Bütçe kısıntıları gerekli.Budget cuts are needed.
Şirketin gelecek sene kısıntı yapılması gerekiyor.The company needs to make cutbacks next year.
Türkiye'de elektrik sıkıntısı ve kısıntısı yeniden başladı.Electricity in Kabul is again cut off.
Savunma bütçesi ciddi miktarda bir kısıntıya gitmiştir.Defense expenditures were severely reduced.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.This transaction made him many enemies.
Çoğunluğumuz azaltırsa, kısıntıya giderse iyi bir şey yapmış olacak.Most of us would do well to cut back, and to cut way back.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Now this is not a problem of resources; this is a problem of incentives.
Ve bunun kaldırılmış olması yada kısıntıya gidilmesi tamamen kabul edilemez bir şey.And have that taken away or cut down is just unacceptable.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Su prepotencia le hizo ganarse muchos enemigos.
Abdülaziz tahta çıkınca bütçe kısıntısı nedeniyle kapatıldı, daha sonra da yandı.Cuando ellos se acercaron a él retrocedieron al instante debido a que se estaban quemando.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Questa sua vena aggressiva le procurò numerosi nemici.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Este seu mau feitio criou-lhe um grande número de inimigos.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Jejich doprovod dolů ho potom stál mnoho sil.
Savunma bütçesi ciddi miktarda bir kısıntıya gitmiştir.Vládní výdaje na obranu byly výrazně zredukovány.
Türkiye'de elektrik sıkıntısı ve kısıntısı yeniden başladı.Tensiunile și fărădelegile sunt reduse în Irlanda.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.De a terhek, melyeket ezáltal a lakosságra rótt, sok ellenséget szereztek neki.
1980 başlarındaki bütçe kısıntıları gönüllülerin sayısını en düşük seviye olan 5.380'e düşürdü.Ngân quỹ bị cắt giảm vào đầu thập niện 1980 đã làm giảm số lượng tình nguyện viên xuống 5.380.
Savunma bütçesi ciddi miktarda bir kısıntıya gitmiştir.שוק המניות סבל מירידה חמורה.
Savunma bütçesi ciddi miktarda bir kısıntıya gitmiştir.Bolo teda potrebné pristúpiť k výrazným rozpočtovým škrtom.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Acum, asta nu este o problemă de resurse, aceasta este o problemă de stimulare.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Alors ce n'est pas un problème de ressources, c'est un problème de motivation.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Czyli to nie jest kwestia braku środków, tylko kwestia podejścia.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Das ist also keine Frage der Mittel, das ist eine Frage der Motivation.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Đây không phải là vấn đề về các nguồn tài trợ cung cấp; đó là vấn đề về sự thúc đẩy.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Este no es un problema de recursos, es un problema de incentivos.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Het is dus geen kwestie van middelen, maar een kwestie van motivatie.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.금전적 재원의 문제가 아니라 이렇게 하도록 유도하지 않는 것에 문제가 있습니다.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Není to tedy problém zdrojů, je to problém pobídek.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Perciò non si tratta di scarsità di risorse, si tratta di un problema di incentivi.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Portanto, este não é um problema de recursos, é um problema de incentivos.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Tehát nincs gond a forrásokkal, a gond az ösztönzéssel van.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Δεν είναι θέμα πόρων, είναι θέμα κινήτρων.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Значи, това не е въпрос на липса на средства, това е въпрос на стимули.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.Теперь это не проблема средств это проблема стимулирования.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.אז זו אינה בעית משאבים, זוהי בעית תמריצים.
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.وهذه ليست مشكلة اذا متعلقة بالموارد المالية انها مشكلة محفزات
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.動機の問題です。 情報のターゲットは医者でも
Bakın, bu bir kaynak kısıntısı problemi değil, bu bir öncelik sorunu.咁樣睇嚟﹐呢個根本唔係資源嘅問題, 而係動機嘅問題。
Çoğunluğumuz azaltırsa, kısıntıya giderse iyi bir şey yapmış olacak.Die meisten von uns sollten Zucker reduzieren, und zwar stark.
Çoğunluğumuz azaltırsa, kısıntıya giderse iyi bir şey yapmış olacak.La mayoría de nosotros haría bien en recortar esta cantidad, y recortar mucho.
Çoğunluğumuz azaltırsa, kısıntıya giderse iyi bir şey yapmış olacak.La plupart d'entre nous feraient mieux de le réduire, et de beaucoup.
Çoğunluğumuz azaltırsa, kısıntıya giderse iyi bir şey yapmış olacak.Большинству из нас не мешало бы сократить потребление сахара.
Çoğunluğumuz azaltırsa, kısıntıya giderse iyi bir şey yapmış olacak.מוטב למרביתנו לקצץ בזה, ולקצץ הרבה.
Çoğunluğumuz azaltırsa, kısıntıya giderse iyi bir şey yapmış olacak.ان من الأفضل لمعظمنا أن يقتطعوا و أن يخفضوا كثيرا من ذلك.
Ve bunun kaldırılmış olması yada kısıntıya gidilmesi tamamen kabul edilemez bir şey.그래서 그걸 박탈 당하거나 줄인다는건 용납할 수 없죠.
Ve bunun kaldırılmış olması yada kısıntıya gidilmesi tamamen kabul edilemez bir şey.Si lo hay, pero como he dicho, soy una constituyente y si cambio algo lo haré ',
Ve bunun kaldırılmış olması yada kısıntıya gidilmesi tamamen kabul edilemez bir şey.Είναι απαράδεκτες οι μειώσεις.