Kes, kalbimi kırıyorsun.Stop, you're breaking my heart.
Kalbimi kırıyorsun.You're breaking my heart.
Kalbimi kırıyorsunuz.You're breaking my heart.
İkiniz de her gün odun kırıyorsunuz, değil mi?You both chop wood every day, don't you?
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.And you find other things, and you break that up, and you haul those away.
Aah Sammy, kalbimi kırıyorsun!Aww Sammy, you're breaking my heart!
Halkına dedi ki: "Sizden önce hiç kimsenin kıramadığı bir günahın rekorunu mu kırıyorsunuz?"You commit the shameful acts which no one in the creation has ever done before you?”
Nakarat kısmı "Sen beni onarıp onarıp neden kırıyorsun?Das bekannte Bonmot „Warum rülpset und furzet ihr nicht?
Öğrencilerin hevesini kırıyorsun.Tu décourageais les étudiants.
Kalbimi kırıyorsun.Je breekt mijn hart.
Nakarat kısmı "Sen beni onarıp onarıp neden kırıyorsun?Декомунізація: що і чому перейменовувати й демонтувати.
Aah Sammy, kalbimi kırıyorsun!aaah Sammy, tu me fends le coeur !
Aah Sammy, kalbimi kırıyorsun!Ach Sammy, du brichst mir das Herz!
Aah Sammy, kalbimi kırıyorsun!Ah, Sammy, je breekt mijn hart!
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.A najdete i další věci, které rozbijete a odtáhnete je taky.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Bạn tìm thấy những thứ khác, bạn cũng đập vỡ rồi bán đi.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Dann finden Sie ein anderes Ding und Sie zerschlagen auch dies und schleppen es weg.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Encontram outras coisas, partem-nas e arrastam-nas para fora.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.És találnak más dolgokat, és összetörik, és széthordják azokat is.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.E trovate altre cose, e le fate a pezzi, e le portate via.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Et vous trouvez d'autres choses, et vous les cassez, puis vous les tirer à l'extérieur.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Je vindt andere dingen, je slaat die in stukken en je sleept die weg.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.그리고 다른 것들을 또 찾고, 부셔버리고 다시 가져갑니다.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Și găsești alte lucruri, le spargi și pe alea și le scoți afară.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Y encuentran otras cosas y las rompen y se las llevan también.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Znajdujecie kolejne rzeczy, rozbijacie je i wynosicie.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.И намерате други неща, и ги разбивате, и ги изтегляте надалеч.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.Потом вы находите другие предметы, разбиваете и вытаскиваете наружу.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.ואז אתם מוצאים עוד משהו, וגוררים אותו החוצה בחתיכות.
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.وسوف تصادف اشياء جميلة اكثر كلما خرجت الى خارج الغرفة
Başka şeyler buluyorsunuz, kırıyorsunuz ve taşıyorsunuz yeniden.結果 価値のあるものをたくさん集めました
Büyük ölçekte ne zaman bir şey yapsanız, mesela bir şeyi kesseniz, aslında atomik bağları kırıyorsunuzdur. .언제든 거시적 규모로 어떠한 행위를 하면, 예를 들어 어떠한 것을 자르면 근본적으로 그 분자적 결합을 부수는 것과 같습니다.
Büyük ölçekte ne zaman bir şey yapsanız, mesela bir şeyi kesseniz, aslında atomik bağları kırıyorsunuzdur. .ligações atômicas. Assim a força das ligações atômicas realmente dizer sobre é como duro ou forte algo.
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?És miért idegenítitek el Izráel fiainak szívét, hogy által ne menjenek a földre, a melyet adott nékik az Úr?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Hvorfor vil I vende Israels barns hu bort, så de ikke vil dra over til det land Herren hat gitt dem?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?In zakaj odvračate srce Izraelovih sinov, da ne bi šli tja v deželo, ki jim jo je dal GOSPOD?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?I proč roztrhujete mysli synů Izraelských, aby nesměli jíti do země, kterouž jim dal Hospodin?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?너희가 어찌하여 이스라엘 자손으로 낙심케 하여서 여호와께서 그들에게 주신 땅으로 건너갈 수 없게 하려느냐
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Miksi viette israelilaisilta halun mennä siihen maahan, jonka Herra on heille antanut?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Nuž prečo zdŕžate a odvraciate srdce synov Izraelových, aby neprešli do zeme, ktorú im dal Hospodin?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Og hvorfor vil I betage Israelitterne Modet til at drage over til det Land, HERREN har givet dem?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Perché volete scoraggiare gli Israeliti dal passare nel paese che il Signore ha dato loro
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?¿Por qué desalentáis a los hijos de Israel, de modo que no crucen a la tierra que les ha dado Jehovah
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Pourquoi voulez-vous décourager les enfants d`Israël de passer dans le pays que l`Éternel leur donne?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Sao các ngươi xui dân Y-sơ-ra-ên trở lòng , không khứng đi qua xứ mà Ðức_Giê - hô-va đã cho ?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Sao các ngươi xui dân Y-sơ-ra-ên trở lòng, không khứng đi qua xứ mà Ðức Giê-hô-va đã cho?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?для чего вы отвращаете сердце сынов Израилевых от перехода в землю, которую дает им Господь?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?Защо обезсърчавате сърцата на израилтяните, та да не преминат в земята която Господ им е дал?
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?ולמה תנואון את לב בני ישראל מעבר אל הארץ אשר נתן להם יהוה׃
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?فلماذا تصدّون قلوب بني اسرائيل عن العبور الى الارض التي اعطاهم الرب.
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?你 們 為 何 使 以 色 列 人 灰 心 喪 膽 、 不 過 去 進 入 耶 和 華 所 賜 給 他 們 的 那 地 呢
‹‹RABbin kendilerine vereceği ülkeye giden İsraillilerin neden cesaretini kırıyorsunuz?你 們為 何 使 以色列人 灰心 喪膽 、 不 過 去 進入 耶和華 所 賜給 他 們 的 那 地 呢