kışın ile cümle
kışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir kişinin konuşma tarzından nereli olduğunu genellikle söyleyebilirsin.You can often tell where a person comes from by the way he speaks.
Tom buna başlayan kişinin sen olduğunu biliyor.Tom knows you're the one that started this.
Kışın kar yağar.In winter it snows.
Gördüğün kişinin Tom olduğundan emin misin?Are you sure the person you saw was Tom?
Sokakta gördüğüm kişinin özel dedektif olduğunu düşünüyorum.I think the person I saw in the alley is a private investigator.
Sana gitarı nasıl çalacağını öğreten kişinin Tom olduğunu unuttum.I forgot Tom was the one who taught you how to play the guitar.
Soruna sebep olan kişinin ben olduğumu mu iddia ediyorsun?Are you suggesting I was the one who caused the problem?
Yangını başlatan kişinin ben olduğumu mu ileri sürüyorsun?Are you suggesting that I was the one who started the fire?
Sen hala bunu yapan kişinin Tom olduğuna inanıyor musun?Are you still convinced Tom was the one who did it?
Tom sana teşekkür eden tek kişinin ben olduğumu söyledi.Tom said I was the only one who said thank you.
Bilet satın almak için yeterli parası olmayan tek kişinin Tom olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is the only one who doesn't have enough money to buy a ticket.
Sana yardım edebilecek tek kişinin Tom olduğunu düşünüyorum.I think the only person who can help you is Tom.
Konuşman gereken kişinin Tom olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is the person you should be talking to.
O birçok kişinin düşündüğünden daha zor.It's harder than most people think.
Tom bunu yapan kişinin o olduğunu sana söyledi mi?Did Tom tell you he was the one who did this?
Tom bana hayatımı kurtaran kişinin sen olduğunu söyledi.They told me you were the one who saved my life.
Bize kavgayı başlatan kişinin sen olduğu söylendi.We've been told that you were the one who started the fight.
Bilmemiz gerekeni bize söyleyebilecek tek kişinin Tom olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom is the only one who can tell us what we need to know.
Kışın Chamonix'te çok kar vardır ve insanlar orada kayak yapmaya giderler.There is a lot of snow in Chamonix in the winter and people go skiing there.
Kar, kışın gelişini gösterir.Snow indicates the arrival of winter.
Bizimle birlikte kaç kişinin gitmeyi planladığını öğrenmemiz gerekiyor.We need to find out how many people are planning to go with us.
Biz genellikle yazın kışın olduğundan daha yoğunuz.We're usually busier in the summer than in the winter.
Bu bir kişinin taşıması için sadece çok büyük.This is just too big for one person to carry.
Kuşlar kışın güneye uçarlar.Birds fly south in the winter.
Kışın sık sık kayak yapmaya giderdim.I used to often go skiing in the winter.
Kışın kayak yapmaya giderdim.I used to go skiing in the winter.
Onlar her zaman kışın kayak yapmaya gider.They always go skiing in the winter.
Kışın burada çok kar alırız.We get a lot of snow here in the winter.
Kışın burada çok karımız var.We have a lot of snow here in the winter.
Bu kuşlar kışın Kuzey Afrika'ya göç ederler.These birds migrate to North Africa in the winter.
O, kışın Fuji Dağına tırmanan ilk adamdı.He was the first man to climb Mt. Fuji in the winter.
Babam kışın bile saat altıda kalkmayı kural haline getirir.My father makes it a rule to get up at six, even in the winter.
Bunu yapan kişinin ben olduğumu düşünüyor musun?Do you think I'm the one who did this?
O savaşta kaç kişinin öldüğünü kimse bilmiyor.No one knows how many people died in that battle.
Müziğin sesini kısın.Turn the music down.
Hiç kimse bunu yapan kişinin sen olduğunu düşünmüyor.Nobody thinks you're the one who did it.
Bunu yapan kişinin Tom olduğuna dair aklımda hiçbir şüphe yok.There's no doubt in my mind that Tom was the one who did it.
Şimdi onlar Mary'yi öldüren kişinin Tom olduğunu söylüyor.Now they're saying Tom is the one who killed Mary.
Kışın, her zaman yün çoraplar giyerek yatarım.In winter, I always go to bed wearing woolen socks.
Kışın, ben her zaman yün çorapla uyurum.In winter, I always sleep with wool socks on.
Aynı dert kişinin başına iki kez gelmez.Lightning never strikes twice in the same place.
Camı kıran kişinin Tom olduğunu mu söylüyorsun?Are you saying Tom was the one who broke the window?
Bunu yapan kişinin ben olmadığımı nereden biliyorsun?How do you know I'm not the one who did it?
Kışın gece erken düşer.In winter night falls early.
Özür dilemesi gereken kişinin Tom olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is the one who needs to apologize.
Yardıma ihtiyacı olan kişinin Tom olduğunu düşünmüyorum.I don't think Tom is the one who needs help.
Aradığınız kişinin ben olduğumu sanmıyorum.I don't think I'm the person you're looking for.
Aradığınız kişinin ben olmadığıma eminim.I'm sure I'm not the person you're looking for.
Bu raporu yazan kişinin Tom olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is the one who wrote this report.
Tiyatroda çok uzun bir kişinin arkasında oturdum.I sat behind a very tall person at the theater.
Kışın Idaho'da hava soğuktur.It's cold in Idaho in the winter.
Ben çocukken, bana tereyağının kişinin sağlığı için kötü olduğu söylenirdi.When I was a kid, I was told that butter is bad for one's health.
Bir kişinin hayatını kurtardığı için methedildi.She was praised for saving a person's life.
Hayal olmadan, kişinin zihni bir hapishane gibidir.Without imagination, one's mind is like a prison.
Tom'un bisikletini çalan kişinin sen olduğunu hem sen hem de ben biliyoruz.You and I both know you were the one who stole Tom's bicycle.
Sen ve ben her ikimizde camı kıran kişinin sen olduğunu biliyoruz.You and I both know you were the one who broke the window.
Sen bana, Tom'a saldıran tek kişinin sen olduğunu mu söylüyorsun?Are you telling me you're the one who assaulted Tom?
Bana Tom'un evini yapmasına yardım eden kişinin sen olduğu söylendi.I was told you were the one who helped Tom build his house.
Tom kışın asla bizi ziyaret etmez.Tom never visits us in the winter.
Tom cüzdanını çalan kişinin Mary olduğundan hiç şüphelenmedi.Tom never suspected that Mary was the one who had stolen his wallet.