kış ile cümle
kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sen hayatımdaki en önemli kişisin.You're the most important person in my life.
Önümde bekleyen üç kişi vardı.There were three people waiting in front me.
Kısa süre içinde konuşmalıyız.We need to chat soon.
Bu kutuların iç kısmında bol alanı var.These boxes have plenty space on the interior.
Mantıklı bir kişi seninle öyle konuşmazdı.A sensible person wouldn't speak to you like that.
Ben, benimle ilk tanıştığında olduğum aynı kişi değilim.I'm not the same person I was when you first met me.
Benim kız arkadaşım çok kıskanç.My girlfriend is very jealous.
Radyo bu ülkeye kısa bir süre önce geldi.The radio arrived to this country not long ago.
Onun konuştuğu kişi Allan'dır.The person she's talking to is Allan.
Bütün erkek çocukları Carol'un sıkıcı bir kişi olduğunu düşünüyordu.All the boys thought Carol was a boring person.
Kleopatra'nın burnu daha kısa olmuş olsaydı, dünya tarihi farklı olurdu.If Cleopatra's nose had been shorter, the history of the world would be different.
Kıştan sonra ilkbahar gelir.After winter, spring comes.
Bu çok ilginç deney senin mesleki kişiliğini meydana çıkarmaktadır.This very interesting test reveals your professional personality.
"Kairanban"'a bakmayı bitirir bitirmez lütfen onu bir sonraki kişiye ver.As soon as you're finished looking at the "kairanban," please give it to the next person.
Söz konusu kişi şu anda ABD'de kalıyor.The person in question is now staying in the Unites States.
Ben o kişiyi bir yerden tanıyorum.I recognize that person from somewhere.
Biz kışın tanıştık.We met in winter.
Bu kişiler, sterilize edilmelidir.These people should be sterilised.
Bu kişiler kısırlaştırılmalıdır.These people should be sterilised.
Mary annesine benziyor ama onun kişiliği farklı.Mary looks like her mother, but her personality is different.
Mary görünüş olarak annesini benzer, ancak kişilik olarak değil.Mary resembles her mother in looks, but not in personality.
Mary annesine benziyor ama farklı bir kişiliğe sahip.Mary looks like her mother, but she has a different personality.
Hafta sonlarında birçok kişi dinlenme yerine çalışır.On weekends, many people work instead of having a rest.
Kişiden kişiye değişir.It's different for everyone.
Zaman geçirmek için kitap okuyan kişiler var.There are people who read books to kill time.
Çok dil bilen biri ters okuyabilen kişidir.A polyglot is someone who can read upside-down.
Bu salon 5,000 kişi alabilir.This hall can hold 5,000 people.
O, neşeli bir kişiliğe sahiptir.She has a cheerful personality.
Bir yüzyıl içinde kaç kişi yeryüzünde yaşıyor olacak?How many people will be living on Earth in one century?
SOPA, Stop Online Piracy Act'in baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.SOPA is an acronym for the Stop Online Piracy Act.
Birçok kişi "loose" ve "lose" arasındaki farkı bilmiyor gibi görünüyor.It seems that many people don't know the difference between "loose" and "lose".
Ben kışın ona rastladım.I met her in the winter.
Ben onunla geçen kış tanıştım.I met her last winter.
Üç yıl önce kışın onunla tanıştım.I met her in the winter three years ago.
Birkaç yıl önce kışın ona rastladım.I met her in the winter a number of years ago.
Bir kış günü onunla tanıştım.I met her one winter day.
Herhangi bir kış gününde ona rastladım.I met her on a certain winter day.
Onunla geçen yılın Kışında tanıştık.I met her in the winter of last year.
Az sayıda kişinin daktilosu var.Few people have typewriters.
Her pozisyon için doğru kişiyi bulmak zorundayız.We have to find the right person for each position.
Neden kısa etek seviyorsun?Why do you like short skirts?
Birçok kişi onun cenaze törenine katıldı.Many people attended his funeral.
Tom üzgündü çünkü partiye davet edilmeyen tek kişiydi.Tom was sad because he was the only one not invited to the party.
Tavşanların uzun kulakları ve kısa kuyrukları vardır.Rabbits have long ears and short tails.
Selden sonra üç kişi kayıp.Three people are missing after the flood.
On kişi küçük bir odaya tıkıştırıldı.Ten people were packed into the small room.
İslama uyan bir kişi bir müslüman olarak bilinir.A person who follows Islam is known as a Muslim.
Mary güçlü bir kişiliğe sahiptir.Mary has a strong personality.
Dünya bugün en iyi kişisini kaybetti.The world lost its best person today.
Her kişi 7,000 dolar ödedi.Each person paid $7,000.
Birçok insan Tom'un başarısını kıskanıyor.Many people envy Tom's success.
Kış boyunca, iki yorgan ile uyurum.During the winter, I sleep with two quilts.
Onun kaba cevabı onun yüzüne tokat atması için onu kışkırttı.His rude reply provoked her to slap his face.
Burada kırk kişi için yeterli yer yok.There's not enough space here for 40 people.
Banyosu olan çift kişilik bir oda istiyoruz.We'd like a double room with bath.
Banyolu iki kişilik bir oda istiyoruz.We'd like a room for two with a bath.
Tutuklanan 23 kişiden dördü kaçtı.Of the 23 who were arrested, four escaped.
Kuzeyde, Kışın hava soğuktur.In the north, it's cold in the winter.
Annem her sabah ilk kalkan kişidir.My mother is the first one to get up every morning.
Kışın yemek odasını sıcak tuttu.She kept the dining room warm in the winter.