kış ile cümle
kış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu zehirin bir damlası 160 kişiyi öldürmek için yeterlidir.One drop of this poison is enough to kill 160 people.
Dürüst olmak gerekirse, ben dünyada en doğru kişi değilim.Honestly, I am not the most accurate person on earth.
Kısa sürede onunla buluşmaya gideceğim.I'll go meet him soon.
O, bizim köpeği besleyen kişidir.She is the one who feeds our dog.
Birçok ağaçlar kış mevsiminde yapraklarını kaybederler.Many trees lose their leaves in the winter.
Kışın, günler daha kısadır.In the winter, days are shorter.
Çilekler kışın pahalıdır.Strawberries are expensive in the winter.
Çilek kışın yüksek fiyata satılıyor.Strawberries sell for a high price in the winter.
Kışın o dağa tırmanmak aptalca olurdu.It would be stupid to climb that mountain in the winter.
Benim odam güneye baktığı için, kışın bile çok soğuk değil.Since my room faces south, it isn't so cold even in the winter.
Buradaki iklim çok yumuşak olduğu için burada kışın bile nadiren kar yağar.Since the climate here is very mild, it seldom snows here even in the winter.
Kışın sık sık üşütürüm.I often catch colds in the winter.
Kış mevsiminde çok sayıda yangın vardır.There are a lot of fires in the winter.
Kış aylarında paltosuz yapamam.I can't do without a coat in the winter.
Kışın böyle yüksek bir dağa tırmanmamalısın.You shouldn't climb such a high mountain in the winter.
Kışın öyle yüksek bir dağa tırmanmasaydın iyi olurdu.It would be better if you didn't climb such a high mountain in the winter.
Yeni kocasının kötü bir kişi olduğu ortaya çıktı.Her new husband turned out to be a bad person.
En sevdiğin kış içeceğin hangisi?What's your favorite cold weather drink?
Kışın favori içeceğin nedir?What's your favorite drink in the winter?
O filmin favori kısmı nedir?What's your favorite part of that movie?
Favori kış etkinliğin nedir?What's your favorite winter activity?
Favori kış yiyeceğin nedir?What's your favorite winter food?
Favori kış sporun nedir?What's your favorite winter sport?
Tavuğun en sevdiğin kısmı hangisi?What's your favorite part of the chicken?
Gözde tarihi kişin kim?Who's your favorite historical person?
Yemek pişirecek favori kişin kimdir.Who's your favorite person to cook for?
Takılmak için favori kişin kim?Who's your favorite person to hang out with?
Eğer çalışırsan gelecekte önemli bir kişi olacaksın.If you study, you'll become an important person in the future.
O, zalim bir kişidir.He is a cruel person.
Silgini kısa süreliğine ödünç alabilir miyim?Can I borrow your rubber for a moment?
Koreliler kişniş sevmezler.Koreans don't like coriander.
Luna güvenilir bir kişi.Luna is a reliable person.
Bir yıl içinde dört mevsim vardır - ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış.There are four seasons in a year - spring, summer, fall, and winter.
Kısa sürede vize almak imkansız olacak.It'll be impossible to get a visa on short notice.
Kısa sürede konuşma yapmak zorunda kaldım.I had to make a speech on short notice.
Bu kişi senin kölen, değil mi?This person is your slave, right?
Şu kişiler kim?Who are those people?
Yaklaşık 1.000 kişi vardı.There were about 1,000 people.
Yaklaşık bin kişi vardı.There were about a thousand people.
Ankara'da, tüm mevsimler kış gibi.In Ankara, all the seasons are like winter.
Onların kültür değerleri, otorite konumundaki kişilere itaat etmektir.Their culture values obedience to those in positions of authority.
Ortalama bir kişi bir dakikada kaç kez göz kırpar?How many times a minute does the average person blink?
Ben kıskanç kadınlardan nefret ederim.I hate jealous women.
Partime o kadar çok kişinin geleceğini asla düşünmedim.I never imagined so many people would come to my party.
Elimden geldiğince kısa sürede bir iş bulmayı düşünüyorum.I plan to get a job as soon as I can.
Elimden geldiğince kısa sürede Boston'dan ayrılmayı düşünüyorum.I plan to leave Boston as soon as I can.
Elinden geldiğince kısa sürede bunun hakkında gidip bir doktorla görüşmeni öneririm.I suggest that you go and see a doctor about this as soon as you can.
Planlarımın bir kopyasını en kısa sürede size göndereceğim.I will send you a copy of my plans as soon as I can.
Elimden geldiğince kısa sürede sana bu resmin bir kopyasını göndereceğim.I will send you a copy of this picture as soon as I can.
Elimden geldiğince kısa sürede orada olacağım.I'll be there as soon as I can.
Elimden geldiğince kısa sürede tekrar arayacağım.I'll call back as soon as I can.
Elimden geldiği kadar kısa sürede onu teslim edeceğim.I'll deliver it as soon as I can.
Elimden geldiğince kısa sürede dışarı çıkacağım ve bir tane alacağım.I'll go out and buy one as soon as I can.
Eliimden geldiğince kısa sürede size geri ödeyeceğim.I'll pay you back as soon as I can.
Konuşmam gereken kişilerin bir listesini yaptım.I've made a list of people I need to talk to.
Kısa sürede yiyecek bir şey almazsak, hepimiz açlıktan öleceğiz.If we don't get something to eat soon, we'll all starve to death.
Kış burada kalmak gibi görünüyor.It looks like winter is here to stay.
Sana hikayenin benimle ilgili kısmını anlatayım.Let me tell you my side of the story.
Birçok kişi antika arabaların pahalı olduğunu düşünüyor.Many people think that antique cars are overpriced.
Çoğu kişi cinayeti yanlış düşünüyor.Most people consider murder wrong.