O gözlerini kısarak baktı.He squinted.
Tom gözlerini kısarak baktı.Tom squinted.
Rızkı, dilediğine açıp bol bol verir. Kısarak, ölçüyle de verir.He increases or decreases the provision of any one He will.
Ancak ne zaman ki rızkını kısarak onu sınarsa, "Rabbim beni küçük düşürdü," der.But when He tries him by restraining his means, he says: "My Lord despises me."
Kısarak, ölçüyle de verir. Gerçek şu ki, O herşeyi en iyi biçimde bilmektedir.He outspreads and straitens His provision to whom He will; surely He has knowledge of everything.
Kısarak, ölçüyle de verir.Verily!
De ki: "Rabbim, kullarından dilediğine rızkı bolca-genişçe verir, dilediğine de kısarak verir.Say, “My Lord extends the provision to whomever He wills of His servants, or withholds it.