kıracak ile cümle
kıracak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kuzenim sözünü kıracak son kişidir.My cousin is the last person to break his promise.
Onlar 100 metre yarışında 10 saniye hedefini kıracaklar mı?Will they break the ten-second mark in the hundred-metre race?
Tom dünyada muhtemelen o rekoru kıracak tek adam.Tom is the only man in the world that is likely to break that record.
Kutunun üstüne oturma!Onu kıracaksın!Don't sit on that box! You'll break it!
Yumurtaları sıkı tut yoksa onları kıracaksın.Hold the eggs tight or you'll break them.
Bu fındıkları kıracak bir şeyin var mı?Have you got something to crack these nuts?
Onlar hiç olgun değiller. Dişlerinizi kıracaksınız!They aren't ripe at all. You're going to break your teeth!
Dikkatli olmazsan onu kıracaksın.You're going to break it if you're not careful.
O, suçluların cesaretini kıracak.That'll discourage criminals.
Mesela, şempazeler birbirlerine findiklari kaya kullanarak nasıl kiracaklarini öğretirler.In this case, chimpanzees teaching each other how to crack nuts with rocks.
Ucu kıracaksın.You're gonna snap the pipe.
"Dikkatli olmazsan, bir gün biri o kalbi kıracak.""If you're not careful, someday someone's going to break it."
Neredeyse onun müziğiyle dans etmekten bacağımı kıracaktım.And I almost broke my leg dancing to his music.
Muhtemelen, günün birinde buna benzeyen bir alet dünya hız rekorunu kıracak.And one day, a vessel not unlike this will probably break the world speed record.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.You shall break them with a rod of iron. You shall dash them in pieces like a potter's vessel."
Bellerini kıracak bir felaketi bekler.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Kendisine, bel kıracak bir hesap yöneleceğini sezinler.Fearing that a great disaster is going to befall them.
Kar ve soğuk mahsulü kıracakSnow, cold will stunt produce production
Daha uzaktaki parçaların, onları daha az kıracaktır.The further away the pieces, the less they would break.
Bu benim kalbimi kıracak!Это разрывает мне сердце!
(Nerdeyse kıracaktım, kırma noktasına geldim, ama kırmadım)' 'Yıka-yazdım.Jag gick bara in i badrummet, och du vet, bröt samman."
Daha uzaktaki parçaların, onları daha az kıracaktır.Ilgesnio ilgio bangos išskaidomos mažiau.
- 8000 çok az, yetiştiremeyiz. - A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın.- Ha nem teszed, el fog törni.
- 8000 çok az, yetiştiremeyiz. - A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın.-Na to nemáme čas -Zpomal.
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın.- Je breekt je pijp of je transmissie.
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın.Nadaljuj počasneje.
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın.Podes partir o tubo ou a transmissão.
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın.- Rallenta, altrimenti spacchi il tubo.
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın. Şanzumanın patlamasını istemiyorum.- Du mußt runtergehen, sonst fliegt dir das Getriebe um die Ohren.
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın. Şanzumanın patlamasını istemiyorum.Rura nie wytrzyma i rozwalisz przekładnię. <i>- Cholera, 11 000!
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın. Şanzumanın patlamasını istemiyorum.Ще пречупиш тръбата или ще скъсаш трансмисията!
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın. Şanzumanın patlamasını istemiyorum.Ще пречупиш тръбата или ще скъсаш трансмисията!
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın. Şanzumanın patlamasını istemiyorum..זו הלוואה גדולה .תספור את הכסף
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın.Vas a romper el tubo o a arruinar la transmisión. - ¡Maldita sea!
- A.J., yavaşla. Ucu kıracaksın.Κατέβασέ τις στροφές σου.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Con sẽ dùng cây gậy sắt mà đập bể chúng nó; Con sẽ làm vỡ nát chúng nó khác nào bình gốm.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Con sẽ dùng cây gậy sắt mà đập bể chúng_nó ; Con sẽ làm vỡ nát chúng_nó khác_nào bình gốm .
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Du skal knuse dem med jernstav; som en pottemakers kar skal du sønderslå dem.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Du skall sönderslå dem med järnspira, såsom lerkärl skall du krossa dem.»
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Du sollst sie mit einem eisernen Zepter zerschlagen; wie Töpfe sollst du sie zerschmeißen."
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Heers over hen met een ijzeren vuist; verbrijzel hen alsof het potten van aardewerk zijn."
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.네가 철장으로 저희를 깨뜨림이여 질그릇 같이 부수리라 하시도다
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Le spezzerai con scettro di ferro, come vasi di argilla le frantumerai»
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.med Jernspir skal du knuse dem og sønderslå dem som en Pottemagers Kar!"
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Mereka akan kaupatahkan dengan tongkat besi dan kaupecahkan seperti periuk tanah.'
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Összetöröd õket vasvesszõvel: széjjelzúzod õket, mint cserépedényt.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Potrzesz ich laską żelazną, a jako naczynie zduóskie pokruszysz ich.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Rautaisella valtikalla sinä heidät muserrat, niinkuin saviastian sinä särjet heidät."
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Roztlčieš ich železným prútom; roztrieskaš ich ako nádobu hrnčiara.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Roztlučeš je prutem železným, a jako nádobu hrnčířskou roztříštíš je.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Tu les briseras avec une verge de fer, Tu les briseras comme le vase d`un potier.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Tu le vei zdrobi cu un toiag de fer, şi le vei sfărîma ca pe vasul unui olar.`
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Tú los quebrantarás con vara de hierro; como a vasija de alfarero los desmenuzarás.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Tu os quebrarás com uma vara de ferro; tu os despedaçarás como a um vaso de oleiro.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Zdrobiš jih s palico železno, kakor prsteno posodo jih razbiješ.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.θελεις ποιμανει αυτους εν ραβδω σιδηρα ως σκευος κεραμεως θελεις συντριψει αυτους.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Ты поразишь их жезлом железным; сокрушишь их, как сосуд горшечника".
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.Ще ги съкрушиш с желязна тояга, Ще ги строшиш като грънчарски съд.
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.תרעם בשבט ברזל ככלי יוצר תנפצם׃
Demir çomakla kıracaksın onları, Çömlek gibi parçalayacaksın.›› ‹‹Güdeceksin››.تحطمهم بقضيب من حديد. مثل اناء خزّاف تكسّرهم