O, Doğu Kıyısına taşındı.He moved to the East Coast.
Çadırımızı nehrin kıyısına kurduk.We pitched our tent on the bank of the river.
Suyun kıyısına su sıçratmaya gitti.He went splashing through the shallows.
Yeni bir "federal şehir" Georgetown'ın doğusunda Potomac'ın kuzey kıyısına inşa edilmişti.A new federal city was then constructed on the north bank of the Potomac, to the east of Georgetown.
Britanya Kolumbiyasının iç kısımlarından Kaliforniya kıyısına giden ticaret rotaları bulunmuştur.Trade routes also have been found from the British Columbia Interior to the coast of California.
Ertesi gün ıssız güney kıyısına ayak basmayı başardılar.On the following day, they were able, finally, to land on the unoccupied southern shore.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.2 He maketh me to lie down in green pastures: he leadeth me beside the still waters.
Oradan Karadeniz kıyısına geldiler.Then they came to a crossroads.
29 Temmuz günü göçmenler Amerika kıyısına vardı.On 21 July, the island was invaded by the United States.
Willow'un kederi onu hayatın kıyısına iter.Willow's own coven has turned against her.
Video klip, bir dalganın deniz kıyısına vurmasının gösterilmesi ile başlar.The film begins with a bottle being thrown into the sea.
Sonraki yıl Nakaya Nemuro kıyısına taşındı ve yapay sis oluşturma üzerinde çalışmaya başladı.The following year, Nakaya moved to the Nemuro coast to study artificial dissipation of fog.
Hayatın Kıyısına Düşen, Alternatif, Ankara 2002.Cultural Survival Quarterly, Fall 2002.
Kendi gemisi batırılan Amiral Abantus ancak Asya kıyısına yüzerek çıkarak hayatını kurtarabildi.Abantus' ship was sunk and he only managed to save himself by swimming ashore.
Birkaç ay önce Evald'la konuşmak istedim, o da beni deniz kıyısına götürdü.A few months ago I wanted to talk to Evald, so he drove me down to the sea.
"Sanırım kendimi,adaların yaratılış efsanesinin kıyısına kadar getirdim"I fancied myself brought near to the very act of creation
ve onlarla birlikte gitti. Şeria Irmağı kıyısına varınca ağaç kesmeye başladılar.So he went with them. When they came to the Jordan, they cut down wood.
Şehrin doğusunda Volga'nın düz kıyısına indiler.They landed to the east of the city at the flat bank of the Volga.
Artoces panikledi ve Mtkvari nehrinin sol kıyısına kaçtı.Artoces panicked and fled, he took shelter on the left bank of Mtkvari river.
Artoces, Aragvi Nehri'nin diğer kıyısına kaçtı ve aynı şekilde köprüyü yaktı.Artoces withdrew to the Aragvi River and burned a bridge in the same manner.
İkinci Dünya Savaşı sırasında çift, Alman kökenli oldukları için deniz kıyısına hiç gidemedi.During World War II, the couple could not travel to the sea coast because of their German origin.
Mardakan Arboretumu Hazar Denizi kıyısına 4,5 km uzaklıktadır.Mardakan arboretum is 4,5 km from the shore of the Caspian Sea.
Petrol daha sonra arbos (2 varil taşıyan at arabaları) ile Bakü Körfezi'nin kıyısına taşınmıştır.The oil was then transported by arbos (horse carriages carrying 2 barrels) to the shore of Baku bay.
Daha sonra Terek Nehri kıyısına cami yapmayı taahhüt etti.Then, he undertook to build a magnificent mosque on the bank of Terek River.
Sa'id'in birlikleri Dorylaion'u yağmaladı ve hatta Boğaz kıyısına ulaştı.[3]Sa'id's troops sacked Dorylaion and even reached the shore of the Bosporus.[6]
Portekizli denizciler, Brezilya'nın doğu kıyısına gripi getirdiPortuguese sailors brought influenza to the east coast of Brazil
1924'te Salzach Nehri'nin sağ alt kıyısına "Josef Mayburger Rıhtımı" adı verildi.[1]In 1924, the lower right bank of the Salzach River was named the "Josef Mayburger Quay".[2]
Nehrevan Kanalı, Dicle'nin doğu kıyısına paralel uzanıyordu.The Nahrawan Canal ran parallel to the east bank of the Tigris.
İki haftalığına batı kıyısından aşağı indi ve sonra doğu kıyısına geçti.He went down the west coast for two weeks and then crossed to the east coast.
İki büyük yürüyüş parkuru, ana yoldan uzakta göl kıyısına erişim sağlar.Several dozen backcountry campsites line the southern shoreline that is accessible only by boat.
Deniz kıyısına gidip, kumlara uzanmak istiyorum.Ich möchte an den Strand gehen und mich in den Sand legen.
Bir harem 18 kadar dişiyi kapsayabilir, koloninin kıyısına doğru bu sayı azalır.Ein Harem kann bis zu 18 Weibchen umfassen, zum Rand der Kolonie hin werden es weniger.
Fakat birdenbire Musa deniz kıyısına gelir ve elindeki asa ile deniz sularına dokunur.Mosè berührt das Meer mit seinem Stab.
29 Temmuz günü göçmenler Amerika kıyısına vardı.Am Donnerstag, dem 29. März besetzten US-Truppen die Innenstadt.
Asi ve sanatçı tarafı O’nu yakın bir Jersey kıyısına sürükledi.Sein Schlagzeuglehrer brachte ihm das Schlagzeugspiel auf einem alten Jazz-Drumkit bei.
Koğucak deresinin kıyısına gölet halkı tarafından dinlenme yeri olarak yapılmıştır.Der Park sollte als stadtnahes Walderholungsgebiet den Bürgern zur Entspannung dienen.
Oradan Karadeniz kıyısına geldiler.Ceux-ci provenaient des peuplades alentour.
Timor Denizi'nin kıyısına kurulmuştur.La côte australienne se situait au niveau de la mer de Timor.
29 Temmuz günü göçmenler Amerika kıyısına vardı.Le 21 juillet, l'île est attaquée par les Américains.
Bu dönemde Boğaz kıyısına köşk yapma modası ortaya çıktı.En esta época, se debía mantener un aspecto pálido.
Şehir, Giva Bölgesi dışında, Daugava Nehri'nin sağ kıyısına kurulmuştur.Situados en la margen derecha del río Daugava, excepto el distrito de Gīva.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.La verás jugar por la verde pradera, Caminar tranquilamente junto al mar.
Gozer, Fırat nehrinin kıyısına kurulmuştu.Prusia se encontró al borde del hundimiento.
Orhan Bey 1321'de Mudanya'yı fethederek beyliğini Marmara Denizi kıyısına ulaştırmıştır.Primero, en 1321, fue capturado Mudanya en el Mar de Mármara, que era el puerto de Bursa.
985'te Grönland'ın batı kıyısına çıktı.Nel 985 approdò sulla costa meridionale della Groenlandia.
Yeni bir "federal şehir" Georgetown'ın doğusunda Potomac'ın kuzey kıyısına inşa edilmişti.La nuova "città federale" è stata poi edificata sulla riva nord del Potomac, a est di Georgetown.
Elbe Nehri'nin sağ kıyısına yerleşmiştir.È un affluente di destra del fiume Elba.
Uruguay'ın komşusu Arjantin'le doğal sınırını oluşturan Uruguay nehri'nin kıyısına kurulmuştur.Il comune è bagnato dal fiume Uruguay che costituisce la frontiera con l'Argentina.
Takviye alan Kartacalılar da Romalıları ırmağın karşı kıyısına geldikleri tarafa doğru gerilettiler.Inoltre, le forze cartaginesi avrebbero manovrato in modo che i Romani avessero la faccia rivolta a sud.
Oradan Karadeniz kıyısına geldiler.И отправились они на Сечь.
Britanya Kolumbiyasının iç kısımlarından Kaliforniya kıyısına giden ticaret rotaları bulunmuştur.Так вероятные торговые пути были найдены в Британской Колумбии, на побережье Калифорнии.
Britanya Kolumbiyasının iç kısımlarından Kaliforniya kıyısına giden ticaret rotaları bulunmuştur.وقد تم التوصل إلى طرق التجارة من خلال المناطق الداخلية في كولومبيا البريطانية إلى ساحل كاليفورنيا.
Willow'un kederi onu hayatın kıyısına iter.إلا أن شغف نائلة دفعها في الإستمرار.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Deitar-me faz em verdes pastos, guia-me mansamente a águas tranquilas.
İkisi beraber bir sandal ile göl kıyısına geçer yürüyüş yapar ve bitki toplarlar.Ambos chegam ao porto e pegam uma vaca.
Ertesi gün ıssız güney kıyısına ayak basmayı başardılar.No dia seguinte, conseguiram, finalmente, desembarcar na costa sul.
Willow'un kederi onu hayatın kıyısına iter.O pai de Calvin os leva até o lugar.
Tejo Nehri kıyısına kurulmuştur.É refrigerada pelo rio Tejo.
Beni yemyeşil çayırlarda yatırır, Sakin suların kıyısına götürür.Hij doet mij neerliggen in grazige weiden; Hij voert mij zachtjes aan zeer stille wateren.
Uruguay'ın komşusu Arjantin'le doğal sınırını oluşturan Uruguay nehri'nin kıyısına kurulmuştur.De stad ligt aan de rivier de Uruguay, die de grens vormt met Argentinië.