kıtal ile cümle
kıtal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Flamingolar kıtaları kapladı, göçler başladı.Фламинга покривали континентите. Започнали миграции.
Flamingolar kıtaları kapladı, göçler başladı.Фламинго распространились по континентам. Начались миграции.
Flamingolar kıtaları kapladı, göçler başladı.הפלמינגו כיסו יבשות. החלה הנדידה.
Flamingolar kıtaları kapladı, göçler başladı.طيور النحام تغطي القارات. حصلت الهجرات.
Hepsinin anavatanı kuzey kıtalarında.그들은 모두 북쪽 대륙에서 왔습니다.
Hepsinin anavatanı kuzey kıtalarında.To pierwszy szkielet z południowego kontynentu.
Hepsinin anavatanı kuzey kıtalarında.כולן מגיעות מיבשות צפוניות.
Hepsinin anavatanı kuzey kıtalarında.كلها تأتي من القارات الشمالية.
Hepsinin anavatanı kuzey kıtalarında.この骨が南半球で最初の骨です
Her baloncuk bir ülke. Büyüklüğü de nüfusu. Renkler kıtaları gösteriyor.Minden buborék egy ország, a méretük a népességet jelzi, a színük pedig a kontinenst.
Houston Kıtalararası HavalimanıHouston internasjonale lufthavn
İnanıyorum ki küresel vatandaşlık kavramı, kıtalararası görüşen insanlardan doğal olarak ortaya çıkacaktır.Creo que la idea de una ciudadanía mundial surgirá de la comunicación mutua de la gente entre continentes.
İnanıyorum ki küresel vatandaşlık kavramı, kıtalararası görüşen insanlardan doğal olarak ortaya çıkacaktır.Het idee dat we wereldburgers zijn, komt vanzelf als mensen van verschillende continenten met elkaar praten.
İnanıyorum ki küresel vatandaşlık kavramı, kıtalararası görüşen insanlardan doğal olarak ortaya çıkacaktır.저는 우리들이 세계 각지에 있는 사람들과 대화를 진행함에 따라 세계시민이라는 개념이 자연히 생겨날 것이라 생각합니다.
İnanıyorum ki küresel vatandaşlık kavramı, kıtalararası görüşen insanlardan doğal olarak ortaya çıkacaktır.Koncepcja bycia obywatelem świata pojawi się wśród rozmawiających ze sobą ludzi z różnych kontynentów.
İnanıyorum ki küresel vatandaşlık kavramı, kıtalararası görüşen insanlardan doğal olarak ortaya çıkacaktır.Вярвам, че понятието за глобално гражданство просто ще израсне от разговорите между хората през континентите.
İnanıyorum ki küresel vatandaşlık kavramı, kıtalararası görüşen insanlardan doğal olarak ortaya çıkacaktır.אני מאמין שהרעיון של אזרחות גלובלית פשוט יצמח מזה שאנשים ידברו אחד עם השני מעבר ליבשות.
İnanıyorum ki küresel vatandaşlık kavramı, kıtalararası görüşen insanlardan doğal olarak ortaya çıkacaktır.انا اؤمن ان مبدأ المواطنة العالمية سينمو من محاولات الناس ان تتصل ببعضها البعض عبر القارات.
İnanıyorum ki küresel vatandaşlık kavramı, kıtalararası görüşen insanlardan doğal olarak ortaya çıkacaktır.大陸を超えた人々の対話の中から 自然と浮き上がるでしょう しかし そこで当然 制度が必要です
Jobaria, Sauropoda ailesinden bir dinozor; başka kıtalarda görmedik.우리는 다른 대륙에서 이런 용각류의 공룡을 본 적이 없습니다.
Jobaria, Sauropoda ailesinden bir dinozor; başka kıtalarda görmedik. Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.E oarecum nelalocul lui în timp.
Jobaria, Sauropoda ailesinden bir dinozor; başka kıtalarda görmedik. Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.דינוזאור זאורופוד כפי שלא ראינו באף יבשת אחרת.
Jobaria, Sauropoda ailesinden bir dinozor; başka kıtalarda görmedik.ديناصور عاشب ضخم لم نر ما يماثله في القارات الأخرى
Jobaria, Sauropoda ailesinden bir dinozor; başka kıtalarda görmedik.今のところ同類が見つかりません
Jurassic Park filminden tanıdığınız - bütün bu küçük hayvanlar - Hepsinin anavatanı kuzey kıtalarında.Alle de ting I kender fra Jurassic Park -- alle de små dyr -- de kommer alle fra de nordlige kontinenter.
Jurassic Park filminden tanıdığınız - bütün bu küçük hayvanlar - Hepsinin anavatanı kuzey kıtalarında.Kaikki Jurassic Parkissa näkemänne asiat-- kaikki ne pienet eläimet-- tulevat pohjoisilta mantereilta.
Kayıp parçaların çoğu güney kıtalarında, çünkü en az keşfedilmiş kıtalar bunlar.대부분의 잃어버린 퍼즐 조각은 남쪽 대륙입니다. 왜냐면 그 대륙은 조사가 거의 되지않은 곳이기 때문입니다.
Kayıp parçaların çoğu güney kıtalarında, çünkü en az keşfedilmiş kıtalar bunlar.La maggior parte di quei pezzi mancanti sono i continenti meridionali perché sono i meno esplorati.
Kayıp parçaların çoğu güney kıtalarında, çünkü en az keşfedilmiş kıtalar bunlar.Majoritatea pieselor lipsă sunt continentele sudice, cel mai puţin explorate.
Kayıp parçaların çoğu güney kıtalarında, çünkü en az keşfedilmiş kıtalar bunlar.Suurin pala ovat eteläiset mantereet, koska näitä mantereita on tutkittu vähiten.
Kayıp parçaların çoğu güney kıtalarında, çünkü en az keşfedilmiş kıtalar bunlar.Повечето от тези липсващи парченца от пъзела са южни континенти, защото тези континенти са най-слабо проучени.
Kayıp parçaların çoğu güney kıtalarında, çünkü en az keşfedilmiş kıtalar bunlar.רוב החלקים החסרים הללו הם מיבשות דרומיות
Kayıp parçaların çoğu güney kıtalarında, çünkü en az keşfedilmiş kıtalar bunlar.معظم هذه الحلقات متعلقة بالقارات الجنوبية لأتها القارات التي لم تستكشف بما فيه الكفاية
Kayıp parçaların çoğu güney kıtalarında, çünkü en az keşfedilmiş kıtalar bunlar.探査がまだ進んでいないのです 地球の全体像を描くために手を加えたいなら
Kitalphastar namealphastar name
Kitalphastar nameKitalfastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar nameKitalphastar name
Kitalphastar name키탈파( 말의 일부분) star name
Kitalphastar nameΚιτάλφαstar name
Kitalphastar nameалфа
Kitalphastar nameКитальфаstar name
Kitalphastar nameКітальфаstar name
Kitalphastar nameキタルファ (Kitalpha)star name
Kıtalar arası genetik çeşitlilik yok oluyor, ve insanlık tarihine en yakın devri oluşturuyordu. -Генетичні відмінності між континентами почали зникати, створюючи умови для наступної фази розвитку людства.
Kıtalar arası genetik çeşitlilik yok oluyor, ve insanlık tarihine en yakın devri oluşturuyordu. -השוני הגנטי בין היבשות החל להעלם בהדרגה.
Kıtalar arası genetik çeşitlilik yok oluyor, ve insanlık tarihine en yakın devri oluşturuyordu. -بدأت تختفى الاختلافات الوراثية داخل القارات ,
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.A kontinensek egyre jobban eltávolodtak, hatalmas repedéseket nyitva a földkérgen.