kış ile cümle

kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Soğuk algınlığı, bu kış yaygındır.Colds are prevalent this winter.
Bu kış her zamankinden daha çok kar vardı.We have had more snow than usual this winter.
Bu kış birçok fırtına yaşadık.We've had a lot of storms this winter.
Bu kış umduğumuzdan daha az kar aldık.We had less snow this winter than we had expected.
Biz ılıman bir kış geçiriyoruz.We are having a mild winter.
Kar bu kış erken düştü.Snow fell early this winter.
Bu kış çok kar aldık.We have had a lot of snow this winter.
Bu kış, kar yağışı rekoru kırıldı.This winter the record for snowfall was broken.
Çok sert bir kış yaşadık.We've had a very hard winter.
Bu kış muhtemelen soğuk olacak.It is likely to be cold this winter.
Bu kış yumuşaktı.This winter has been mild.
Bu kış yumuşak geçti.This winter has been mild.
Bu kış ailemde bir sürü hastalık vardı.There has been a lot of sickness in my family this winter.
Bu, yirmi yıl içinde en soğuk kıştı.This was the coldest winter in twenty years.
Bunun son on yılda yaşadığımız en soğuk kış olduğunu duydum.I hear this is the coldest winter we have had in the past ten years.
Bu kış ülkeni ziyaret etmeye can atıyorum.I'm looking forward to visiting your country this winter.
Bu arazinin bir kısmı benim.A part of this land is mine.
Bu kentteki üç kişiden birinin üzerinde kendi arabası vardır.One out of three persons in this city has his own car.
Bu şehrin bazı kısımları çok çirkin.Some parts of this city are very ugly.
Birçok kişi bu alana vuran soğuk hava dalgasında öldü.Quite a few people were killed on the cold wave that hit this area.
Kışın burada çok kar olur.We get a lot of snow here in winter.
Arazinin bu kısmı üvey anneme aittir.This part of the land belongs to my stepmother.
Geçen kış Zao'ya kayak yapmaya gittim.I went skiing at Zao last winter.
Geçen kış Kanada'da kayak yapmaya gittim.I went skiing in Canada last winter.
Bu bilet iki kişiye ücretsiz giriş sağlayacak.This ticket will admit two persons free.
Bu yemek iki kişi için yeterlidir.This meal is adequate for two.
En kısa sürede bana bu bilgiyi sağlayın.Supply me with this information as soon as possible.
En kısa sürede bu arabayı tamir ettirmek istiyorum.I would like to have this car repaired as soon as possible.
Bu araba beş kişi kapasitelidir.This car accommodates five people.
Bu fotoğrafın en kısa sürede banyo yapılmasını istiyorum.I want this photograph developed as soon as possible.
Bu sözlük kısaltılmış bir baskıdır.This dictionary is an abridged edition.
Bu işi mümkün olan en kısa sürede bitirelim.Let's finish this work as soon as possible.
Bu ülkede her beşinci kişinin bir arabası var.Every fifth person has a car in this country.
Lütfen yapabildiğiniz kadar kısa zamanda bu konuyu araştırın.Please look into this matter as soon as you can.
Bu teori üç kısımdan oluşur.This theory consists of three parts.
Bu kasabada gerçekten kaç kişinin yaşadığını öğrenmeye çalıştım.I tried to find out how many people really live in this town.
Bu minibüs 25 kişi alır.This minibus holds 25 persons.
Bu salon maksimum 1000 kişi alır.This hall holds a maximum of 1,000 people.
Bu salon 2.000 kişi alma kapasitesine sahiptir.This hall is capable of holding 2,000 people.
Bu salon 2,000 kişi almaktadır.This hall holds 2,000 people.
Bu salon 2,000 kişi kapasiteli.Two thousand people fit into this hall.
Salon 5.000 kişi içerir.The hall contains 5,000 people.
Bu otobüs elli kişi alabilir.This bus can hold fifty people.
Bu otobüs 45 kişi taşıma kapasitelidir.This bus is capable of carrying 45 persons.
Otobüs otuz kişi taşıyabilir.The bus is capable of carrying thirty people.
Bu bıçağı al ve üst kısmı kes.Take this knife and cut the top off.
Bu masa, altı kişi için uygundur.This table accommodated six persons.
Kişi başına tur kaç para?How much is the tour per person?
Tur kişi başı ne kadar?How much is the tour per person?
Bu takside sadece beş kişi oturur.This taxi only sits five people.
Bu kanepeye rahatlıkla üç kişi oturtulabilir.This sofa can seat three people easily.
Bu ceket bana çok kısadır.This coat is too short on me.
Bu asansör, on kişi taşıma kapasitesine sahiptir.This elevator is capable of carrying ten persons.
Bu asansör, bir seferde 10 kişi taşıyabilir.This elevator is capable of carrying 10 persons at a time.
Bu asansörün kapasitesi on kişidir.This elevator's capacity is ten people.
Sıcak hava dönemi burada çok kısadır.The period of hot weather is very short here.
Sen burada görmeyi beklediğim son kişisin.You are the last person that I expected to see here.
O tip bir kişi can sıkıcıdır.That type of person is dull.
Ken arkadaş canlısı bir kişi gibi görünüyor.Ken appears a friendly person.
İki kişi arasında pastayı böldü.She divided the cake between the two.

İlgili Sayfalar