kını ile cümle
kını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.Dacă ai malarie, îți dăm chinină, sau un derivat al acesteia.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.Falls Sie Malaria haben, geben wir Ihnen Chinin, oder manche Derivate dessen.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.Ha maláriás a beteg, kinint adunk, vagy annak valamilyen származékát.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.Jeśli masz malarię, dajemy ci chininę, lub jej pochodną.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.말라리아에 걸렸다면 퀴닌이나 그 대체제들을 처방할 것입니다.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.Se avete la malaria, vi diamo il chinino, o un suo derivato.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.Si tienes malaria, podemos darte quinina, o algún derivado de ella.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.Si vous avez le paludisme, nous vous donnons de la quinine, ou un de ses dérivés.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.Αν είχες ελονοσία, θα δίναμε κινίνη, ή κάτι παρόμοιο.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.Ако имате малария, ние ви даваме хинин или някакво негово производно.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.Если у вас малярия, вам дадут хинин, или какую-нибудь его производную.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.אם יש לכם מלריה, אפשר לתת כינין, או איזו שהיא נגזרת שלה.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.إذا أصابتكم الملاريا، نعطيكم الكينين، أو مشتق منها.
Eğer sıtma olursanız, size kinin ya da benzer bir türevini veririz.キニーネの派生薬を投与します これが医者が習得している基本的なやり方です
Endonezya, Birleşik Devletlerin Kudüs'ü tek taraflı olarak İsrail'in başkenti kabul etmesini şiddetle kınıyor.Indonesia mengecam keras pengakuan sepihak Amerika Serikat terhadap Jerusalem sebagai ibu kota Israel.
Endonezya, Birleşik Devletlerin Kudüs'ü tek taraflı olarak İsrail'in başkenti kabul etmesini şiddetle kınıyor.Индонезия решительно осуждает единоличное решение Америки признать Иерусалим израильской столицей.
Fran Levowitz, benim gözde kiniğim, diyor ki, üç soruda en büyük kaygılarım, benim de tasarıma ekleyeceğim,제 친구이자 제가 가장 좋아하는 냉소가 프랜 레보위쯔, 그녀가 말했던 세가지의 가장 위대한 질문은, 제가 이제 디자인에 첨가시킬것인데,
Fran Levowitz, benim gözde kiniğim, diyor ki, üç soruda en büyük kaygılarım, benim de tasarıma ekleyeceğim,Фрэн Лебовиц — мой любимый циник, она задала три самых важных вопроса — и я собираюсь добавить кое-что —
Fran Levowitz, benim gözde kiniğim, diyor ki, üç soruda en büyük kaygılarım, benim de tasarıma ekleyeceğim,פראן לייבוביץ, הציניקנית האהובה עלי, אמרה ש"שלושת השאלות החשובות ביותר הן..." עכשיו אני
Fran Levowitz, benim gözde kiniğim, diyor ki, üç soruda en büyük kaygılarım, benim de tasarıma ekleyeceğim,فران ليبويتز، الساخرة المفضلة لدي أسمت الاسئلة الثلاث محل الاهتمام، الآن سأقوم
Fran Levowitz, benim gözde kiniğim, diyor ki, üç soruda en büyük kaygılarım, benim de tasarıma ekleyeceğim,私の好きな皮肉屋の フラン・レヴォウィッツの述べた 重要な三つの問いがあります
Hissettiğin kini anlıyorum.Compreendo a animosidade que sentes.
Hissettiğin kini anlıyorum.Comprendo l'odio che provi.
Hissettiğin kini anlıyorum.Entiendo la animosidad que sientes.
Hissettiğin kini anlıyorum.Jag förstår att du känner hat.
Hissettiğin kini anlıyorum.Jeg forstår, at du føler had.
Hissettiğin kini anlıyorum.Rozumiem twoją wrogość.
Hissettiğin kini anlıyorum.Ymmärrän vihamielisyytesi.
Hissettiğin kini anlıyorum.Καταλαβαίνω το μίσος που νιώθεις.
Hissettiğin kini anlıyorum.Мне понятна злость, которую ты чувствуешь.
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.Disse, pois, Jesus a Pedro: Mete a tua espada na bainha; não hei de beber o cálice que o Pai me deu?
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.Entonces Jesús dijo a Pedro: --Mete tu espada en la vaina. ¿No he de beber la copa que el Padre me ha dado
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.I řekl Ježíš Petrovi: Schovej meč svůj do pošvy. Což nemám píti kalicha, kterýž mi dal Otec?
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.I rzekł Jezus Piotrowi: Włóż miecz twój w pochwę; izali nie mam pić kielicha tego, który mi dał Ojciec?
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.Isus a zis lui Petru: ,,Bagă-ţi sabia în teacă. Nu voi bea paharul, pe care Mi l -a dat Tatăl să -l beau?``
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.Jesus sa da til Peter: Stikk sverdet i skjeden! Skal jeg ikke drikke den kalk min Fader har gitt mig?
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.Jezus pa reče Petru:Vtakni meč svoj v nožnico. Ali naj ne pijem keliha, ki mi ga je dal Oče?
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.Jezus zei: "Doe dat zwaard weg! Zou Ik de beproeving die de Vader Mij stuurt, uit de weg gaan?"
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.예수께서 베드로더러 이르시되 검을 집에 꽂으라 아버지께서 주신 잔을 내가 마시지 아니하겠느냐 하시니라
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.Vtedy povedal Ježiš Petrovi: Daj svoj meč do pošvy! Či nemám piť kalich, ktorý mi dal Otec?
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.Но ако и да бе извършил толкова знамения пред тях, те пак не вярваха в Него;
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.Но Иисус сказал Петру: вложи меч в ножны; неужели Мне не пить чаши, которую дал Мне Отец?
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.Рече тодї Ісус Петрови: Вкинь меч твій у похву. Чашу, що дав менї Отець, хиба не пити її?
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.ויאמר ישוע אל פטרוס השב חרבך אל נדנה הכי לא אשתה את הכוס אשר נתן לי אבי׃
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.فقال يسوع لبطرس اجعل سيفك في الغمد. الكاس التي اعطاني الآب ألا اشربها
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.耶 穌 就 對 彼 得 說 、 收 刀 入 鞘 罷 。 我 父 所 給 我 的 那 杯 、 我 豈 可 不 喝 呢
İsa Petrusa, ‹‹Kılıcını kınına koy! Babanın bana verdiği kâseden içmeyeyim mi?›› dedi.耶穌 就 對 彼得說 、 收 刀 入 鞘罷 。 我 父 所 給 我 的 那 杯 、 我 豈 可 不 喝呢
Kılıcı kınından çekerken ellerinin hareketi..Widać jak wyciąga miecz z pochwy.
Kılıcı kınından çekerken ellerinin hareketi..В її руках відчувається дія, коли вона витягує меч із піхов.
Kılıcı kınından çekerken ellerinin hareketi..Мы понимаем движение ее рук, поскольку она вытащила меч из ножен.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.A te, sconsacrato, empio principe d'Israele, di cui è giunto il giorno con il tempo della tua iniquità finale
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.A ty, nieczysty bezbożniku, księciu Izraelski! którego dzień przychodzi, gdy nieprawość skończona będzie:
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Bagă-ţi sabia înapoi în teacă. În locul în care ai fost făcut, în ţara ta de naştere, te voi judeca!
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.¿Ha de volver a su vaina? En el lugar donde fuiste creado, en tu tierra de origen, allí te juzgaré
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Hai orang Amon, sarungkanlah kembali pedangmu! Kamu akan Kuhakimi di tempat kamu diciptakan dan dilahirkan
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.그러나 칼을 그 집에 꽂을지어다 네가 지음을 받은 곳에서 너의 생장한 땅에서 내가 너를 국문하리로다
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Pane se tuppeensa takaisin. Paikassa, jossa olet luotu, synnyinmaassasi, minä tahdon sinut tuomita.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Schovej meč do pošvy jeho. Na místě, na kterémž jsi zplozena, v zemi přebývání tvého, budu tě souditi.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Tedd vissza hüvelyébe azt; a helyen, melyen teremtettél, származásod földjén ítéllek meg téged.
Kılıç kınına koyulsun! Yaratıldığınız yerde, Atalarınızın ülkesinde Yargılayacağım sizi.Torne a tua espada � sua bainha. No lugar em que foste criado, na terra do teu nascimento, eu te julgarei.