Onu kımıldatmasına izin verme.Don't let him move it.
Bir şey kımıldatmadım.I didn't move a thing.
Lütfen bu tabloları kımıldatmayın.Please don't move these tables.
Hiç kimsenin masamı kımıldatmasına izin verme.Don't let anyone move my desk.
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.No discomfort to the patient.
Bileğinizi kımıldatmayın.Don't move the wrist. The wrist is --
Lütfen kolunu kımıldatmayı dene.Please try to move your arm.
Zaten o yüzden kımıldatmayı denemelisin.That's why you should try moving it.
Hyungnim, yavaşça kımıldatmayı dene.<br />Yavaş.Hyungnim, try moving it slowly. Slowly.
(Resulüm!) onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.Do not forestall (the revelation before its completion) by acting in haste.
Sana vahyedileni unutmamak için tekrarlarken, hemen anında bellemek için dilini kımıldatma. [20,114]Do not forestall (the revelation before its completion) by acting in haste.
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.تجنب الكلب إذا كان مريضا.
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.Ze mogen dus geen patiënten weigeren.
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.Не залишайте хворого без нагляду.
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.NE MOZGASSA a beteget, ha az gerincsérülést szenvedett!
İtalyanların en önemli silahı, etkili kullanıldığında rakibi kumsaldan kımıldatmayan BF110 uçağı.Το κύριο προσόν του Bf 110 ήταν πως μπορούσε να φέρει ασυνήθιστα βαρύ οπλισμό.
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.Lad ikke fjenden i fred ...
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.Unngå besøk til den syke.
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.Không để bệnh nhân tự đi lại.
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.患者が求めてもいないのに医者が押し付けてはならない。
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.환자의 자리 이동이 불필요하다.
Gerekmiyorsa hastayı kımıldatmayın.Patsient ei saa alakeha liigutada.
Bileğinizi kımıldatmayın.Älkää kiertäkö rannetta. Ranne on --
Bileğinizi kımıldatmayın.Beweeg je pols niet. De pols is --
Bileğinizi kımıldatmayın.Bewegt das Handgelenk nicht. Das Handgelenk ist -
Bileğinizi kımıldatmayın.손목을 움직이지않고
Bileğinizi kımıldatmayın.Ne bougez pas le poignet.
Bileğinizi kımıldatmayın.Nie ruszaj nadgarstkiem.
Bileğinizi kımıldatmayın.No muevan la muñeca.
Bileğinizi kımıldatmayın.Non muovete il polso. Il polso è --
Bileğinizi kımıldatmayın.Nu mişcaţi încheietura. Încheietura e --
Bileğinizi kımıldatmayın.Rör inte på handleden. Handleden är...
Bileğinizi kımıldatmayın.Не движете китката. Китката е...
Bileğinizi kımıldatmayın.Не шевелите запястьем. Запястье это...
Bileğinizi kımıldatmayın.אל תזיזו את המפרק, המפרק הוא -
Bileğinizi kımıldatmayın.لا تحرك المعصم. المعصم يكون--
Bileğinizi kımıldatmayın.ワタシノ英語 タクサン ナイデスガ ガンバルネ
Hyungnim, yavaşça kımıldatmayı dene.<br />Yavaş.Hyung-nim, cobalah gerakkan perlahan-lahan. Pelan-pelan.
Hyungnim, yavaşça kımıldatmayı dene.<br />Yavaş.Hyungnim, essayez de le bouger doucement. Doucement.
Hyungnim, yavaşça kımıldatmayı dene.<br />Yavaş.Hyungnim, incearca sa il misti incet. Incet.
Hyungnim, yavaşça kımıldatmayı dene.<br />Yavaş.Hyungnim, prova a muoverlo lentamente.<br />Lentamente.<br />
Hyungnim, yavaşça kımıldatmayı dene.<br />Yavaş.Hyungnim, versuch ihn langsam zu bewegen. Langsam.
Hyungnim, yavaşça kımıldatmayı dene.<br />Yavaş.Hyung-nim, zrób to powoli.<br /> Powoli.
Hyungnim, yavaşça kımıldatmayı dene.<br />Yavaş.Αφεντικό, προσπάθησε να το κουνήσεις αργά. Αργά.
Hyungnim, yavaşça kımıldatmayı dene.<br />Yavaş.Хённим, попробуй подвигать медленно. медленно.
Hyungnim, yavaşça kımıldatmayı dene.<br />Yavaş..هيونغ- نيم ، حاول أن تحركها ببطء <br />. ببطء
Lütfen kolunu kımıldatmayı dene.Bitte versuch deinen Arm zu bewegen.
Lütfen kolunu kımıldatmayı dene.Cobalah gerakkan tanganmu.
Lütfen kolunu kımıldatmayı dene.Essayez de bouger votre bras.
Lütfen kolunu kımıldatmayı dene.Incearca sa iti misti bratul.
Lütfen kolunu kımıldatmayı dene.Per favore prova a muovere il braccio.<br />
Lütfen kolunu kımıldatmayı dene.Proszę poruszaj ręką.
Lütfen kolunu kımıldatmayı dene.Προσπάθησε να κουνήσεις το χέρι σου, παρακαλώ.
Lütfen kolunu kımıldatmayı dene.Пожалуйста, попробуй подвигать рукой.
Lütfen kolunu kımıldatmayı dene..أرجوك حاول تحريك ذراعك
Şimdi -- (Gülüşmeler) mantıksal olarak, bileğinizi kımıldatmadan bu pozisyondan bu pozisyona geldiniz.Ahora (Risas) lógica, lógicamente... lógicamente, se llega de esta posición a esta sin mover la muñeca.
Şimdi -- (Gülüşmeler) mantıksal olarak, bileğinizi kımıldatmadan bu pozisyondan bu pozisyona geldiniz.그거예요 웃음 논리적으로
Şimdi -- (Gülüşmeler) mantıksal olarak, bileğinizi kımıldatmadan bu pozisyondan bu pozisyona geldiniz.Nu -- (Gelach) -- logischerwijs, heb je van hier naar hier bewogen, zonder je pols te draaien.
Şimdi -- (Gülüşmeler) mantıksal olarak, bileğinizi kımıldatmadan bu pozisyondan bu pozisyona geldiniz.Nyt -- (Naurua) Logiikka -- loogisesti, loogisesti olette päässeet tästä asennosta tähän kiertämättä rannetta.
Şimdi -- (Gülüşmeler) mantıksal olarak, bileğinizi kımıldatmadan bu pozisyondan bu pozisyona geldiniz.Tak więc... (Śmiech) Logicznie, zmieniliśmy pozycję nie ruszając nadgarstkiem.