여자꺼면 어때? 너 여자 옷 익숙하잖아.
Kız kıyafeti giysen ne olur? Ne de olsa alışıksın!Και τι έγινε αν φορέσεις κοριτσίστικα ρούχα; Έχεις ήδη συνηθίσει αυτά.
Kız kıyafeti giysen ne olur? Ne de olsa alışıksın!.אז מה אם תלבש בגדי נשים? אתה כבר מכיר את זה