kımıldama ile cümle
kımıldama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
4
ORT. KELİME
Kımıldama. Yaraların açılır.Non muoverti o le tue ferite si riapriranno.
- Kımıldama!- Не двигайся!
- Ne?! - Kımıldama!-Ποιο; -Ακίνητος!
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Ale jeśli napotkasz lwa, nie ruszaj się.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Băiete, dacă întâlnești un leu, nu te mișca.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Chico, si te encuentras con un león, no te muevas.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Chlapče, ak natrafíš na leva, nehýb sa.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Con trai, nhưng nếu đó là lũ sư tử thì đừng cử động.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama.'Figliolo, se incontri un leone resta dove sei.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Junge, wenn du einem Löwen über den Weg läufst, bleib' stehen.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama.얘야, 혹시 사자가 달려들거들랑 꼼짝도 말아라.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Maar, jongen, als je een leeuw tegenkomt, blijf dan stilstaan.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Mon garçon, si tu rencontres un lion, ne bouge pas.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Rapaz, se deres com um leão, "não te mexas.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Αγόρι μου, αν πέσεις πάνω σε λιοντάρι, μην κουνηθείς.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Момче, ако се натъкнеш на лъв, не мърдай.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama."Сын, если ты столкнёшься со львом, не двигайся.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama.ותברח." אך אז הוא אמר, "ילד, אם אתה נתקל באריה,
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama." ولدي، إذا واجهت الأسد ، لا تتحرك.
"Oğul, eğer bir aslanla karşılaşırsan, sakın kımıldama.動かずにじっと立っていろ 胸を張ってそいつの目をじっと見つめるんだ
Sakın kımıldama.Beweeg niet.
Sakın kımıldama.Beweg dich nicht.
Sakın kımıldama."Não te mexas.
Sakın kımıldama.Ne bouge pas.
Sakın kımıldama.Nehýb sa.
Sakın kımıldama.Non ti muovere.
Sakın kımıldama.No te muevas.
Sakın kımıldama.Nu te mișca.
Sakın kımıldama. Olduğun yerde kal.Đừng cử động, cứ đứng yên đó,
Sakın kımıldama. Olduğun yerde kal.움직이지 말고, 딱 버티고 서는 거야.
Sakın kımıldama. Olduğun yerde kal.Stój w miejscu.
Sakın kımıldama. Olduğun yerde kal.لا تتحرك. قف مكانك.
Sakın kımıldama. Olduğun yerde kal.そうしたら お前とは喧嘩したくないと思うかもしれない"
Sakın kımıldama.Μην κουνηθείς.
Sakın kımıldama.Не двигайся.
Sakın kımıldama.Не мърдай.
SİZ kımıldamayın!Não SE mexam!
SİZ kımıldamayın!Nawet nie drgnijcie!
SİZ kımıldamayın!¡No os mováis!
SİZ kımıldamayın!-Pysykää siellä!
SİZ kımıldamayın!- Stå selv stille!
SİZ kımıldamayın!-Stå still själva!
SİZ kımıldamayın!Vi consiglio di non muovervi!
SİZ kımıldamayın!Εσείς μην κουνηθείτε!
SİZ kımıldamayın!Не двигайтесь!
Tamam, buraya bakın. Kımıldamayın.Bene, guardate qui e state fermi, okay?
Tamam, buraya bakın. Kımıldamayın.Kig herover, og stå stille.
Tamam, buraya bakın. Kımıldamayın.Proszę patrzeć na mnie i się nie ruszać.
Tamam, buraya bakın. Kımıldamayın.Titta hitåt, stå stilla.
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.Anstatt, dass es einfach ruhig da liegt, vibrierte es.
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.Au lieu de rester parfaitement immobile, il vibrait.
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.Bukannya tidak bergerak, ia bergetar.
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.Descobrimos que se movia de forma muito estranha, em vez de ficar perfeitamente imóvel, estava a vibrar.
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.En lugar de quedarse perfectamente quieto, estaba vibrando.
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.În loc de a sta perfect nemişcată, vibra.
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.In plaats van perfect stil te zitten, vibreerde het.
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.Invece di stare perfettamente fermo, stava vibrando.
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.가만히 있지 않고 진동했는데
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.Místo toho, aby zůstal v absolutním klidu, vibroval.
Yerinde kımıldamadan duruyor, titriyordu.Thay vì chỉ đứng yên một chỗ, nó rung.