Ana içeriğe geç
Sözlük

küt ile cümle

küt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Annesi özel bir okulda bir kütüphaneci olarak çalışmaktadır.His mother works as a librarian at a private school.
Tom bir kütüğe oturdu.Tom sat down on a log.
Kütüphanede gizli bir geçit buldum.I found a secret passage in the library.
Kütüphaneler bizim en değerli kaynaklarımızdan biridir.Libraries are one of our most valuable resources.
Troposfer tüm atmosfer kütlesinin dörtte üçünü içerir.The troposphere contains three-quarters of the mass of the entire atmosphere.
O yosunlu ağaç kütüğün üstüne oturdu.He sat on a mossy tree stump.
Bir sincap yosunlu kütüklerin üzerinde zıplıyordu.A squirrel is hopping over the mossy logs.
Kütük nehirden aşağıya doğru yüzdü.The log floated down the river.
Tom haftada iki ya da üç kez okul kütüphanesinde Mary ile buluşurTom meets Mary in the school library two or three times a week.
Üniversitemizin iyi bir kütüphanesi var.Our university has a good library.
Kütüphane penceresindeki eski kehaneti okudun mu?Have you ever read the old prophecy on the library window?
Ben Tom'u kütüphanede gördüm.I saw Tom at the library.
İkimiz de kütüphanedeydik.We were both in the library.
Tom zamanının çoğunu kütüphanede harcar.Tom spends most of his time in the library.
Mary zamanının çoğunu kütüphanede harcar.Mary spends most of her time at the library.
Kütüphaneler arzulu okuyucular için gerçek hazinelerdir.Libraries are real treasures for avid readers.
Biz kütüphanede birlikte çalıştık.We studied together in the library.
Tom kütüphanede.Tom is in the library.
Kütüphanede Fransızca olarak hiç kitap yok.There aren't any books in French in the library.
Kütüphanede Fransızca olarak herhangi bir kitap yok.There aren't any books in French in the library.
Kütüphanende kaç tane kitap var?How many books are in your library?
Arkadaşım çalışmak için kütüphaneye geliyor.My friend comes to the library to study.
Tom'u kütüphaneye bıraktım.I dropped Tom off at the library.
Kütüphaneden hiç kitap almadım.I didn't take any books from the library.
Kütüphane, her kitabın sadece birini tutar.The library keeps only one of each book.
Tom Mary'yi büyük bir kar kütlesine itti.Tom pushed Mary into the snow bank.
Evimin yanındaki kütüphane bütçe kesintileri yüzünden şimdi haftada yalnızca üç gün açık.The library near my house is now open only three days a week due to budget cutbacks.
Dün gece kütüphanede miydin?Were you at the library last night?
Tom'un kalbi küt küt atmaya başladı.Tom's heart began pounding.
Kalbim küt küt atmaya başladı.My heart began to pound.
Bir kütüphane kartı almak için ne yapmam gerekiyor?What do I have to do to get a library card?
Benim bir kütüphane kartım yok.I don't have a library card.
Kütüphane kartımı unuttum.I forgot my library card.
Nasıl bir kütüphane kartı alabilirim?How do I get a library card?
Bir kütüphane kartına ihtiyacım var.I need a library card.
Mary'nin, kütüphane kitaplarını iade etmesini bekleyemezdi.He couldn't wait for Mary to return her library books.
Tom ateşin üzerine daha fazla kütük koyarken, Mary uyudu.While Tom put more logs on the fire, Mary fell asleep.
Tom ve Mary birlikte kütüphanede çalışıyorlar.Tom and Mary are studying together in the library.
Kütüphanede çalışacağım.I'm going to study in the library.
Tom kütüphaneye gitmekten hoşlanır.Tom likes going to the library.
Tom kütüphaneye gitmekten hoşlanıyor.Tom likes to go to the library.
Kütüphane ne kadar uzakta?How far away is the library?
Bir kütüğe oturdum.I sat on a log.
Kütüphaneye ne zaman gideceksin?When are you going to the library?
Kütüphaneye gideceğini ne zaman söyledin?When did you say you would be going to the library?
Tom bütün sabah kütüphanenin önünde Mary'yi bekliyordu.Tom was waiting for Mary in front of the library all morning.
Tom bütün sabah kütüphanenin önünde Mary'yi bekledi.Tom waited for Mary in front of the library all morning.
Tom şu anda kütüphanede.Tom is at the library right now.
Bir kütüphaneye gitmem gerekiyor.I need to get to a library.
Kütüphane oldukça küçük.The library is pretty small.
Bu küçük bir kütüphane.It's a small library.
Bu çok büyük bir kütüphane.It's a huge library.
Tom şimdi kütüphanede.Tom is at the library now.
Bu kütüphanenin İngilizce olmayan kitapları yok.This library has no books that are not in English.
Bu kütüphanede İngilizce olmayan kitap yok.This library has no non-English books.
Bana en yakın kütüphanenin nerede olduğunu söyler misiniz?Could you please tell me where the closest library is?
Bu kütüphane, özellikle kör çocuklar için kitaplar içerir.This library contains books specifically for blind children.
Kent kütüphanesi, kör çocuklar için özel bir bölüme sahiptir.The city library has a special department for blind people.
Bütün öğleden sonrayı kütüphanede geçirdim.I spent all afternoon in the library.
Kütüphane boştu.The library was empty.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod