küt ile cümle
küt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Mary'nin patronu onun doğum günü için ona bir kutu şekerleme verdi.Mary's boss gave her a box of candy for her birthday.
Taşınıyorum, bu yüzden eşyalarım için kutulara ihtiyacım var.I'm moving, so I need boxes for my things.
Onlar senin ülkende Anneler günü kutlarlar mı?Do they celebrate Mother's Day in your native country?
Mary Yılbaşını ailesiyle kutlar.Mary celebrates New Year's Day with her family.
Onun doğum gününü kutlamak için ne yapıyorlar?What are they doing to celebrate her birthday?
Kutu bazı eski mücevherler içeriyor.The box contains some old jewelry.
Kutular hediyedir. Onların içinde ne var?The boxes are gifts. What do they contain?
Teneke kutuyu atmadan önce ezin.Crush the can before you throw it away.
Noel'i kutlamak bir gelenektir.It's a custom to celebrate Christmas.
Gelen kutusunda bir eposta mesajınız var.You have an e-mail message in your inbox.
Onların soyadı posta kutusunda yazılıdır.Their family name is written on their mailbox.
Bir kütüphane kitaplar için en iyi kaynaktır.A library is the best resource for books.
Kütüphanedeki sessizlik bir cep telefonunun çalmasıyla bozuldu.The silence in the library was disturbed by the ringing of a cell phone.
Lütfen çöpünü dışarıdaki çöp kutularına koy.Please put your waste in the bins outside.
O, kütüphanede annesine doğru koştu.He ran to his mother in the library.
Kütüphane şehrin merkezinde.The library is in the center of the city.
Kutlamalar muhteşem bir havai fişek gösterisi ile sonuçlandı.The celebrations culminated in a spectacular fireworks display.
Kış gündönümünü kutlayacağız.We'll have to celebrate the winter solstice.
Kütüphane kapanıyor.The library is closing.
Kütüphane kapatılıyor.The library is closing.
Yarın seni kütüphanede göreceğim.I'll see you at the library tomorrow.
Bütün çikolata kutusunun dışında kiraz likörleri onun gözdeleridir.The cherry cordials are her favorites out of the whole chocolate box.
Kütüphaneye gitti.He has gone to the library.
Bu kutu çeşitli çikolatalar içerir.This box contains assorted chocolates.
Bütün öğrenciler üniversite kütüphanesini kullanmakta serbesttirler.All students are free to use the university library.
Amerika'da her şehirde bir kütüphane vardır.There is a library in every city in America.
Bir kutu açabilir miyim?Can I open a can?
O boş bir kutuyla futbol oynuyordu.He was playing football with an empty can.
Evim kütüphanenin kuzeyinde.My house is north of the library.
Kutuyu nasıl açtın?How did you open the box?
Kutu bozulmuş.The box is rotten.
Kütüphaneye ne zaman gitmek istiyorsun?When do you want to go to the library?
Haydutlar kutsal kaseyi çaldılar.The bandits stole the Holy Grail.
O kutuyu korumasız bıraktı.He left the box unprotected.
Lincoln kutlamaların bittiğine memnundu.Lincoln was glad the celebrations were over.
Gazeteler büyük bir kutuda birbirine karıştırıldı.The papers were mixed together in a big box.
Amerika Birleşik Devletleri'nin kutlamak için birçok planları var.The United States has many plans to celebrate.
Tux Güney Kutbuna ait bir kuştur.Tux is an Antarctic bird.
Köpek, masanın altındaki kutudaydı.The dog was in the box under the table.
Kutunun içinde taze ekmek var mıydı?Was there fresh bread in the box?
İnekler Hindular için kutsal hayvanlardır.Cows are, for Hindus, sacred animals.
Ocak ayından beri kütüphanede çalışıyorum.I have been working in the library since January.
Kütüphanede çalışıyorum.I study at the library.
Bir kadın kütüphanede kitap okuyor.A woman is reading a book in the library.
Bu kütüphanede 50000'den fazla kitap var.There are more than 50,000 books in this library.
Onun kütüphanede 3.500 kitabı var ve onların çoğu ilk baskı.She has 3,500 books in her library and many of them are first editions.
Onun kütüphanesinin 3.500 kitabı var ve birçok birinci baskı içermektedir.Her library has 3,500 books and includes many first editions.
En sevdiğin kutu oyunu hangisi?What's your favorite board game?
Evdeki her şeyi yediğimizi düşünmüştüm, fakat bir kutu kraker daha buldum.I thought we had eaten everything in the house, but I found another box of crackers.
Kütüphanede çalışmayı denemek isteyebilirsin.You might want to try studying in the library.
Yalnızca kütüphanede çalışırım.I only study in the library.
Bilgisayar kütüphanededir.The computer is in the library.
Arkadaşlar ders çalışmak için kütüphaneye geri geliyorlar.Friends come back to the library to study.
Kütüphane kitaplarına yazı yazmayın.Don't write in library books.
Kütüphane kitaplarına yazı yazmamalısın.You shouldn't write in library books.
Seni kutlamak için uğrayamadım, çünkü acelem vardı.I could not stop by to greet you because I was in a hurry.
O kutunun içinde birçok kitap vardı.There were many books inside of that box.
O ünlü şair kütüphanesinde kendini öldürmeyi planlanmış.That famous poet planned on killing himself in his library.
O şair, kütüphanesinde intihar girişiminde bulunmuş.That poet attempted suicide in their library.
Ben kutuyu açtım. Boştu.I opened the box. It was empty.