küt ile cümle

küt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu kutunun kapağı açılamaz.The lid of this box won't lift.
Bu kutuda ne varsa sana vereceğim.I will give you whatever is in this box.
Bu kutuyu nasıl açacağını biliyor musun?Do you know how to open this box?
Bu kutuda elmalar var.This box contains apples.
Bu kutu, beş elma içerir.This box contains five apples.
Bu kutu elmalarla doludur.This box is filled with apples.
Bu kutu, tüm bu kitaplar için yeterince büyük olmalı.This box must be large enough for all these books.
Bu kutu bir ton. İçinde ne var.This box weighs a ton. What's inside?
Bu kasaba büyük bir halk kütüphanesiyle övünür.This town boasts a large public library.
Geçen Pazar, Mary ve ben birlikte kütüphaneye gittik.Last Sunday, Mary and I went to the library together.
Bu kütüphanede çok sayıda kitap var.There are a great many books in this library.
Bu kütüphanenin büyük bir Çince kitap koleksiyonu var.This library has a large collection of Chinese books.
Bu kütüphanede bir sürü İngilizce kitap var.There are a lot of English books in this library.
Bu kütüphanede hiç İngilizce dergi var mı?Are there any English magazines in this library?
Bu kütüphanede elli binden fazla kaynak var.This library has over 50,000 volumes.
Bu kütüphaneden bir defada en çok üç kitap ödünç alabilirsiniz.At this library, you can borrow up to three books at a time.
Bu kutunun dışı yeşildir ama içi kırmızıdır.The outside of this box is green, but the inside is red.
Bu cadde boyunca bir yerde bir posta kutusu var.There is a mailbox somewhere along this street.
Bu, kutsal topraktır.This is holy ground.
Kütüphane buradan ne kadar uzakta?How far is it to the library from here?
Kate neredeyse doğum gününü hiç kutlamaz.Kate hardly ever celebrates her birthday.
Kumi bir kutu yaptı.Kumi made a box.
Kumi bir kutu yapmadı.Kumi did not make a box.
Dün kütüphanede Bill'i gördüm.I saw Bill in the library yesterday.
Affedersiniz ama o kutuyu benim için kaldırabilir misin?Excuse me but, would you kindly lift that box for me?
Aurora, kutup bölgelerindeki karakteristik bir olaydır.The aurora is a phenomenon characteristic of the polar regions.
İnekler Hindistan'daki birçok insan için kutsaldır.Cows are sacred to many people in India.
Bir sandalye yerine lütfen bu ahşap kutuyu kullan.Please use this wooden box in place of a chair.
Bir gün orada bir kutu buldum.One day I found a box there.
Amerika'da her kasabada bir kütüphane bulunmaktadır.Every town in America has a library.
Amerika'da her kasabanın bir kütüphanesi vardır.Every town in America has a library.
O kutu ahşaptan yapılmıştır.That box is made of wood.
O kutu bütün bu şeylerin sığması için çok küçük.That box is too small to hold all these things.
Şu kutu bundan daha büyüktür.That box is bigger than this one.
O yüksek binanın arkasında bir kütüphane var.There is a library at the back of that tall building.
Hangi kutuyu daha çok seversin?Which box do you like better?
Kuzey kutbu kırlangıcı denilen bir kuş duydun mu?Have you heard of a bird called the Arctic Tern?
Mektubunu posta kutusunda buldum.I found your letter in the mailbox.
Oradaki şu boş kutulara bak.Look at those empty cans there.
14 Şubat günü Amerikalılar St. Valentine gününü kutlar.On February 14 Americans celebrate St. Valentine's Day.
Sözleşme çantada, öyleyse kutlamak için dışarı çıkalım.The contract is in the bag, so let's go out and celebrate.
Polis kutuyu dikkatlice kaldırdı.The policeman lifted the box carefully.
Bugün bizim yıldönümü kutlamamız bu yüzden bunu özel bir akşam yemeği yapalım.Today is our anniversary so let's make this a special dinner.
Dün onuncu evlilik yıl dönümümüzü kutladık.We celebrated our tenth wedding anniversary yesterday.
Rahip yeni yapılan kiliseyi kutsadı.The priest blessed the newly built church.
Kütüphaneci kitapları konularına göre sınıflandırdı.The librarian classified the books according to subject.
Çocuk kutuda saklanıyordu.The child was hiding in the box.
Şehrin tüm vatandaşları şehir kütüphanesine erişebilir.All the citizens of the city have access to the city library.
Kutuyu açar açmaz bir kurbağa dışarı zıpladı.No sooner had I opened the box than a frog jumped out.
Onu gördüğümde kütüphanede oturuyordu.He was sitting in the library when I saw him.
Bizim güzel bir okul kütüphanemiz var.We have a nice school library.
Okul kütüphanemizin bir sürü kitabı var.Our school library has many books.
Okul kütüphanemiz küçük ama yeni.Our school library is small, but new.
Kütüphanede bir sürü İngilizce kitabımız var.We have a lot of English books in the library.
Şehrimizde bir kütüphane vardır.There is a library in our city.
Onun doğum gününü bir partiyle kutladık.We celebrated his birthday with a party.
Biz büyük bir kütüphanenin yakınında yaşıyoruz.We live near a big library.
Onun 70. doğum gününü kutlamada bir parti verdik.We gave a party in celebration of his 70th birthday.
Yeni yılı bir partiyle kutladık.We celebrated the New Year with a party.
Benim kutum seninkinin iki katı kadar ağırdır.My box is twice as heavy as yours.

İlgili Sayfalar