kırdı ile cümle

kırdı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Ils m'ont bousculé plusieurs fois et ont cassé mes affaires.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Me empujaron varias veces y rompieron mis pertenencias.
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Впоследствии Бехруз Бучани написал в Twitter:
Beni defalarca itip kaktılar ve eşyalarımı kırdılar.Они ударили меня несколько раз и испортили мои вещи.
Benim için önemli bir vazoyu kırdım.He roto este jarrón y era muy importante para mí.
Benim için önemli bir vazoyu kırdım.Ho rotto un vaso importante per me.
Benim için önemli bir vazoyu kırdım.Jag har en trasig vas som betyder mycket för mig.
Benim için önemli bir vazoyu kırdım.Jeg har en ødelagt vase, der betyder meget for mig.
Benim için önemli bir vazoyu kırdım.Parti um vaso que é importante para mim.
Benim için önemli bir vazoyu kırdım.Potłukłam wazon, który jest dla mnie cenny.
Benim için önemli bir vazoyu kırdım.Rikoin minulle tärkeän maljakon.
Benim için önemli bir vazoyu kırdım.Έσπασα ένα βάζο που είναι σημαντικό για εμένα.
Benim için önemli bir vazoyu kırdım.Я разбила вазу, которая была мне очень дорога.
Ben kırdım.Écoute... Je... C'est moi qui l'ai cassée.
Ben kırdım.Én... Én rontottam el.
Ben kırdım.لقد كسرته
Ben sizi Mısırda köle olmaktan kurtaran Tanrınız RABbim. Boyunduruğunuzu kırdım. Sizi başı dik yaşattım.› ››A jeźliby je kto odkupić chciał, przyda piątą część nad szacunek twój.
Ben sizi Mısırda köle olmaktan kurtaran Tanrınız RABbim. Boyunduruğunuzu kırdım. Sizi başı dik yaşattım.› ››나는 너희를 애굽 땅에서 인도하여 내어 그 종된 것을 면케 한 너희 하나님 여호와라 내가 너희 멍에 빗장목을 깨뜨리고 너희로 바로 서서 걷게 하였느니라
Ben sizi Mısırda köle olmaktan kurtaran Tanrınız RABbim. Boyunduruğunuzu kırdım. Sizi başı dik yaşattım.› ››אני יהוה אלהיכם אשר הוצאתי אתכם מארץ מצרים מהית להם עבדים ואשבר מטת עלכם ואולך אתכם קוממיות׃
Ben sizi Mısırda köle olmaktan kurtaran Tanrınız RABbim. Boyunduruğunuzu kırdım. Sizi başı dik yaşattım.› ››انا الرب الهكم الذي اخرجكم من ارض مصر من كونكم لهم عبيدا وقطع قيود نيركم وسيّركم قياما
Ben sizi Mısırda köle olmaktan kurtaran Tanrınız RABbim. Boyunduruğunuzu kırdım. Sizi başı dik yaşattım.› ››我 是 耶 和 華 你 們 的 神 、 曾 將 你 們 從 埃 及 地 領 出 來 、 使 你 們 不 作 埃 及 人 的 奴 僕 、 我 也 折 斷 你 們 所 負 的 軛 . 叫 你 們 挺 身 而 走
Ben sizi Mısırda köle olmaktan kurtaran Tanrınız RABbim. Boyunduruğunuzu kırdım. Sizi başı dik yaşattım.› ››我 是 耶和華 你 們 的 神 、 曾將你們從 埃及 地領 出來 、 使 你 們不作 埃及人 的 奴僕 、 我 也 折斷 你 們所負的軛.叫你 們 挺身 而 走
Bileziklerini kırdılar.Eltörték a karpereceit.
Bileziklerini kırdılar.I-au rupt brăţările.
Bileziklerini kırdılar.Ils cassèrent ses bracelets.
Bileziklerini kırdılar.그녀의 팔찌를 부러뜨려버렸죠.
Bileziklerini kırdılar.Le rompieron sus pulseras
Bileziklerini kırdılar.Ruppero i suoi braccialetti.
Bileziklerini kırdılar.Sie zerbrachen ihre Armreifen.
Bileziklerini kırdılar.Ze braken haar armbanden.
Bileziklerini kırdılar.Zniszczyli jej bransoletki.
Bileziklerini kırdılar.Της έσπασαν τα βραχιόλια της.
Bileziklerini kırdılar.Они сломали ее браслеты.
Bileziklerini kırdılar.Счупиха й гривните.
Bileziklerini kırdılar.הם שברו את האצעדות שעל ידיה.
Bileziklerini kırdılar.و كسروا خلالخيلها.
Bileziklerini kırdılar.彼女の娘、ラニは
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Alors, j'ai pris une pierre à huile. J'ai cassé le bord d'une pierre à huile.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Arranjei uma pedra de afiar. Parti-lhe uma das arestas.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Asa ca am luat o piatra de ascutit unsa cu ulei. I-am spart marginea de tot.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Dus ik nam een slijpsteen en brak er een stuk af.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Entonces tomé una piedra de afilar. Partí el borde de una piedra de afilar.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Ho preso una pietra per affilare, e le ho tolto un'estremità.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.숯돌의 모서리를 잘라 내서
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Rồi tôi lấy cục đá mài dao. Bẻ một góc của nó.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Vzal som brúsny kameň a odlomil z neho kúsok.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Was ich machte, ich holte einen Schleifstein. Ich brach das Ende eines Schleifsteines ab.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Wziąłem więc osełkę i odłamałem jej brzeg.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.Взех един брус. Отчупих ръба от един брус.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.И я взял точильный камень. Отломал от него кусочек.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.אז השגתי משחזת שמן. ושברתי למשחזת את הקצה.
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.فجلبت حجر الصقل وكسرت حافتها
Bir bileytaşı aldım, bir kenarını kırdım.ガラス片をこすり始めた
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Allons-y.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Byla jsi odřená a polámaná. Sangmin se kvůli tomu cítil hůř než já.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Chillando y poniéndote mal. Sangmin se sentía peor que yo.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Éraflures et fractures au rendez-vous. Sangmin se sentait plus mal que moi.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Raspar y romper a ti mismo. Sangmin sentía peor que yo.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Sangmin počutil slabše, kot sem jaz.
Bir yerlerini yaraladığında veya kırdığında... ...Sangmin benden daha fazla üzülürdü.Schrapen en het breken van jezelf. Sangmin voelde erger dan ik.

İlgili Sayfalar