kış ile cümle
kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bir kısayol bilir.Tom knows a shortcut.
Tom kendi hataları için diğerlerini suçlayan kişi türü değildir.Tom isn't the kind of person who blames others for his mistakes.
Tom iş için en iyi kişi.Tom is the very best person for the job.
Tom bana yardım edebilecek tek kişi.Tom is the only person who can help me.
Tom bu işi yapabilecek tek kişidir.Tom is the only person who can do this job.
Tom, burada bunu yapabilecek tek kişi.Tom is the only one here that can do this.
Başarısızlık için suçlanması gereken kişi Tom'dur.Tom is the one who should be blamed for the failure.
Tom Bostonda en nüfuzlu kişidir.Tom is the most influential man in Boston.
Tom şu anda görmek istediğim son kişi.Tom is the last person I want to see right now.
Tom kısa.Tom is short.
Tom güvenebileceğim birkaç kişiden biridir.Tom is one of the few people I can trust.
Tom çok tuhaf bir kişidir.Tom is a very strange person.
Tom çok sempatik bir kişidir.Tom is a very outgoing person.
Tom çok meşgul bir kişidir.Tom is a very busy person.
Tom kaba bir kişidir.Tom is a rude person.
Tom oldukça şaşırtıcı bir kişidir.Tom is a pretty amazing person.
Tom güvenilir bir kişidir.Tom is a dependable person.
Tom'un kısa saçı var.Tom has short hair.
Tom hayatının geriye kalan kısmında Boston'da kalmaya niyeti yok.Tom has no intention of staying in Boston for the rest of his life.
Tom hayatının geriye kalan kısmında Boston'da yaşamaya karar verdi.Tom has decided to live in Boston for the rest of his life.
Tom'un sempatik bir kişiliği var.Tom has an outgoing personality.
Tom jambonun bir kısmını yedi, ve sonra geriye kalanını buzdolabına koydu.Tom ate part of the ham, and then put the rest into the refrigerator.
Tom her zaman soğuk kış aylarında depresif hisseder.Tom always feels depressed during the cold winter months.
Tom onun kısmen hatası olduğunu kabul etti.Tom admitted that it was partially his fault.
Tom'un şirketindeki işçiler daha kısa çalışma saatleri talep ediyorlar.The workers at Tom's company are demanding shorter working hours.
Kapınını yanında duran kişi Tom.The person standing near the gate is Tom.
Bu yapmış olabilecek tek kişi Tom.The only person who could have done this is Tom.
Tom'un söylediğinin bir kısmı gerçekti.Part of what Tom said was true.
Kimse paranın çoğunu katkıda bulunan kişinin Tom olduğunu bilmiyordu.Nobody knew that Tom was the person who contributed most of the money.
Ben Tom'un tanıdığı satranç oynayabilen tek kişiyim.I'm the only person Tom knows who can play chess.
Tom'un bu kasabada tanıdığı tek kişiyim.I'm the only person Tom knows in this town.
Sadece yangını çıkaran kişinin belki Tom olup olmadığını merak ediyordum.I was just wondering if maybe Tom was the one who started the fire.
Tom Mary'nin yeni mayosunun ne kadar dar ve kısa olduğunu gördüğüne şaşırmıştı.Tom was surprised to see how skimpy Mary's new swimsuit was.
Tom onun konserinden sonra Mary ile tokalaşan ilk kişi olmak istedi.Tom wanted to be the first to shake hands with Mary after her concert.
Tom kısa sürede Mary'ye yetişti.Tom soon caught up with Mary.
Tom Mary'nin kolyesini çalmış olabilecek tek kişidir.Tom is the only person who could have stolen Mary's necklace.
Tom, Mary'yi ikna etme şansı olan tek kişidir.Tom is the only person that has any chance to persuade Mary.
Tom Mary'nin tanıdığı operadan hoşlanan tek kişi.Tom is the only person Mary knows who enjoys opera.
Tom Mary'den daha kısadır.Tom is shorter than Mary.
Tom Mary'den daha kısa boylu.Tom is shorter than Mary.
Tom Mary'nin kısa zamanda geri gelmesini umuyor.Tom expects Mary to come back soon.
Tom Mary'ye onun partisine kaç kişini geldiğini sordu.Tom asked Mary how many people had come to her party.
Tom Mary'ye birçok kişisel soru sordu.Tom asked Mary a lot of personal questions.
Tom daha kısa sürede Mary'ye söylemediği için özür diledi.Tom apologized for not having told Mary sooner.
Kişisel bir şey değil.It's nothing personal.
Kayak maskeleri takan iki kişi bankaya girdi.Two men wearing ski masks entered the bank.
Daha kısa sürede cevap vermediğim için üzgünüm.I'm sorry I didn't answer sooner.
Tom günün daha iyi bir kısmı boyunca rapor üzerinde çalıştı.Tom worked on the report for the better part of the day.
Mary'ye gerçeği söylemesi için Tom kışkırtıldı.Tom was tempted to tell Mary the truth.
Geçen kış Tom buzda kaydı ve kalçasını kırdı.Tom slipped on ice and broke his hip last winter.
Tom Boston'un o kısmında asla bulunmadı.Tom had never been in that part of Boston before.
Tom yatağına yığıldı ve kısa sürede hızlıca uyudu.Tom flopped onto his bed and was soon fast asleep.
Tom 2.30'da vardı, Mary kısa bir süre sonra vardı.Tom arrived at 2:30 and Mary arrived a short time later.
Tango yapmak iki kişi gerektirir.It takes two to tango.
Tom dürüst bir kişi olduğu için, onu severim.Since Tom is an honest person, I like him.
Burada kısa süre dinlenelim. Bacaklarım yorgun ve ben daha fazla yürüyemiyorum.Let's take a short rest here. My legs are tired and I can't walk any more.
Çalışmak zorunda olan tek kişi Tom değildir. Ben de çalışmak zorundayım.Tom isn't the only one who has to study. I have to study as well.
Kış yakında geliyor.Winter is coming soon.
Kırk kişi katıldı.Forty people attended.
kırk kişi katıldıForty people attended.