kıyafeti ile cümle
kıyafeti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.You can see the skydiver with the red suit, he's in a stand-up position.
Vücuduma biraz gerilim alırsam, yani kıyafetime, onu uçurabiliyorum.If I put some tension on my body, tension on my suit, I can make it fly.
Kıyafetini getirin!Get her dress!
Kız kıyafeti giysen ne olur?So what if you wear girls' clothing?
Konuklarım için ayırdığım ve giyebileceğiniz bir kaç av kıyafetim var.I have some loose hunting clothes which I keep for my guests... that you can possibly get into.
Sana en kötü havaalanı kıyafeti giydiğini söyledikleri için mi üzgünsün?You're upset because they said you have the worst airport fashion, no?
JanDi, söz konusu bunun gibi kıyafetler olduğunda, kıyafetin senin efendin olduğunu düşünebilirsin.JanDi, when it comes to clothes like this, you must treat them as kindly as your boss.
JanDi, Bu tür kıyafetler söz konusu olduğunda, kıyafeti patronun kabul et.JanDi, when it comes to this kind of clothing, you must treat it as kindly as your boss.
Bazıları el baltası yapıp, ateş yakabiliyordu, hatta bazılarının kıyafeti bile vardıSome made hand axes, some built fires, and some may even have worn clothing.
-Teröristleri sevmiyorum ve ay ile yıldız kıyafeti giyenlerden rahatsız oluyorum.- I don't like terrorists and feel uneasy about those wearing moon and star outfits.
Eşyalar cenaze kıyafetinin bir parçası olarak takılmış olabilir.The items may have been worn as part of funerary regalia.
Jankulovska, bazılarının kadın kıyafeti giyip başlarına türban taktıklarını söyledi.Some, she said, changed into women's clothes and put scarves on their heads.
Hanbok Koren in geleneksel kıyafeti dir.Hanbok is a traditional clothing of Korea.
Mezuniyet kıyafeti olarak kullanılan Kente bezi.Kente cloth used as a stole
Kıyafetin alt kısmının yanlarında yırtmaçlar vardır.The skirt usually has slits on the sides.
Henri Kupraşvili ve geleneksel Gürcü kıyafeti çoha.Henry Kuprashvili wearing the Chokha, part of the Georgian national dress
Travesti kadınsı cinsiyet ifadesi tipik olarak kadınsı kıyafeti, dili ve sosyal rolleri içerir.Travestis' feminine gender expression typically includes feminine dress, language, and social roles.
Seasons, kar kıyafeti, mayo ve yağmurluk gibi yeni kıyafetler ekler.Seasons adds new clothes like snowgear, swimwear, and raincoats.
Kıyafeti sarı ayakkabılar, içi kırmızı kahverengi bir pelerin ve saçındaki kırmızı fiyonk tamamlar.Along with yellow shoes, a brown cape with a red interior, and a red bow in her hair.
13. Süvari Alayı kıyafetiMaster Farrier, 13th Hussars
French maid kıyafeti giyen bir kadınWoman in a French maid outfit, Paris.
Siyah bir miğfer, siyah ninja kıyafeti ve sırtına bağlı bir katana takıyordu.He wore a black helmet, black ninja outfit and a katana strapped to his back.
Glee'den Chris Colfer, 2010'da Outfest Film Festivali Ödülleri'nde Perry Ellis kıyafeti giydi.Glee's Chris Colfer wore a Perry Ellis outfit to the Outfest Film Festival Awards in 2010.
Bu kıyafeti sevdim.Ich liebte dieses Kleid.
1888 yıllarında gruplar tekrar yakınlaşmış ve pantolon-etek kıyafetinde anlaşmışlardır.Um 1888 näherten sich die Lager wieder an und einigten sich nun auf ein Hosenrock-Kostüm.
Ona tanıştırdığı kişi nişanlısı değil, subay kıyafetine girmiş uşak Vespone'dir.Dieser ist jedoch kein anderer als der als Soldat verkleidete Diener Vespone.
İnsanlar istedikleri kıyafeti giyebilmektedirler.Jetzt könnt ihr euch anziehen wie ihr wollt.
Üstünde halen Sin Cara kıyafeti vardır ancak siyah olmuştur.Er trägt eine weiße Halskrause und ist im Übrigen schwarz gekleidet.
Bu sırada iç içe geçen görüntüler vardır ve şarkıcı aynalı kıyafeti ile belirir.Da erscheint ein Mann mit Smoking und winkt die Sängerin zu sich.
Bu sıralarda Sitemkâr'da abdal kıyafeti giyinmiş ve Gül'ü aramaya koyulmuştur.Unterdessen ist der Corregidor aufgewacht und sucht seine Kleider.
Bu kıyafeti kendim yaptım.J'ai fabriqué ce vêtement moi-même.
Kıyafetini ise boyar.Dresser de même.
Toplamda kıyafetin 6 kademesi vardır.Elles disposent 12 heures pour réaliser un veston complet.
İlk hallerinde kıyafeti farklıdır.Le pantalon est identique à la première tenue.
Bu kıyafetin en orijinal tarafı başa geçirilen serpuştu.C'est certainement la coiffure qui était l'élément le plus original de leur tenue.
Üstünde halen Sin Cara kıyafeti vardır ancak siyah olmuştur.Elle est habillée presque comme elle, mais en noir.
Sözlerin başlaması ile şarkıcı, üzerindeki mavi kıyafeti ile ekrana gelir ve şarkıyı seslendirir.La musique commence lorsque la jeune fille met son casque audio et s'en va.
Kadın, bir eli ile kıyafetini tutmuşdur.Elle codessine ses vêtements avec une amie.
Hanbok (Korece: 한복, 韓服) veya Joseon-ot (조선옷), geleneksel bir Kore kıyafetidir.Le hanbok (한복, hanbok) est un vêtement traditionnel coréen.
Matruşkalar genelde geleneksel Rus kıyafeti olan sarafan giymiş bebekler şeklinde boyanır.Les époux sont représentés comme des donateurs vêtus d'habits princiers de style vieux-russe.
Köroğlu aşık kıyafetine bürümüş ve bu ziyafete iştirak etmektedir.Il parvient à les enfermer dans la garde-robe en vue de les manger.
Kıyafetini değiştir, ıslaksın.Cámbiate de ropa, estás empapado.
Evlilik kiyafeti Monique Lhuillier tarafından yapıldı.Su vestido de novia fue diseñado por Monique Lhuillier.
Daha sonra "Hair"ı söylemek için kıyafetini değiştirdi.Más tarde, realizó un cambio total de vestuario para interpretar «Applause».
Toplamda kıyafetin 6 kademesi vardır.El vestuario se amplia hasta sesenta trajes.
Moldova'nın performansında Lidia siyah deri kıyafeti giymiştir.En la representación, Molière vestía ropas de color amarillo.
Dave'in kıyafeti mühürlü olmasına rağmen Vashta Nerada yine de onu alır ve iskelete çevirir.Sellan a Dave en su traje, pero los Vashta Nerada entran de todas formas y le devoran.
Multicorfors: Kıyafetin rengini değiştirir.Multicorfors: fa cambiare colore ai vestiti dell'avversario.
Toplamda kıyafetin 6 kademesi vardır.Dispongono di 12 ore per realizzare una giacca completa.
Yöresel kadın kıyafeti olan peştemal ve kuşağın hiç kullanılmadığı günümüzde görülmektedir.Tuttavia, bisogna notare che gli abiti indossati dalle dame sono da sera e non da giorno.
Oyunun kıyafeti "Silifke" adı verlilen kıyafettir. ^La traduzione letterale del titolo è L'indossatrice in rosso.
Kadın, bir eli ile kıyafetini tutmuşdur.John lo coprì con una coperta.
Kıllık kıyafeti ve oyun havaları Harput kültürüne dayalıdır.È consigliabile calzare scarpe da escursione o da ginnastica.
İnsanlar istedikleri kıyafeti giyebilmektedirler.È in grado di identificare gli ospiti e gli abiti che indossano.
Kamo çetenin karagahına gidip kıyafetini değiştirdi.Камо отправился в штаб-квартиру банды, где переоделся.
Bu sıralarda Sitemkâr'da abdal kıyafeti giyinmiş ve Gül'ü aramaya koyulmuştur.Тут же к ней в дом заходит Линда, которая хотела одолжить блузку.
Oynadığımız karakterin yüzü ve kıyafeti değiştirilebilmekte.Персонажа можно детально изменить, как лицо, так и одежду.
Lady Gaga'nın giydiği et kıyafeti de buna bir örnektir .Известность получило мясное платье Леди Гаги.
Üstünde halen Sin Cara kıyafeti vardır ancak siyah olmuştur.И несмотря на то, что он никогда не вернётся, Она одета в чёрное.
Toplamda kıyafetin 6 kademesi vardır.У коллектива целая коллекция костюмов.