Ana içeriğe geç
Sözlük

kırmızı biber ile cümle

kırmızı biber kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Kırmızı biber dilimi yaktı.The chili burnt my tongue.
Şimdiye kadar ilk defa ekmeğe kırmızı biber sürüştürdüm.This is the first time I've ever spread chili on bread.
Kırmızı biberi seviyorum.I love chili.
Bir çay kaşığı kırmızı biber ekle.Add one teaspoon of paprika.
Kırmızı biber tozu genellikle Hint mutfağında kullanılır.Chili powder is often used in Indian cooking.
Sen kırmızı biberi seversin, değil mi?You love chili, don't you?
O, kırmızı biberi seviyor.He loves chili.
Tom kırmızı biberi seviyor.Tom loves chili.
Kırmızı biberi sever.She loves chili.
Mary kırmızı biberi seviyor.Mary loves chili.
Biz kırmızı biberi seviyoruz.We love chili.
Onlar kırmızı biberi seviyor.They love chili.
Sosun biraz daha kırmızı bibere ihtiyacı var.The sauce needs more chili.
Daha fazla kırmızı biber gerekip gerekmediğini görmek için sosun tadına bak.Taste the sauce to see if it needs more chili.
Sana yemek için aynı miktarda kırmızı biber vereceğim.I'll give you the same amount of chili to eat.
İlçenin kırmızı biberi dünyada ün salmıştır.He plans to bring forth the Red Dawn on Earth.
KIRMIZI BİBERCHlLI PEPPER
Kırmızı biber ve tütün de hayvanları hareket ettirmek için kullanılıyor.Chili pepper and tobacco are also used to keep the animals walking.
Şimdilik Wikipedia'mı tavada ve tatlı kırmızı biberli tercih ettiğimi söylemem yeterli olacaktır.Suffice it to say for now that I prefer my Wikipedia stir-fried with pimentos.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.later on, there will be chocolate and chilies.
Hayvar kırmızı biberden yapılıyor.Hajvar is made of red peppers.
Ayvar kırmızı biber ve patlıcandan yapılıyor. [Makedon hükümeti]Ajvar is made from red peppers and eggplant. [Macedonian government]
Lycianthes, görünüşe göre kırmızı biber ve dolmalık biber (Capsicum) ile yakından ilgilidir.Lycianthes is apparently closely related to the chili and bell peppers (Capsicum).
Sahagun tarafından bu konu şöyle aktarılmıştır: "Ve tamales sosuna 'kırmızı biber sosu' deniyordu.Noted by Sahagun was: "And the sauce of the tamales was called 'red chilli sauce'.
Baccalà alla lucana - Çıtır kırmızı biberli morina balığı .Baccalà alla lucana – Cod with crunchy red peppers.
Kkanpung saeu tatlı sos, bezelye, havuç, yeşil soğan ve kırmızı biber ile servis edilir.Kkanpung saeu is served with a sweet sauce, peas, carrots, green onions and red chilli peppers.
En yaygın sebzeler şalgam, domates, turp, soğan, bezelye, kırmızı biber ve salatalıktır.The most common vegetables are turnips, tomatoes, radishes, onions, peas, red peppers and cucumbers.
Pörkölt, kemiksiz et, kırmızı biber ve bazı sebzelerle hazırlanan bir Macar güvecidir.Pörkölt is a Hungarian stew with boneless meat, paprika, and some vegetables.
(Madhur Jaffrey'in tarifi, 4:1 kırmızı biber ve kırmızı biber oranını gerektirir.)(Madhur Jaffrey's recipe[10] calls for a 4:1 ratio of paprika to cayenne.)
Tipik turşusu bileşenleri arasında tuz, sarımsak, kırmızı biber ve acı biber bulunur.Typical marinade ingredients include salt, garlic, paprika and hot peppers.
Sadece tuz ve tatlı kırmızı biber (Zırh ile elle doğranmış) kullanılmalıdır.Only sweet red peppers (also hand chopped with the Zırh) and salt should be added.
Kırmızı biber, Amerika'da MÖ 7500'lü yıllardan beri insan beslenmesinin bir parçasıdır.Les piments font partie de l'alimentation des Amériques depuis au moins 9 500 ans.
İlçenin kırmızı biberi dünyada ün salmıştır.Le vin rouge embrasa les cœurs de l'assemblée.
Kırmızı biber, Amerika'da MÖ 7500'lü yıllardan beri insan beslenmesinin bir parçasıdır.El chile ha sido parte de la dieta humana en América desde hace unos 7500 años.
İlçenin kırmızı biberi dünyada ün salmıştır.A Rózsabokorba jöttem a világra egy csárdás.
Kırmızı biber, Amerika'da MÖ 7500'lü yıllardan beri insan beslenmesinin bir parçasıdır.Οι πιπεριές τσίλι έχουν υπάρξει μέρος της ανθρώπινης διατροφής στην Αμερική, τουλάχιστον από το 7500 π.Χ..
İlçenin kırmızı biberi dünyada ün salmıştır.Hingga kini budidaya bawang merah menjadi napas kehidupan masyarakat.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.A tu mamy te, które rakowi zapobiegają: skórka chleba, papryka, lukrecja i kawa.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Còn đây là vài thứ họ cho là ngăn ngừa ung thư: vỏ cây, hạt tiêu, cam thảo và cà phê.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Dizem que estas coisas evitam o cancro: côdeas, pimento vermelho, alcaçuz e café.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Ecco alcune delle cose che prevengono il cancro: croste, pepe rosso, liquirizia e caffè.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Her er nogle af de ting de har sagt beskytter mod kræft: skorper, rød pepper, lakrids og kaffe
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Hier enkele van de dingen waarvan ze zeggen dat ze kanker voorkomen: korsten, rode peper, zoethout en koffie.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Iată câteva chestii despre care ei spun că ar preveni cancerul: cojile, piperul roşu, lemnul dulce şi cafeaua.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Inilah beberapa hal yang dikatakan mencegah kanker: remah-remah, lada merah, akar manis, dan kopi.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.여기 그들이 암을 예방한다고 말한 몇가지가 있습니다 빵껍질, 고추, 감초, 그리고 커피
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Néhány dolog, amiről azt mondják, megelőzi a rákot: kenyérhéj, pirospaprika, édesgyökér és kávé.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Och här är några av de saker som sägs motverka cancer: skorpor, rödpeppar, lakrits och kaffe.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Tule pa je nekaj stvari, za katere pravijo, da preprečujejo raka: skorja, rdeča paprika, sladki koren in kava.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Voici ce qui d'après eux prévient le cancer : les croûtes, le poivron rouge, la réglisse et le café.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Y estas dijeron que lo previenen: corteza, pimienta roja, regaliz y café.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Zde jsou některé věci, o kterých říkají, že předchází rakovině: krusty, paprika, lékořice a káva.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Τα παρακάτω πως προλαμβάνουν τον καρκίνο: οι κρούστες, το κόκκινο πιπέρι, η γλυκόριζα, ο καφές.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.А эти вещи, как они говорят, предотвращают рак: сухари, красный перец, лакрица и кофе.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.Ось деякі з речей, які якщо їм вірити, запобігають раку: хлібні коринки, червоний перець, локриця і кава.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.ואלה לטענתם מונעים סרטן: פלפל אדום, ליקריץ, קפה והקשה של הלחם.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.وإليكم بعض المواد الواقية من السرطان بحسب الصحيفة أيضاً : القشور، والفلفل الأحمر ، عرق السوس والقهوة.
Bunlar da kanseri engellediklerini söyledikleri şeyler: ekmek kabuğu, kırmızı biberü meyan kökü ve kahve.パンの皮や唐辛子 甘草やコーヒー ここで既に 矛盾が生じています
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.En later zal er chocolade en chili zijn.
Daha sonra çikolata ve kırmızı biberler olacaktır.Később, csokoládé és chilli.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod