kıy ile cümle

kıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Kıyılmaz mallar bırakıldığında,The ten-month pregnant female camels are abandoned,
O her şeyi kuşatacak olan Kıyamet'in haberi sana geldi mi?HAS NEWS OF the Overpowering Event reached you?
(Çarpacak kıyamet) Nedir o kâria? Kârianın ne olduğunu sen bilir misin?THE STARTLING CALAMITY.
“Bana, onların diriltilecekleri kıyamet gününe kadar mühlet verir misin?” dedi."Grant me respite," said he, "till the raising of the dead."
“Ey Rabbimiz! Beni, annemi, babamı ve bütün müminleri kıyamet günü affeyle.”O Lord, forgive me, my parents and the faithful on the Day the reckoning is done."
Haklı bir gerekçe olmaksızın Allah'ın muhterem kıldığı cana kıymayın!And do not take a life, which God has forbidden, except in a just cause.
Ve onların hepsi de kıyamet günü O'nun huzuruna tek başına gelecektir.Every one of them will come before Him all alone on the Day of Resurrection.
Elbet gelecek kıyamet saati. Nerdeyse açıklayasım geliyor onun vaktini.Verily the Hour (of the great change) is about to come.
Kim ona sırtını çevirirse, muhakkak ki o, kıyamet günü büyük bir vebal yüklenecektir. [11,17]Whoever turns away from it will surely carry a burden on the Day of Judgement,
Kıyamet günü bu yük, onlar için ne ağır bir yük olacak!How evil the burden they will carry on the Day of Doom!
Artık tehdit olunduğunuz o kıyamet gününün yakın mı uzak mı olduğunu bilemem.”I do not know if what has been promised you is near or far away.
Gerçekten kıyamet saatinin depremi müthiş bir olaydır! [99,1-2; 69,14-15; 56,4,6; 33,11]The great upheaval of the Hour will indeed be terrible.
Sonra büyük duruşma (kıyamet) günü diriltilirsiniz.Then will be raised up on the Day of Resurrection.
Ayrıca onlar kıyameti de yalan saydılar.Yet they reject the Hour as untrue.
Kıyameti yalanlayana ise Biz alevli bir ateş hazırlardık.We have prepared a Fire for those who deny the Resurrection.
Geceyi Rab'lerine secde ve kıyam ile, ibadetle geçirirler. [15,17-18; 32,16; 39,9]And those who spend their nights bowed and standing before their Lord;
Kıyamet koptuğu gün, o suçlu kâfirler ümitlerini tamamen kesip susarlar.The day the Resurrection comes the sinners will be overwhelmed with despair.
Kıyamet saati gelip çattığında, işte o gün, müminlerle kâfirler birbirlerinden ayrılırlar.The day the Hour comes they will be separated into categories.
Kıyamet saatinin ne zaman geleceğini yalnız Allah bilir.Only God has the knowledge of the Hour.
İnsanlar senden kıyamet saatini sorarlar.People ask you about the Hour (of the great change).
Kıyamet hakkında münakaşa edenler, haktan ve gerçekten çok uzak, derin bir sapıklık içindedirler.Surely those who are in doubt about the Hour are wandering far astray.
Kıyamet saati yaklaştı, Ay bölündü.THE HOUR HAS come and split is the moon.
O gerçek olan kıyamet gerçekleşince neler olacak neler!..WHEN WHAT IS to happen comes to pass --
Gerçekleşecek kıyameti sen nereden bileceksin?What do you comprehend by the concrete reality?
İşte Semûd ve Âd milletleri de o kafalara çarpan kıyamet dehşetini yalan saymışlardı.The Thamud and 'Ad denied the consequential calamity.
İşte o gün olan olur, kıyamet o gün kopar!On that Day will come what is to come.
Çok güzel ve pek kıymetli cennet bahçelerindedir.In high empyrean
Hayır, gerçek öyle değil! Kıyamet günü hakkı için,I CALL TO WITNESS the Day of Resurrection,
Fakat insan suç işleyip durmak için önündeki kıyameti inkâr etmek ister de,Yet man is sceptical of what is right before him.
“Ne zamanmış o kıyamet günü?” diye alay eder.He asks: "When will the Day of Resurrection be?"
Resullere ümmetleri hakkında şahitlik vakitleri belirlendiği zaman; beklenen kıyamet kopmuştur.And when the time comes for raising the little girls (buried alive) --
Sana kıyamet saatini sorarlar: “Demir atması ne zaman?” diye.They ask you: "When will the Hour be? When is its time fixed?"
Doğurmak üzere olan develer, kıyılmaz mallar terk edildiği zaman,The ten-month pregnant female camels are abandoned,
Geleceği vâd olunan kıyamet gününe!And the promised day,
Orada üstün, kıymetli tahtlar...And within it are couches placed on high,
Akıp giden geceye yemin olsun ki:(Kıyamet gelecektir.)The night as it advances,
"Kimseye kıymamış suçsuz bir kimseyi niçin öldürdün?Moses exclaimed: "You have killed an innocent soul who had taken no life.
Sonra siz, kıyamet (ayağa kalkış) günü diriltileceksiniz.Then will be raised up on the Day of Resurrection.
Allah, (işte kıyamet) sa'atin(in ne zaman geleceği) hakkındaki bilgi, O'nun yanındadır.Indeed Allah has the knowledge of the Last Day!
Devamlı bu günahın azabında kalacaklar. Kıyamet günü onlar için ne kötüdür bu yük!They will remain in it forever – what an evil burden it will be for them on the Day of Resurrection!
Ey insanlar! Rabbinizden sakının; doğrusu kıyamet gününün sarsıntısı büyük şeydir.O people, fear your Lord; indeed the earthquake of the Last Day is a tremendous thing.
Dün bir cana kıydığın gibi bana da mı kıymak istiyorsun?Do you wish to kill me the way you killed a man yesterday?
Doğrusu ben onlardan bir cana kıydım. Beni öldürmelerinden korkarım.He submitted, “My Lord!
Din (kıyamet/ceza) gününe kadar lanetim senin üzerinedir" dedi.(To disrespect the Prophets – peace and blessings be upon them – is blasphemy.)
Kıyamet onların azap ile vadedildikleri gündür. O ne korkunç, ne acı bir gündür!In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
Namazları/duaları ve orta namazı/orta duayı koruyun. Tam bir saygıyla Allah'ın huzurunda kıyam edin.Guard all your prayers, and the middle prayer; and stand with reverence before Allah.
Kıyamet günü, "Biz bundan habersizdik" demeyesiniz.We testify”; for you may say on the Day of Resurrection that, “We were unaware of this.”
Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet saatinin zelzelesi gerçekten çok büyük bir şeydir.O people, fear your Lord; indeed the earthquake of the Last Day is a tremendous thing.
O kıyamet saatine ilişkin bilgi Allah katındadır. Yağmuru O yağdırır.Indeed Allah has the knowledge of the Last Day!
Hayır, buluşma zamanları kıyamet saatidir. Ne korkunç, ne acıdır o saat!In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir!O people, fear your Lord; indeed the earthquake of the Last Day is a tremendous thing.
Dün bir cana kıydığın gibi, bana da mı kıymak istiyorsun?Do you wish to kill me the way you killed a man yesterday?
Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır.In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
Öyle ise insanların kabirlerinden kaldırılacakları güne (kıyamete) kadar bana mühlet ver" dedi.Grant me respite till the day when they will all be raised.”
Devamlı o azabın altında kalacaklar. Kıyamet günü onlar için, bu ne fena bir yüktür!They will remain in it forever – what an evil burden it will be for them on the Day of Resurrection!
Ey İnsanlar! Rabbinizden sakının; şüphesiz o kıyamet gününün sarsıntısı çok büyük bir şeydir.O people, fear your Lord; indeed the earthquake of the Last Day is a tremendous thing.
Ben size gelecek o çağrışma gününden (kıyamet gününden) korkuyorum."I fear for you a day on which will be a great outcry!”
Şüphesiz onun alametleri gelmiştir. Artık kıyamet kendilerine gelip çatınca anlamaları neye yarar?For its signs have already appeared; so when it does come, of what use is their realising it?
Bilakis kıyamet onlara vaad edilen asıl saattir. Saat cidden çok feci ve acıdır.In fact their promise is upon the Last Day – and the Last Day is very severe and very bitter!
"Kimseye kıymamış suçsuz bir kimseyi niçin öldürdün? Sen, çok kötü bir iş yaptın," dediYou have indeed done an extremely evil thing.”
İlgili Sayfalar