kış ile cümle
kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
O hasta bir kişi gibi görünüyor.He looks like a sick person.
Kuzeyde kış soğuk geçer.In the north, it's cold in winter.
Ben gördüğüm bazı kişilere küfür edebilirdim.I could have sworn I saw somebody.
Onun sesi kısıldı.Her voice grew soft.
Dil öğrenmek bir kısa mesafe yarışı değildir; o bir maratondur.Language learning isn't a short distance race; it's a marathon.
Lütfen kıskanç olduğumu göz önünde bulundur!Please note that I am jealous!
Hayat kısa, bu yüzden Python kullanıyorum!Life's short, so I use Python!
Ona kendisinden kısa sürede eve gelmesini isteyen bir mektup yazmıştım.I wrote him a letter asking him to come home soon.
Bu kişisel değil.It's not personal.
Onlar gitmek isteyen kişiler.They are the ones who want to go.
Yalnızca kişisel eşyalarım var.I only have personal items.
Babam her hafta ücretlerinin bir kısmını biriktirir.My dad saves some of his wages every week.
Rakibimiz dürüst ve aynı zamanda rekabetçi bir kişiydi.Our rival was an honest, competitive person as well.
Katırlar kısırdır.Mules are sterile.
Şifre çok kısa. Beş harften uzun olmak zorunda.The password is too short. It has to be longer than 5 letters.
Lütfen bunu mümkün olduğunca çok kişiye iletin.Please forward this to as many people as possible.
Beni kışkırtma.Don't provoke me.
Günün geri kalan kısmında uyudum.I slept the rest of the day.
Onu kıskanıyor musun?Are you jealous of her?
Bizden kaç kişi var?How many of us are there?
Başka kaç kişi var?How many other people are there?
Bugün kaç kişi burada?How many people are here today?
Geçen yıl kaç kişiyle seks yaptın?How many people have you had sex with in the last year?
Birçok kişi akupunkturun hastalıkları tedavi edebildiğine inanıyor.Many people believe that acupuncture can cure diseases.
Ben kıskancım.I'm jealous.
Biz kıskancız.We're jealous.
Tom kıskançtır.Tom is jealous.
Sen kıskançsın.You're jealous.
Tom gözlerini kısarak baktı.Tom squinted.
Bir ampulü değiştirmek kaç kişi gerektirir?How many people does it take to change a lightbulb?
Müziği kısmazsan komşular polisi arayacaklar.The neighbors will call the police if you don't turn the music down.
Yoğun sisten dolayı, bir tek kişi görülemedi.Because of the heavy fog, not a single person could be seen.
Kısmen haklısın.You're half right.
Kısmen haklısınız.You're half right.
Kişi listene beni eklemek ister misin?Would you like to add me to your contact list?
Seni çok kısa sürede tekrar gördüğüme şaşırdım.I'm surprised to see you again so soon.
Tom'u kıskanıyorum.I envy Tom.
Tom kışkırtılmış görünüyor.Tom appears agitated.
Tom kısa süre göz attı.Tom glanced away.
Tom sonuncu kişi.Tom is last.
Tom kısa bir süre durakladı.Tom paused briefly.
Ben, sen, o, biz, siz, onlar kişi zamirleridir.I, you, he, she, it, we, you, they are personal pronouns.
Onların her ikisi de kıs kıs güldüler.They both snickered.
Dün tanıştığım kişi Tom'du.The person I met yesterday was Tom.
Tom kıskanç mı?Is Tom jealous?
Kıskanç mısın?Are you jealous?
Kısa kes, lütfen.Be brief, please.
Kişisel olma.Don't get personal.
Seni kıskanıyorum.I envy you.
Kısa bir ara verebilir miyiz?May we have a short recess?
Kısa ve öz olacağım.I'll be brief.
Kıskanç değilim.I'm not jealous.
Çok kıskanıyorum.I'm so jealous.
Kişisel görünüyordu.It seemed personal.
Kişisel değildi.It wasn't personal.
Gerçekten kişisel.It's really personal.
Çok kişiliksiz.It's so impersonal.
Bu o kadar kişisel.It's that personal.
Onu kısa tut.Keep it brief.
Onu kısalt.Make it brief.