kıldı ile cümle
kıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Modern gelişimin bizler için neleri mümkün kıldığına dair birkaç örnek vereceğim.אתן לכם כמה דוגמאות למה שהקידמה המודרנית איפשרה לנו לעשות.
Modern gelişimin bizler için neleri mümkün kıldığına dair birkaç örnek vereceğim.سأعطيكم بعض الأمثلة عن اللأشياء التي أتحتها لنا تطور الحداثة.
Modern gelişimin bizler için neleri mümkün kıldığına dair birkaç örnek vereceğim.これが私のスーパーです それほど大きくはない
Ocak 1976'da hayata gözlerini yumdu. Ve de bu bizim gerçekten planımızı hayata geçirmemizi mümkün kıldı.Morreu em janeiro de 1976. o que tornou possível, aventurarmo-nos neste plano.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.(110:9) Избавление послал Он народу Своему; заповедал на веки завет Свой. Свято и страшно имя Его!
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.A trimes poporului Său izbăvirea, a aşezat legămîntul Său în veci; Numele Lui este sfînt şi înfricoşat.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Enviou ao seu povo a redenção; ordenou para sempre o seu pacto; santo e tremendo é o seu nome.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Ha enviado redención a su pueblo; para siempre ha ordenado su pacto. Santo y temible es su nombre
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Hän lähetti kansallensa lunastuksen, sääti liittonsa ikuisiksi ajoiksi; pyhä ja peljättävä on hänen nimensä.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Han sendte sit folk udløsning, stifted sin pagt for evigt.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Hij heeft Zijn volk bevrijd; Zijn verbond ligt voor eeuwig vast. Zijn naam is heilig en alle ontzag waard.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Ia membebaskan umat-Nya, dan mengadakan perjanjian kekal dengan mereka. Dialah TUHAN yang kudus dan perkasa
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.여호와께서 그 백성에게 구속을 베푸시며 그 언약을 영원히 세우셨으니 그 이름이 거룩하고 지존하시도다
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Mandò a liberare il suo popolo, stabilì la sua alleanza per sempre
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Ngài đã sai cứu chuộc dân Ngài, Truyền lập giao ước Ngài đến đời đời. Danh Ngài là thánh, đáng kính sợ.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Ngài đã sai cứu_chuộc dân Ngài , Truyền lập giao_ước Ngài đến đời_đời . Danh_Ngài là thánh , đáng kính sợ .
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Poslal svojmu ľudu vykúpenie; prikázal svoju smluvu na veky; sväté a strašné je jeho meno.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Váltságot küldött az õ népének, elrendelte szövetségét örökre; szent és rettenetes az õ neve.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Vykoupení poslav lidu svému, přikázal na věky smlouvu svou; svaté a hrozné jest jméno jeho.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.Той изпрати изкупление на людете Си; Постави завета Си за винаги;
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.פדות שלח לעמו צוה לעולם בריתו קדוש ונורא שמו׃
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.ارسل فداء لشعبه. اقام الى الابد عهده. قدوس ومهوب اسمه.
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.他 向 百 姓 施 行 救 贖 、 命 定 他 的 約 、 直 到 永 遠 . 他 的 名 聖 而 可 畏
O halkının kurtuluşunu sağladı, Antlaşmasını sonsuza dek geçerli kıldı. Adı kutsal ve müthiştir.他 向 百姓 施行 救贖 、 命定 他 的 約 、 直到 永遠 . 他 的 名聖 而 可畏
Öyle olduğunda karar kıldık.1年経っても
Öyle olduğunda karar kıldık.Abbiamo scoperto che c'entra molto.
Öyle olduğunda karar kıldık.Azt találtuk, hogy igen.
Öyle olduğunda karar kıldık. Bir sene sonrasına kadar bile,Näin näkyi olevan.
Öyle olduğunda karar kıldık.Chúng tôi tìm ra câu trả lời là có.
Öyle olduğunda karar kıldık.Descobrimos que sim.
Öyle olduğunda karar kıldık.Descubrimos que sí.
Öyle olduğunda karar kıldık.Det gjorde det.
Öyle olduğunda karar kıldık.Kami temukan, ternyata ada.
Öyle olduğunda karar kıldık.우리는 알아냈습니다.
Öyle olduğunda karar kıldık.Nous avons découvert que oui.
Öyle olduğunda karar kıldık.Okazało się, że tak.
Öyle olduğunda karar kıldık.Şi am descoperit că cele două au o strânsă legatură.
Öyle olduğunda karar kıldık.Vi fandt ud af at det gjorde det.
Öyle olduğunda karar kıldık.We ontdekten dat dat zo was.
Öyle olduğunda karar kıldık.Wir stellten fest, daß es das tat.
Öyle olduğunda karar kıldık.Zistili sme, že áno.
Öyle olduğunda karar kıldık.Zjistili jsme, že ano.
Öyle olduğunda karar kıldık.Ανακαλύψαμε ότι ήταν έτσι.
Öyle olduğunda karar kıldık.И оказалось, что да.
Öyle olduğunda karar kıldık.Открихме, че да.
Öyle olduğunda karar kıldık.Як виявилося, вплинуло.
Öyle olduğunda karar kıldık.מצאנו שכן.
Öyle olduğunda karar kıldık.لقد وجدنا
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.하나님이 월에 자신을 위해 만들어 주셨 로미오 하나, 여성 의원.
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.Một ROMEO, thị nư, mà Đức Chúa Trời đã làm cho chính mình để mar.
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO Een, dame, dat God voor zichzelf aan maart
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO Egyik, hölgy, hogy Isten készített magának, hogy március
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO Einer, Dame, dass Gott für sich selbst zu mar gemacht hat.
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO O, doamnă, că Dumnezeu a făcut pentru el însuşi în martie
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO One, dama, que Deus fez de si mesmo a março
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO One, dáma, že Boh urobil pre seba marca
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO One, dáma, že Bůh učinil pro sebe března
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO One, FIN DAM, som Gud har gjort för sig själv till mars
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO One, frue, at Gud har gjort for sig selv til marts
ROMEO Bir Tanrı mar kendisi için kıldı, hanımefendi.ROMEO One, gentlewoman, da je Bog, ki za sebe, da marec