kışı ile cümle

kışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hiçbir akıllı kişi içki içip sonra araba sürmez.No intelligent person drinks and then drives.
Birçok kişi depremin sonucu olarak evsiz bırakıldı.Many people were left homeless as a result of the earthquake.
Deprem sonucunda birçok kişi evsiz kaldı.Many people were left homeless as a result of the earthquake.
Geç kalması kişisel özelliğidir.It's characteristic of him to be late.
Her kişinin kendi öğle yemeğini getirmesi beklenir.Every person is expected to bring their own lunch.
Öğle yemeğine on kişi davet ettik.We asked ten people to the luncheon.
Ben bir sabah kişisi değilim.I am not a morning person.
Kuşlar kışın güneye doğru uçarlar.Birds fly south in winter.
Arayan kişi bize adını vermeyi reddetti.The caller refused to give us his name.
Kışın gelmesi ile, dağlar yakında karla kaplı olacaktır.With winter coming on, the mountains will soon be covered with snow.
Kışın buraya nadiren kar yağar.It seldom snows here in winter.
Kışın hâlâ kuşkonmaz alabilirsiniz.You can still get asparagus in the winter.
Kışın yeleğimin üstüne ceket giyerim.In the winter I wear a coat on top of my vest.
Kışın böyle yüksek dağlara tırmanmasan iyi olur.You had better not climb such high mountains in winter.
Kışın çok kar var.We have a lot of snow in the winter.
Kışın evimize yakın küçük bir tepede kızakla kaymayı seviyorum.In the winter, I like to sled down the small hill close to our home.
Kışın çok kar yağar mı?Does it snow much in winter?
Genç bitkiler kışın saksıya dikilir.The young plants are potted during the winter.
Taze sebzeler kışın çok pahalıdır.Fresh vegetables are very dear in winter.
Hırsızlık yapan kişi cezalandırılmayı hak eder.A person who steals deserves punishment.
Çalan bir kişi cezayı hak eder.A person who steals deserves punishment.
Kışın bile burada az kar bulunur.We have little snow here even in the winter.
Burası yaz aylarında çok nemli olur. Öte yandan kışın çok kurak olur.It gets very humid here in the summer. In the winter, on the other hand, it gets very dry.
Diğer üç kişi özel övgü için seçildi.Three other people were singled out for special praise.
İki kişi konuşurken üçüncüye laf düşmez.Two's company, three's a crowd.
Japonya'nın kuzeyinde yaşayan insanlar kışın karda kayak yapmanın tadını çıkarır.The people who live in the north of Japan enjoy skiing in the winter in the snow.
Çiftçiler kışın da sıkı çalışır.Farmers work hard in the winter, too.
Onun iş için en iyi kişi olduğunu söylemeye gerek yok.It goes without saying that he's the best person for the job.
O varan ilk kişiydi.He was the first person to arrive.
İş için tek kişidir.He is the only person for the job.
O, birlikte kayak yapmaya gitmek istediğim son kişidir.He is the last person I would want to go skiing with.
Konseri birçok kişiyi çekti.His concert attracted many people.
Sam, yaptığı tüm hatalarına rağmen hâlâ çok sevimli bir kişidir.For all his faults, Sam is still a very likable person.
Onun konferansından sonra birkaç kişi alkışladı.A few people clapped after his lecture.
Onun romanları genç kişiler arasında ünlüdür.His novels are popular among young people.
Kişiliği babasına benziyor.His character resembles his father's.
Onun cenaze törenine pek çok kişi katıldı.A great many people attended his funeral.
O, kişileri sadece arkalarından eleştirebilir.He can only criticize people behind their backs.
O garip bir kişilik.He's a strange character.
Tuhaf bir kişilik.He's a strange character.
Tavşana kaç, tazıya tut diyen bir kişidir o.He runs with the hare and hunts with the hounds.
Aynı anda yedi kişiyi dinleyebilir.He could listen to seven people at once.
O bana ayıların kışı nasıl geçirdiği hususunda bölüm ve ayet verdi.He gave me chapter and verse on how bears pass the winter.
Bu yeni kanunun, özgürlüğünü kısıtlayacağını hissediyor.He feels this new law will restrict his freedom.
O, burada birçok kişiyi tanır.He is acquainted with many people here.
O samimi ve konuşması kolay bir kişi.He is a frank person and easy to talk to.
O, harika bir kişiliğe sahiptir.He has a wonderful personality.
O, iş için en doğru kişidir.He is just right for the job.
Deneyi tamamlayan ilk kişiydi.He was the first to carry out the experiment.
Onu yapabilecek tek kişidir.He is the only person that can do it.
Böyle bir şeyi yapacak son kişidir.He is the last man to do such a thing.
Ne şanslı bir kişi o!What a lucky person he is!
O oldukça aktif bir kişidir.He is rather an active person.
O çok samimi bir kişi.He is a very earnest person.
O, çok düşünceli bir kişidir.He is a very thoughtful person.
Diğerlerine ihanet edecek son kişi olurdu.He would be the last person to betray others.
O, çok bencil bir kişidir.He's a very selfish person.
O, sevimli bir kişidir.He is a lovable person.
Kişisel nedenlerden dolayı şirketten ayrıldı.He left the company on account of personal reasons.
O aktif bir kişidir.He is an active person.

İlgili Sayfalar