Bu bir karınca ayağı. Kılları, pençeleri ve bu şeyi görüyorsunuz.これは足が空中にある時です
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.Astăzi putem produce structuri care imită perișorii de pe talpa unei şopârle.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.Dnes umíme vyrábět struktury, které štětinky na gekoní tlapce napodobují.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.Dziś możemy tworzyć struktury podobne do włosów na stopie gekona.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.En la actualidad podemos fabricar estructuras que simulan los pelos del pie de la lagartija.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.Heute können wir Strukturen herstellen, die die Härchen an einem Geckofuß imitieren.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.Hoje, podemos fabricar filamentos que imitam as cerdas dos dedos da osga.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.우리는 이제 도마뱀붙이 다리에 있는 세타를 모의하는 구조를 만들 수 있는데
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.Ma már képesek vagyunk mesterségesen utánozni a gekkó lábainak sörtéit.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.Oggi noi possiamo produrre strutture che imitano le setole della zampa di geco.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.On peut désormais fabriquer des filaments imitant les poils du pied du gecko.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.Vandaag kunnen we structuren produceren die de haren op de voet van een gekko nabootsen.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.Днес можем да произвеждаме структури, които имитират косместите структури на стъпалото на гущер.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.Мы можем изготовить щетинки, похожие на те, что у гекконов на лапках.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.היום אנחנו יכולים לייצר מבנים שמחקים את השערות על רגל השממית.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.وفي هذا اليوم بإمكاننا أن نبني الهياكل التي تحاكي أنسجة قدم الوزغة.
Bugün biz geko kertenkelesinin ayağındaki kıllara benzeyen yapılar üretebiliyoruz.毛に似た構造を作ることができます 出来上がった
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Esse servono per far presa sulla superficie con l'ausilio di forze intermolecolari.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Ezek intermolekuláris erők segítségével kapaszkodnak a felületekhez.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Ils servent à s'accrocher sur les surfaces en se servant des forces intermoléculaires.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.그들은 세타에 작용하는 분자간 힘을 사용해서 표면을 붙들죠.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Los usan para agarrarse a las superficies aprovechado fuerzas intermoleculares.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Pomagają trzymać się powierzchni dzięki oddziaływaniom międzycząsteczkowym.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Pomáhají mu udržet se na povrchu s využitím sil mezi molekulami.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Sie helfen ihm, durch intermolekulare Kräfte an Oberflächen zu haften.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Sunt folosite la aderarea de suprafeţe prin intermediul forţelor intermoleculare.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Usam-nas para se agarrarem às superfícies servindo-se de forças intermoleculares.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Ze dienen om hem te helpen grip te krijgen op oppervlakken met behulp van intermoleculaire krachten.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Они помогают прикрепляться к поверхности за счёт межмолекулярного взаимодействия.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.Те му помогат да обхваща повърхности, използвайки междумолекулярни сили.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.הם עוזרים לו לאחוז במשטחים בעזרת כוחות מולקולאריים.
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.وهي تساعده لأن يتعلق بالأسطح باستخدام الظواهر الفيزيائية على مستوى الجزيئات
Bu kıllar moleküller arası kuvvetleri kullanarak yüzeylere tutunmayı sağlar.面に張り付きます 現在の技術でヤモリの足の裏の
Dikleşen kıllar daha fazla hava tutar, bu da sonuçta yalıtımlı bir bariyer sağlayarak vücut ısısını düzenler.A felálló szőrzetben bennragad a levegő, így szigeteléssel szabályozva a hőmérsékletet.
Dikleşen kıllar daha fazla hava tutar, bu da sonuçta yalıtımlı bir bariyer sağlayarak vücut ısısını düzenler.우리 몸을 보온시켜줍니다. 이것이 결국 보온벽같은 역할을 하는 것이죠. 이외에도
Dikleşen kıllar daha fazla hava tutar, bu da sonuçta yalıtımlı bir bariyer sağlayarak vücut ısısını düzenler.הטמפרטורה שלו באופן אופטימלי כדי לספק מחסום מבודד. חוץ מזה
Dikleşen kıllar daha fazla hava tutar, bu da sonuçta yalıtımlı bir bariyer sağlayarak vücut ısısını düzenler.وتوفير تنظيمه في نهاية المطاف عائقا معزول. وبصرف النظر عن هذا
Dikleşen kıllar daha fazla hava tutar, bu da sonuçta yalıtımlı bir bariyer sağlayarak vücut ısısını düzenler."闘争・逃走反応"が引き起こせまして、ストレスフルな状況(たとえば怖いとき)で アドレナリンも製造されます。猫はとても良い例です:
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,제사장은 진찰할지니 피부에 흰 점이 돋고 털이 희어지고 거기 난육이 생겼으면
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,и свещеникът да прегледа, и, ето, ако има бял оток на кожата и влакната са побелели, и има живо месо в отока,
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,священник осмотрит, и если опухоль на коже бела, и волос изменился в белый, и на опухоли живое мясо,
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,וראה הכהן והנה שאת לבנה בעור והיא הפכה שער לבן ומחית בשר חי בשאת׃
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,فان رأى الكاهن واذا في الجلد ناتئ ابيض قد صيّر الشعر ابيض وفي الناتئ وضح من لحم حيّ
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,祭 司 要 察 看 . 皮 上 若 長 了 白 癤 、 使 毛 變 白 、 在 長 白 癤 之 處 有 了 紅 瘀 肉
Kâhin ona bakacak. Derideki şiş beyazlaşmış, üzerindeki kıllar ağarmışsa, şişkin yarada kızıl et görünüyorsa,祭司 要 察看 . 皮 上 若 長 了 白癤 、 使 毛變白 、 在 長白癤 之 處 有 了 紅瘀肉
Kediler buna mükemmel bir örnektir: eğer onları korkutursanız, kılları dikleşir.Katten zijn een perfect voorbeeld, als je hen laat schrikken, schieten hun haren omhoog!
Kediler buna mükemmel bir örnektir: eğer onları korkutursanız, kılları dikleşir.반응을 일으켜 냅니다. 여러분이 깜짝 놀랬을때 처럼요. 그예로 고양이가 적절하겠군요. 고양이에게 자극을 주면 고양이의 털이 바짝 섭니다. "웍!"
Kediler buna mükemmel bir örnektir: eğer onları korkutursanız, kılları dikleşir.Les chats en sont un parfait exemple, si vous leur faites peur, leurs poils se hérissent.
Kediler buna mükemmel bir örnektir: eğer onları korkutursanız, kılları dikleşir.Οι γάτες είναι ένα τέλειο παράδειγμα: αν τις τρομάξεις, το τρίχωμά τους σηκώνεται όρθιο.
Kediler buna mükemmel bir örnektir: eğer onları korkutursanız, kılları dikleşir.לתגובת "הילחם או ברח" למשל כאשר אתה פוחד. חתולים הם דוגמא מושלמת אם אתה מפחיד אותם שיערם יזדקף מיד.
Kertenkelede bulunanlardan çok daha büyük kıllar yaptı, fakat aynı genel ilkeyi kullandı.A făcut peri mult mai mari decât cei de gecko dar a folosit aceleaşi principii generale.
Kertenkelede bulunanlardan çok daha büyük kıllar yaptı, fakat aynı genel ilkeyi kullandı.Él ha hecho vellos mucho mayores que los del geco, pero utilizando los mismos principios generales.
Kertenkelede bulunanlardan çok daha büyük kıllar yaptı, fakat aynı genel ilkeyi kullandı.Han lavede langt større hår end gekkoens, men brugte de samme generelle principper.
Kertenkelede bulunanlardan çok daha büyük kıllar yaptı, fakat aynı genel ilkeyi kullandı.Hij heeft veel langere haren dan die van de gekko gemaakt, maar hij gebruikte dezelfde principes.
Kertenkelede bulunanlardan çok daha büyük kıllar yaptı, fakat aynı genel ilkeyi kullandı.Il a créé des poils beaucoup plus larges que ceux du gecko, mais a utilisé les mêmes principes généraux.
Kertenkelede bulunanlardan çok daha büyük kıllar yaptı, fakat aynı genel ilkeyi kullandı.마크는 도마뱀보다 훨씬 많은 털을 만들었는데, 마찬가지의 일반적 이론들을 사용했습니다.
Kertenkelede bulunanlardan çok daha büyük kıllar yaptı, fakat aynı genel ilkeyi kullandı.Lui ha creato dei peli molto più grandi di quelli del geco, usando comunque gli stessi principi generali.
Kertenkelede bulunanlardan çok daha büyük kıllar yaptı, fakat aynı genel ilkeyi kullandı.Mark Cutkosky na Stanford, stworzył włoski większe niż u gekona, ale według tych samych zasad.
Kertenkelede bulunanlardan çok daha büyük kıllar yaptı, fakat aynı genel ilkeyi kullandı.Он сделал щетинки больше, чем у геккона, но использовал те же общие принципы.
Kertenkelede bulunanlardan çok daha büyük kıllar yaptı, fakat aynı genel ilkeyi kullandı.Той направи много по големи косми от тези на гекона, обаче използва същите генерални принципи.