kırdım ile cümle
kırdım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Kültablanı kırdım.I broke your ashtray.
Kişisel bilgisayarımı kırdım.I broke the personal computer.
Kapıyı açarken kilidi kırdım.In opening the door, I broke the lock.
Kendimi berbat hissediyorum, ama ben sadece kül tablanı kırdım.I feel terrible, but I've just broken your ashtray.
Ben bir bardak kırdım.I broke a glass.
Ben bir trafik kazasında bacağımı kırdım.I broke my leg in a traffic accident.
Kayak yaparken bacağımı kırdım.I broke my leg while skiing.
Ben, bir kayak kazası sırasında iki yerden bacağımı kırdım.I broke my leg in two places during a skiing mishap.
Bütün kolyelerimi kaybettim ya da kırdım.I've lost or broken all my necklaces.
Gözlüğümü kırdım.I've broken my glasses.
Vazoyu kasıtlı olarak kırdım.I broke the vase on purpose.
Ben sağ bacağımı kırdım.I broke my right leg.
Egzersiz yaparken ayağımda bir kemik kırdım.I broke a bone in my foot while exercising.
Kapıyı kırdım çünkü anahtarı kaybettim.I broke down the door because I lost the key.
Anahtarı kaybettiğim için kapıyı kırdım.I broke down the door because I lost the key.
Ben bacağımı kırdım.I broke my leg.
Ben kolumu kırdım.I broke my arm.
Baş parmak tırnağımı kırdım.I had my thumbnail torn off.
Üzerine düştüğümde bileğimi kırdım.I broke my wrist when I fell on it.
Kolumu kırdım.I fractured my arm.
Gitarımda bir tel kırdım.I broke a string on my guitar.
Bulaşıkları yıkarken bir bardak kırdım.I broke a glass when I did the dishes.
Yanlışlıkla büyük bir kayaya tekme attım ve baş parmağımı kırdım.I accidentally kicked a large rock and broke my toe.
Bir bisiklete binerken iki bacağımı da kırdım.I broke both my legs riding a bicycle.
Sanırım bacağımı kırdım.I think I broke my leg.
Kapıyı açtığımda kilidi kırdım.When I opened the door, I broke the lock.
Bir tırnak kırdım.I broke a nail.
Ailemin onurunu kırdım.I have dishonored my family.
Bir şeyin üstüne oturdum ve onu kırdım.I sat on something and broke it.
Onu kırdım.I broke it.
Onun kalbini kırdım.I broke her heart.
Onun kalbini kırdım ve onu ağlattım.I broke her heart and made her cry.
Sanırım onun kalbini kırdım.I think I broke his heart.
Az önce bir kaburga kırdım.I just cracked a rib.
Sanırım kolumu kırdım.I think I broke my arm.
Debriyajı kırdım.I broke the clutch.
Düştüm ve kolumu kırdım.I fell and broke my arm.
Bardağı kırdım.I smashed the glass.
Dünya rekorunu kırdım.I broke the world record.
Kolumu kırdım, bu nedenle bütün hafta boyunca bandaj takmak zorundayım.I've broken my arm, so I have to wear a bandage for the whole week.
Ben çocukken kolumu kırdım.I broke my arm when I was a child.
Tırnağımı kırdım.I broke my fingernail.
Ben düşerek bir kaburgamı kırdım.I broke a rib falling.
Sanıyorum Tom'un kalbini kırdım.I think I broke Tom's heart.
Ben yanlışlıkla Lady Gaga CD'min üzerine bastım ve onu kırdım!I stepped on my Lady Gaga CD by mistake and broke it!
Onu kırdım mı?Did I break it?
Telefonumu kırdım.I broke my phone.
Seni kırdım.I've offended you.
Seni kırdım, değil mi?I've offended you, haven't I?
Bir dişimi kırdım.I've chipped a tooth.
Bugün bir vazo kırdım.I broke a vase today.
Bir bardak kırdım - onları temizlemeden önce kırıkların üzerine basmamaya çalış.I broke a glass - try not to step on the shards before I clean them up.
Ben Tom'un burnunu kırdım.I broke Tom's nose.
Oh, bir tırnağı kırdım!Oh, I've broken a nail!
Ben küçükken bacağımı kırdım, ben çok acı çektim.When I was small and I broke my leg, I suffered a lot.
Ben onu kırdım.I broke that.
Kupayı kırdım.I broke the cup.
Ben vazoya çarpıp onu kırdım.I knocked over the vase and broke it.
Pencereyi kırdım.I broke the window.
Ben bardak kırdım.I broke the glass.