kütüphanesi ile cümle

kütüphanesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.بريوستر كان يقول أن مكتبة الكونغرس تعمل بحوالي عشرين تيرابايت.
Brewster, Amerikan Kongre Kütüphanesi'nin yaklaşık yirmi terabayt olduğunu söylemişti.だとすると毎秒国会図書館の半分が
Britanya KütüphanesiBiblioteca Britânica
Britanya KütüphanesiBiblioteka Brytyjska
Britanya KütüphanesiBrit Könyvtár
Britanya KütüphanesiBritská knihovna
Britanya KütüphanesiDe Britse bibliotheek
Britanya KütüphanesiLa Biblioteca Británica
Britanya KütüphanesiLa bibliothèque britannique (The British Library)
Britanya KütüphanesiNationalbibliothek Großbritannien
Britanya KütüphanesiThe British Library
Britanya KütüphanesiThe British Library
Britanya KütüphanesiThe British Library
Britanya KütüphanesiThe British Library
Britanya KütüphanesiБританская библиотека
Britanya KütüphanesiБританська Бібліотека
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Aceasta este o pictură aşezata în Biblioteca Countway de la Facultatea de Medicină Harvard.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Đây chính xác là 1 bức tranh được treo tại thư viện Countway , thuộc trường Y Havard
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Detta är faktiskt en målning som hänger på Countway Library vid Harvards medicinska avdelning.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Dette er faktisk et maleri der hænger i Countway Library ved Harvard Medical School.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Dieses Bild hängt in der Countway Library der medizinischen Fakultät Harvard.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Dit is een schilderij dat in de Countway bibliotheek hangt van de Harvard Medical School.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Esta es una pintura que se exhibe en la Librería Countway de la Escuela de Medicina de Harvard.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Isto é uma pintura que está pendurada na Biblioteca Countway na Escola de Medicina de Harvard.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.이것은 하버드 의과 대학의 카운트웨이 도서관에 있는 그림이죠.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Questo è un dipinto appeso alla Biblioteca Countway della Facoltà di Medicina di Harvard.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Tady toto je malba která visí v Countwayské knihovně na Harvardské škole medicíny.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Tämä maalaus on esillä Countway-kirjastossa Harvard Medical Schoolissa.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Ten obraz wisi w
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Voici ce qui est en fait un tableau accroché à la bibliothèque Countway de la faculté de médecine de Harvard.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Това всъщност е една картина, закачена в библиотеката "Каунтуей" в Медицинската школа в Харвард.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Ця картина висить у бібліотеці ім. Каунтвея при Гарвардській медичній школі.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.Это картина, которая висит в библиотеке Кэунтвэй Гарвардской медицинской школы.
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.והוא מראה את הפעם הראשונה בה הושתל איבר בחזית, אתם רואים, למעשה, את ג'ו מאריי
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.في الواقع هذه لوحة معلقة في مكتبة كاونت واي بمدرسة الطب جامعة هارفرد
Bu aslında Harvard Tıp Fakültesi Countway Kütüphanesi'nde asılı duran bir resim.図書館に飾ってある絵画です 初めての臓器移植の様子が描かれています
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Bola to moja verzia tých hodín, ktoré starý otec trávil vo svojej knižnici.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Byla to má verze dědečkových denních hodin o samotě v jeho knihovně.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.C'était ma version des heures que mon grand-père passait seul dans sa bibliothèque.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Det var min version af min bedstefars daglige timer alene i hans bibliotek.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Det var min version av min farfars timmar av ensamhet i hans bibliotek.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Dit was mijn versie van de uren die mijn opa alleen in zijn bibliotheek doorbracht.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Đó là phiên bản của tôi về khoảng thời gian ông tôi ở một mình trong thư viện của mình.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Era a minha versão das horas que o meu avô passava sozinho na biblioteca.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Era la mia versione delle ore che mio nonno trascorreva solo in biblioteca.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Era versiunea mea a bunicului meu care petrecea ore întregi în biblioteca sa.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Es war meine Version der Stunden, die mein Großvater allein in seiner Bibliothek verbrachte.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Ez az én verzióm nagyapám magányos könytárban töltött óráira.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Fue mi versión de las horas que pasó mi abuelo solo en su biblioteca.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Itu adalah versi saya dari berjam-jam dan berhari-hari dengan kesendirian kakek dalam perpustakaannya.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.이 책은 제 할아버지가 서재에서 보내신 외로운 시간의 제 버전입니다.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Ne olivat minun versioni isoisäni yksinäisistä tunneista kirjastossa.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.To była moja wersja godzin spędzonych samotnie przez dziadka w bibliotece.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.To je bila moja verzija dedkovih samotnih ur v knjižnici.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Ήταν η δική μου εκδοχή των ωρών που ο παππούς μου περνούσε μόνος του στη βιβλιοθήκη.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Това беше моята версия на ежедневните часове, които дядо ми прекарваше в неговата библиотека.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Це стало моїм варіантом дідусевої години насамоті в його бібліотеці.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.Я, так же как и дедушка, сидела одна, обложившись книгами.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.זו היתה גרסתי לשעות הרבות שסבי בילה מידי יום לבד, בספריה שבביתו.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.كانت تلك نسختي للساعات التي يقضيها جدي وحيدا ف مكتبته.

İlgili Sayfalar