kışı ile cümle
kışı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çok dil bilen biri ters okuyabilen kişidir.A polyglot is someone who can read upside-down.
Bu salon 5,000 kişi alabilir.This hall can hold 5,000 people.
O, neşeli bir kişiliğe sahiptir.She has a cheerful personality.
Bir yüzyıl içinde kaç kişi yeryüzünde yaşıyor olacak?How many people will be living on Earth in one century?
Birçok kişi "loose" ve "lose" arasındaki farkı bilmiyor gibi görünüyor.It seems that many people don't know the difference between "loose" and "lose".
Ben kışın ona rastladım.I met her in the winter.
Üç yıl önce kışın onunla tanıştım.I met her in the winter three years ago.
Birkaç yıl önce kışın ona rastladım.I met her in the winter a number of years ago.
Onunla geçen yılın Kışında tanıştık.I met her in the winter of last year.
Az sayıda kişinin daktilosu var.Few people have typewriters.
Her pozisyon için doğru kişiyi bulmak zorundayız.We have to find the right person for each position.
Birçok kişi onun cenaze törenine katıldı.Many people attended his funeral.
Tom üzgündü çünkü partiye davet edilmeyen tek kişiydi.Tom was sad because he was the only one not invited to the party.
Selden sonra üç kişi kayıp.Three people are missing after the flood.
On kişi küçük bir odaya tıkıştırıldı.Ten people were packed into the small room.
İslama uyan bir kişi bir müslüman olarak bilinir.A person who follows Islam is known as a Muslim.
Mary güçlü bir kişiliğe sahiptir.Mary has a strong personality.
Dünya bugün en iyi kişisini kaybetti.The world lost its best person today.
Her kişi 7,000 dolar ödedi.Each person paid $7,000.
Burada kırk kişi için yeterli yer yok.There's not enough space here for 40 people.
Banyosu olan çift kişilik bir oda istiyoruz.We'd like a double room with bath.
Banyolu iki kişilik bir oda istiyoruz.We'd like a room for two with a bath.
Tutuklanan 23 kişiden dördü kaçtı.Of the 23 who were arrested, four escaped.
Kuzeyde, Kışın hava soğuktur.In the north, it's cold in the winter.
Annem her sabah ilk kalkan kişidir.My mother is the first one to get up every morning.
Kışın yemek odasını sıcak tuttu.She kept the dining room warm in the winter.
O olduğunu düşündüğün tür bir kişi değil.She is not the kind of person you think she is.
Bay Ito adında seni görmek isteyen bir kişi var.There's a person named Mr. Ito who wants to see you.
Köpeğimi kısırlaştırmak için elli dolar harcadım.I spent fifty dollars to get my dog spayed.
Miller adında bir kişi sizi görmek istiyor.A person named Miller wants to see you.
Otobüse elli kişi binebilir.Fifty people can ride on the bus.
O tür bir kişi kesinlikle başarısız olur.That kind of person will definitely fail.
Williams adında bir kişi dün seni görmek için geldi.A person named Williams came to see you yesterday.
Kışın sık sık kayak yapmaya gittik.We often went skiing in the winter.
Yaptığım ironiyi anlamayan tek kişi sensin.You're the only one who didn't understand the irony of what I said.
Bir kişi paradan daha değerlidir.A person is worth more than money.
Dünyada her yıl kaç kişinin açlıktan öldüğünü biliyor musun?Do you know how many people in the world starve to death every year?
Betty son varan kişiydi.Betty was the last to arrive.
Bu, onların arabayı çaldığını söylediği kişi.This is the person they say stole the car.
O, beklediğim kişidir.That's the person I've been waiting for.
Tom bu işi yapabilen tek kişi.Tom is the only person who can do this work.
Tom çok yoğun bir kişi.Tom is a very intense person.
Ben iyi bir kişiyim.I'm a good person.
Partine kaç kişi geldi?How many people came to your party?
Burada kaç kişi çalışıyor?How many people work here?
Gülen bir kişi mutludur.A person who laughs is happy.
Tom, dünyadaki en havalı kişidir.Tom is the coolest person in the world.
Soruşturma altında yalnızca bir kişi var.There's only one person under investigation.
İyi filmler kişinin ufuklarını genişletirler.Good films expand one's horizons.
Kişi kendinden bilir işi.It takes one to know one.
Bir sorunu tanımlayabilen kişi zaten onun yarısını çözmüştür.The one that is able to define a problem, already solved half of it.
O gözlerini açtığında onun gördüğü ilk kişi bendim.When she opened her eyes I was the first person she saw.
Lincoln önemli bir kişidir.Lincoln is an important person.
Tom dünyayı kurtarabilecek tek kişi.Tom is the only one who can save the world.
Tom ve Mary kurtulan yegane kişilerdi.Tom and Mary were the only survivors.
Titanik'in batışında 1490 ila 1635 kişi öldü.Between 1,490 and 1,635 people died in the sinking of the Titanic.
Tom bugün korkunç görünümlü yüzü olan bir kişi gördü.Tom saw a person with a scary looking face today.
Sevdiğim kişinin birlikte olduğu biri varmış.The one I adore is off the market.
O özellikle ilginç bir kişidir.She is a particularily interesting person.
Sadece 514 kişi uzayda bulundu.Only 514 people have been in space.