kış ile cümle

kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Neden onun burada olduğunu bana söylemedin? En kısa sürede bilmem gerekiyordu!Why didn't you tell me he was here? I had to know as soon as possible!
Kış mevsimini sevmem.I don't like winter.
Trafik kazasında birkaç kişi hayatını kaybetti.A few people were killed in the car accident.
O, köyde hayatta kalan tek kişi.He's the only survivor in the village.
Unutmamak için o kişinin adını yazdı.She wrote down that person's name so as not to forget it.
O kişinin senin hakkında ne söylediğini duymak ister misin?Do you want to hear what that person said about you?
O kişi, kedimin ağaç üzerinde yaşadığını düşünüyor.That person thinks that my cat lives on the tree.
O kişi bir şey yapmak istemiyor.That person doesn't want to do anything.
O kişinin hiç parası yok.That person doesn't have any money at all.
Halını o kişiye ver.Give your carpet to that person.
Kışın çikolata yemeyi severim.In winter I like to eat chocolate.
O burada kısa bir süre için kaldı.He stayed here for a short time.
O burada kısa bir süre boyunca kaldı.He stayed here for a short time.
Kış bir yıl içindeki en soğuk mevsimdir.Winter is the coldest season in a year.
Ben biraz kıskancım.I'm a little bit jealous.
Bu onun umduğundan daha kısaydı.It was shorter than he expected.
Umduğundan daha kısaydı.It was shorter than she expected.
Bir araştırmaya göre, dünyada bir milyar kişi yoksulluktan sıkıntı çekiyor.According to a survey, 1 billion people are suffering from poverty in the world.
Birçok kişi üzgün.Many people are upset.
Onlar üç kişiydi ve hepsi silahlıydı.They were three and they were all armed.
Bu kızlar dar ve kısa elbiseler giyiyorlar.These girls are wearing skimpy clothes.
Bu kış birçok yağmurlu fırtına yaşadık.This winter we experienced many rainstorms.
Moda bir kısır döngüdür.Fashion is a vicious cycle.
O kötü bir kişi.He is a bad person.
Ben o şekilde hisseden tek kişi değilim.I'm not the only one who feels that way.
O, partiye çağrılmayan tek kişiydi.He was the only one not invited to the party.
O, partiye davet edilmeyen tek kişiydi.She was the only one not invited to the party.
Ben partiye davet edilmeyen tek kişiydim.I was the only one not invited to the party.
O unutkan ve güvenilmez bir kişidir.She is an absent-minded and unreliable person.
Kısa saçla iyi görünüyorsun.You're fine with short hair.
Tom radyonun sesini kısıyor.Tom is turning down the sound of the radio.
Hayatta kalan tek kişi o.He's the only one who survived.
Bir at gibi kişniyorum.I am neighing like a horse.
Euler'in kişiliği gerçekten dikkate değer.Euler's identity really is remarkable.
Ayılar kış uykusuna yatar.Bears hibernate during the winter.
Bir kişinin kültürünü öldürmek onları öldürmek gibidir.Killing a person's culture is like killing them.
JFK'yi vuran kişi CIA için çalışıyordu.The person who shot JFK worked for the CIA.
Ben bir inek gibi böğüremem. Ben bir kısrağım!I cannot moo like a cow. I'm a mare!
Tek başıma bir boğayı kesemem. Bana yardım edecek iki kişiye ihtiyacım var.I cannot slaughter a bull by myself. I need two people to help me.
O, tanıdığım en tembel kişidir.She's the laziest person I know.
Ben cüce değilim. Kısa boyluyum.I am not a dwarf. I am of short stature.
Onun yaşam biçimini kıskanıyordu.He was envious of his way of living.
Kısa örnekler ekliyorsun.You add short examples.
Erkek kardeşim benden iki yaş büyüktür, ama üç santim kısadır.My brother is two years older than me, but three centimeters shorter.
Onlar onun kentteki en zengin kişi olduğunu söylüyorlar.They say he's the richest person in the city.
Sen onu satın alan tek kişisin.You're the only one who bought it.
O mali skandala neden olan asıl kişi ABC yatırım bankasının başkanıdır.The main person who caused that financial scandal is the president of ABC investment bank.
Bir kişiyi giydiği giysiden dolayı yargılama.Don't judge a man by the clothes he wears.
Biz kişi başına on euroya restoranda yedik.We ate at the restaurant for ten euros per person.
Birçok kişi sana tapar. Onları hayal kırıklığına uğratma.Many people worship you. Do not disappoint them.
Sorunu kısa bir zamanda onardı.He fixed the problem in a jiffy.
Sen hiç kışın ısıtıcıyı kapattın mı?Have you ever switched off the heater in winter?
Şimdiye kadar ilk kez yaralı bir kişiyi tedavi ettim.This is the first time I've ever treated a wounded person.
Ben radyonun sesini kısıyorum.I am turning the sound of the radio down.
Tom kısa bir hikaye yazıyor.Tom is writing a short story.
Tatoeba'ya kaç kişi katkıda bulunuyor?How many people contribute to Tatoeba?
O çok kısa.It is very short.
İnsanlar neden kış uykusuna yatmazlar?Why don't men hibernate?
Geçen kış çok kar yağdı.It snowed much last winter.
Acele et! Maçın başlaması için kalan sadece kısa bir süre var.Hurry up! There's left only a short time for the start of the match.

İlgili Sayfalar