Tom bütün gece ve ertesi günün çoğunu bir kütük gibi uyudu.Tom slept like a log all night and most of the next day.
Tom dün gece kütük gibi uyudu.Tom slept like a log last night.
Kütük gibi uyudum.I slept like a log.
O, kütük gibi kıvılcım(lar) saçar.It will throw out sparks as logs of wood
Eskiden örme sepet ya da oyma kütük gibi malzemeden yapılmış kara kovan denilen kovanlar kullanılmaktaydı.Antiguamente se utilizaban lonas de algodón tratadas con alquitrán o cera.
Kütük gibi durma, not almaya başla.Nu sta acolo ca un butuc, începe să iei notiţe!
Tom dün gece kütük gibi uyudu.Viime yönä Tom nukkui kuin tukki.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Banyak orang berkeliaran membawa ponsel yang terlihat seperti batu bata, dan, bau ikan tercium di pelabuhan.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Iedereen liep rond met mobiele telefoons zo groot als bakstenen, terwijl de stinkende vis in de haven lag.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.모두가 벽돌처럼 생긴 휴대전화와 항구로 들어오는 생선을 갖고 돌아다녔죠.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Mindenki tégla méretű mobilokkal sétálgatott, miközben halaktól bűzlött a kikötő.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Všichni tam tak postávali s mobily, které vypadaly jako cihly a kolem
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Während viele mit ziegelsteingroßen Handys herumliefen kam der stinkende Fisch unten im Hafen an.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Всі шарились навколо з мобільними телефонами, які виглядали як цеглини, а дещо вонюча риба була у порту.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.Люди ходили здесь, с мобильными телефонами размером с кирпич, и здесь же - вонючая рыба доставляемая из порта.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.והרחובות המובילים מעלה מהם לצ'יפסייד, שהיה השוק הראשי היו גם שווקי דגנים.
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.الجميع كانوا يتجولون و معهم هواتف نقالة تشبه الطوب, و نوع من الأسماك ذات رائحة في الميناء
Herkes etrafta kütük gibi cep telefonları ile yürüyor, ve oldukça ağır kokan balıklarla ilgileniyorlardı.レンガのように見える大きさの携帯電話を持っていたときでさえ 港には魚の臭いがただよっていたのです これは都市の食料に関する別の一面でもあります