Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Este tenía una malformación en un pulmón y murió a los 10 minutos, pero Alberto tenía la seguridad de que
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Ten miał niewykształcone płuca i zmarł po 10 minutach.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.Тот детёныш родился с недоразвитым лёгким, и он умер 10 минут спустя.
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.לפרט זה היו עיוותים בריאות והיא מתה לאחר 10 דקות,
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.فقد ولد بعيب في شكل الرئةمات على إثره بعد 10 دقائق من ولادته،
Buradakinin kusurlu bir ciğeri vardı ve 10 dakika içerisinde öldü.しかしアルベルトはクローン技術の
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Ceea ce avem este, într-un fel, o furtună pozitivă perfectă.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Ce qu'on a, d'une certaine façon, c'est une tempête positive.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.De certo modo, temos uma tempestade positiva perfeita.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Er is een ware storm van ontwikkelingen.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.지금 우리가 지니고 있는건 매우 긍정적인 방향으로의 변화입니다.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Lo que tenemos es, en cierto modo, una tormenta positiva perfecta.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Mert most értük el a kritikus tömeget.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Perché si è verificata la 'tempesta perfetta', in senso positivo.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Was wir haben ist, sozusagen, ein perfekter positiver Sturm.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.W pewien sposób mamy idealną, pozytywna burzę.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.Онова, което имаме, в известен смисъл е една съвършена позитивна буря.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.מה שיש לנו, בעצם, היא סערה טכנולוגית מושלמת .
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.ما لدينا يمثل، بطريقة ما، عاصفة مثالية ايجابية.
Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında.これが利用者主体の健康管理を築くのです
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Cậu ta đến từ Busan, nên có hơi cộc lốc.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Dia berasal dari Busan, makanya dia sedikit kaku.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.E' di Busan, quindi é un pò rude.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.E din Busan , e putin mai taciturn.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Er ist von Busan, deshalb ist er ein bisschen zurückhaltend.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Fant je iz Busana, zato je nekoliko zadržan.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Han är från BUsan, så han är lite kort i ton.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Hij komt uit Busan , dus is hij een beetje kortaf .
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Il vient de Busan, donc il est un peu laconique.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.On jest z Busan, dlatego jest trochę lakoniczny.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Είναι από το Μπουσάν, γι'αυτό είναι λιγάκι απότομος.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.Он из Пусана, так что немного молчаливый.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın., הוא לא מדבר הרבה
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.وهو من بوسان ، لذلك فهو قليلا حذر.
Busan'lıdır. O sebepten biraz yontulmamış olmasının kusuruna bakmayın.ああはい。
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.Ainsi, vous pourrez vous assurer que vous ne serez pas tenu responsable de défauts que vous n’avez pas causés.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.Así se asegura de que no se le pidan responsabilidades por desperfectos que no haya causado.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.Näin varmistat, että et joudu vastuuseen vioista, joita et ole aiheuttanut.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.På så sätt säkerställer du att du inte ställs ansvarig för fel som du inte har orsakat.
Bu şekilde sebep olmadığınız kusurlardan sorumlu tutulmayacağınızdan emin olabilirsiniz.بذلك تتأكد من أنك لن تكون مسؤولاً عن الاعطاب التي لم تتسبب بها.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.이 과학에 다른 점이 있다면, 과거 300년 이상 연구했던 수학에 기반을 둔 과학보다 더 일반적이라는 것이죠.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.Deze wetenschap is anders, algemener dan de op wiskunde gebaseerde wetenschap van de afgelopen 300 jaar.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.Ez a tudomány másfajta, általánosabb érvényű, mint a matematikai alapú tudományunk az utóbbi 300 év során.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.Ta nauka jest inna, bardziej ogólna, niż nauka bazująca na matematyce, którą mamy od ostatnich 300 lat.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.Тази наука е различна, по-обща от онези с математическата основа, която познаваме последните 300 години насам.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.Эта другая наука, - более общая, чем основанные на математике науки, развивавшиеся за последние 300 лет
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.מדע זה הוא שונה, כללי יותר מאשר מדע מבוסס מתמטיקה שהיה לנו במשך 300 ומשהו שנים אחרונות.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.هذه العلم مختلف، أكثر عمومًا، من العلوم المعتمدة على الرياضيات التي نعرفها في 300 عام مضت.
Bu son 300 küsür yıldır kullandığımız matematik bazlı bilimden farklı, daha genel bir bilimdir.この300年我々の使ってきた 数学に基づく科学より もっと一般的なのです 一体どうやって自然は
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.온 이스라엘 가운데 압살롬 같이 아름다움으로 크게 칭찬 받는 자가 없었으니 저는 발바닥부터 정수리까지 흠이 없음이라
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.וכאבשלום לא היה איש יפה בכל ישראל להלל מאד מכף רגלו ועד קדקדו לא היה בו מום׃
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.ولم يكن في كل اسرائيل رجل جميل وممدوح جدا كابشالوم من باطن قدمه حتى هامته لم يكن فيه عيب.
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.以 色 列 全 地 之 中 、 無 人 像 押 沙 龍 那 樣 俊 美 、 得 人 的 稱 讚 . 從 腳 底 到 頭 頂 、 毫 無 瑕 疵
Bütün İsrailde Avşalom kadar yakışıklılığı için övülen kimse yoktu; tepeden tırnağa kusursuz biriydi.以色列 全 地 之中 、 無人像 押 沙龍 那 樣 俊美 、 得 人 的 稱讚 . 從腳 底 到 頭頂 、 毫無 瑕疵
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Ce sont des défauts inconnus de tous au moment de la vente du bien.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.De är fel som ingen känner till.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Ne ovat vikoja, joista kukaan ei tiedä.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Son defectos de los que nadie tiene constancia.
Bu tür kusurlar, hiçkimsenin haberdar olmadığı kusurlardır.Такими являются дефекты, о которых никому не известно.
Bu yüzden kusura bakmayın ve size kendimi tanıtmama izin verin.Así que me disculpo, y me presento