Ana içeriğe geç
Sözlük

kırılır ile cümle

kırılır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Cam kolayca kırılır.Glass breaks easily.
Bir yumurta kabuğu kolayca kırılır.The shell of an egg is easily broken.
Su testisi su yolunda kırılır.He who lives by the sword will die by the sword.
Bir şey kırılırsa ne olur?What if something gets broken?
Şeyler kırılır.Things break.
Dalgalar, kıyıya vardıklarında genellikle kırılırlar.The waves usually break when they reach the shore.
O dallar kolayca kırılır.Those branches break easily.
Tom kolayca kırılır.Tom gets offended easily.
Bir akıllı telefon kırılırsa tamir edilemez.If a smartphone breaks, it cannot be repaired.
Eşitlikler iki farklı disiplinden en iyi takım puanı alınarak kırılır.Ties are broken by taking the best team scores from two different disciplines.
Boşluğu geçen ve kablonun diğer parçasına giren ışık kırılır.The light that crosses the gap and enters the next section of cable is broken up.
Jerry uyanıp yumurtanın oturmasını bulur, yumurta kırılır.Jerry wakes up to find himself sitting on the egg.
Bu bağlar zayıftır, hafif ısıtma, enzimler veya fiziksel kuvvet ile kolayca kırılırlar.These bonds are weak, easily separated by gentle heating, enzymes, or physical force.
Hoffmann Olympiya ile dans etmeye başlar; ama ayağı takılıp yere düşer gözlükleri düşüp kırılır.While dancing with Olympia, Hoffmann falls on the ground and his glasses break.
Yumurtalar, üç hafta civarında kırılır.The eggs hatch in about three weeks.
X ışınıkırınımında bir demet bir kristale çarpar ve çok sayıda spesifik yöne kırılır.In X-ray diffraction a beam strikes a crystal and diffracts into many specific directions.
""Umarım ayağın kırılır""."Här bryter hon foten".
Yumurtalar, 14 günden sonra kırılır ve civcivler yuvayı bir iki hafta sonra bırakır.The eggs hatch after 14 days, and the chicks leave the nest a further two weeks later.
Üzerine yumurtalar kırılır.Then eggs are grated over it.
Gelin arabasının arkasından su dolu çömlek kırılır.On the way, the girls' car breaks down completely.
Fakat ağa­cın dalı kırılır.One side of the slab is broken.
Fakat kehanet kırılır.When Prophecy Fails.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Doctors believed that he would never play guitar again.
Sonunda kapı kırılır ve sorunun böbrek taşları olduğu anlaşılır.She opens the box and finds that it is broken.
Biz elimizi uzatıp incinebilip olduğumuzda ağzımız burnumuz kırılır.When we reach out and be vulnerable, we get the shit beat out of us.
Dinlemezsen, burnunu kıvırırsan burnun kırılır ha.If you don't listen, if you turn your nose up your nose may be broken!
Bazı dallar kırılır, bazı dallar eğrilir.Some branches may break off, some branches will bend.
Peki bu döngü nasıl kırılır?So how to break that cycle?
Kemikler serttir, esnek değildir, yani bükülmezler, bu yüzden de kolayca kırılırlar.Bones, while hard, are not malleable, meaning they do not bend, so they break easily.
Bu araba 100 yaşında. Kırılırsa, sorumluluğu alacak mısın?Will you be responsible if something breaks?
‹‹Senin sağ elin, ya RAB, Senin sağ elin korkunç güce sahiptir. Altında düşmanlar kırılır.Your right hand, Yahweh, is glorious in power. Your right hand, Yahweh, dashes the enemy in pieces.
Güçlülerin yayları kırılır; Güçsüzlerse güçle donatılır."The bows of the mighty men are broken. Those who stumbled are armed with strength.
Onun güvendiği şey kırılır, Dayanağı ise bir örümcek ağıdır.Whose confidence shall break apart, Whose trust is a spider's web.
Kötülerin ışıkları alınır, Kalkan kolları kırılır.From the wicked, their light is withheld. The high arm is broken.
Ey babalar, çocuklarınızı incitmeyin, yoksa cesaretleri kırılır.Fathers, don't provoke your children, so that they won't be discouraged.
Boşluğu geçen ve kablonun diğer parçasına giren ışık kırılır.The light that crosses the gap and enters the next section of cable is broken up.
X ışını kırınımında bir demet bir kristale çarpar ve çok sayıda spesifik yöne kırılır.In X-ray diffraction a beam strikes a crystal and diffracts into many specific directions.
Gerilme şiddeti malzemenin kırılma tokluğunu aştığında hızla kırılır.Fast fracture will occur when the stress intensity exceeds the fracture toughness of the material.
Summer'ın kelepçesi onu zamanına geri götürür, ancak Morty'lerin kelepçelerinden biri kırılır.Summer's collar transports her back to her time, but one of the Mortys' collars is broken.
Zangoç cevap vermeyince çocuk korkmadan onu merdivenlerden aşağı iter ve zangoçun ayağı kırılır.When the sexton did not answer, the boy, unafraid, pushed him down the stairs, breaking his leg.
Yumurtalar, üç hafta civarında kırılır.Die Jungvögel werden mit rund drei Wochen flügge.
Üzerine yumurtalar kırılır.Dann werden die Eier befruchtet.
Bacağı kırılır.Ein Bein wird abgespreizt.
"Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekir."Wenn nicht, soll und kann man es noch ändern.
Ona dokunmamalısın, çünkü o kolayca kırılır.Tu ne dois pas le toucher car c'est très fragile.
Hoffmann Olympiya ile dans etmeye başlar; ama ayağı takılıp yere düşer gözlükleri düşüp kırılır.Alors qu'il valse avec Olympia, Hoffmann tombe et ses lunettes se brisent.
Üzerine yumurtalar kırılır.Les œufs y sont collés.
Bacağı kırılır.Celle-ci se casse la jambe.
Yumurtalar, üç hafta civarında kırılır.Les œufs incubent durant environ trois mois.
Böylece hem maksadı doğrudan söylemenin yeknesaklığı kırılır hem de söze nükte ve zarafet kazandırılmış olur.Cela aboutit à la récompense et au châtiment suprême : le rejet de l'une et l'acceptation de l'autre au Ciel.
Harry’nin kolu maç sırasında topun çarpması sonucu kırılır.Au cours du match, Harry se fait casser le bras par un Cognard fou.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Ses médecins sont formels, il ne pourra plus rejouer de guitare.
Çok sıkılırsa veya gevşek bırakılırsa testere hemen kırılır.Même si elle est percée ou déchirée, elle cicatrisera très vite.
"Olmuyorsa zorlayın, kırılırsa zaten değişmesi gerekir."Cuando se desprende, así será romper."
Fakat kehanet kırılır.Cuando las profecías fallan.
Bir daha gitar çalamaması için elleri kırılır.Entonces la banda queda nuevamente sin guitarrista.
Fakat ağa­cın dalı kırılır.El brazo derecho está roto.
Boynu kırılır ve yere düşer.Le tocaron el hombro y se cayó al suelo.
Bu nedenle kemikler daha kolay kırılır hale gelir.Además los cantos se rompen con facilidad.
Yurmurtalar kırılır ve larvalar peyniri yemeye başlar.En lo que se va cociendo vamos picando el queso viejo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod