Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. -이 사각형이 있는데요, 사각형의 한쪽 절반은 납으로 만들어져 있다고 칩시다.
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. -Máme tento čtverec. A řekněme, že polovina tohoto čtverce je z olova.
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. - -Mamy kwadrat, ale niech jego połowa będzie zrobiona z ołowiu.
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. - -Да кажем, че имаме този квадрат, но едната му половина е оловна. .
Diyelim ki çizdiğim bu karenin yarısı kurşundan yapılmış olsun. -אם היה לנו את הריבוע הזה, אך מחציתו עשוי מעופרת.
Diyelim ki o da plastik köpük olsun. Plastik köpük kurşundan daha hafiftir.E' fatta di polistirolo, che è più leggero del piombo.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.주기적으로, 연구원들은 원통형 얼음막대를 시추 드릴에서 뽑아냅니다. 마치 사냥꾼이
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Okresowo, wyciągają cylinder lodu, jak leśnicy zużytą łuskę z broni, z beczki przy wiertle.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Periodic, au extras un cilindru de gheaţă, ca vânătorii ce scot un cartuş folosit din ţeava unui burghiu.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Pravidelne vyťahujú valec ľadu, ako poľovníci nábojnicu z brokovnice, z hlavne vrtáku.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Theo chu kì, họ lấy ra một ống trụ băng, như trọng tài bắn súng lấy ra một ống đạn đã dùng hết từ ống khoan.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.Периодично изваждат цилиндър с лед, както ловните надзиратели изкарват отработените гилзи от цевта на сондата.
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.כל תקופה, הם מוציאים גליל של קרח, כמו ציידים שמוציאים תרמיל ריק של רובה
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.وهم وبصورة دورية يتم اخراج هذه الاسطوانات الثلجية كما يخرج رامي البندقية خرطوشة بندقيته
Düzenli olarak, bir buz silindirini çıkarıyorlar, avcıların kurşun kovanlarını silahtan boşaltması gibi.氷柱を取り出します ちょうど猟師が撃ち終わった散弾銃の薬莢を 銃身の中から取り出すように
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?Če ta izstrelek oziroma paket fotonov izstrelim v plastenko - kako se bodo fotoni razpršili v plastenki?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?Dacă luăm acest glonț de fotoni și-l țintim spre această sticlă, cum se vor împrăștia acești fotoni în sticlă?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?이제 그 총알과 이 광자 덩어리를 가지고 이 병에다 쏘아보면 광자 덩어리가 병에 부딪히면서 어떻게 부서질까요?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?Теперь возьмём эти фотоны, эту "пулю" и запустим её в эту бутылку. Как фотоны раздробятся в бутылке?
Eğer bu kurşunu, foton paketini alıp bu şişeye ateş ettiğimizde, bu fotonlar şişenin içinde nasıl davranacak?ボトルに打ち込んだら 光子はどんなふうに砕け散るでしょう スローモーションの光は どう見えるでしょう
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! não! ", disse Marta, sentada sobre os calcanhares entre seus pincéis cabo preto.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! nee! ", zei Martha, zittend op haar hakken onder haar zwarte leiden borstels.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! nein! ", sagte Martha, im Sitzen auf den Fersen unter ihrem schwarzen führen Bürsten.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! nej! ", sade Martha, sittande på hälarna bland hennes svarta leda borstar.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! nej! "sagde Martha og satte sig op i hælene på hende blandt hendes sorte bly pensler.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! nem! "mondta Márta, felült rá nyomában között a fekete ólom kefe.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Eh! όχι! ", δήλωσε η Μάρθα, κάθεται στις φτέρνες της, ανάμεσα σε μαύρες βούρτσες οδηγούν της.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."야! 안 돼! "마사는 그녀의 검은 리드 브러쉬 사이에 그녀의 힐에 앉아 말했다.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Nowt Oは'th'soart!"
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."Ех! не! ", каза Марта, седнал върху петите си сред нейните черни четки олово.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."אה! לא! "אמרה מרתה, יושב על העקבים שלה בקרב מברשות השחור שלה להוביל.
"Eh! hayır! "Martha onu siyah kurşun fırçalar arasında onun topuklar üzerinde otururken," dedi."إيه! لا! "وقالت مارتا ، الجلوس على منافستها بين فرش لها الرصاص الأسود.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Ar fi un film foarte plictisitor -- (Râsete) -- al unui glonț obișnuit în mișcare lentă.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Ce serait un film très ennuyeux, (Rires) d'une balle ordinaire qui se déplace lentement.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Das wäre ein sehr langweiliger Film - (Gelächter) - von einem langsamen, normalen Projektil in Bewegung.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Det blir en väldigt trist film - (Skratt) - om en långsam, helt vanlig kula.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Det vil være en utrolig kedelig film -- (Latter) -- af en langsom, almindelig kugle i bevægelse.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Đó sẽ là một bộ phim cực nhàm chán (Cười) về chuyển động chậm của đạn thường.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Film yang sangat membosankan -- (Tawa) -- dari gerakan peluru yang sangat lambat.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Het zou een erg saaie film worden — (Gelach) — van een langzame, gewone kogel in beweging.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.굉장히 지루한 비디오죠 --(웃음)-- 실제 총알의 느린 그림이면 말이죠.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Nagyon unalmas film lenne -- (Nevetés) -- egy lassú, közönséges lövedék mozgásáról.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Powolnego, zwykłego pocisku w ruchu.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Sarebbe un film molto noioso — (Risate) — di un lento, comune proiettile in movimento.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Sería una película muy aburrida (Risas) de una lenta bala en movimiento.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.To bi bil zelo dolgočasen posnetek (Smeh) počasnega, navadnega izstrelka v gibanju.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Довольно скучное кино. (Смех) Фильм о простой пуле в движении.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.Ще бъде много скучен филм - (Смях) - на бавен, обикновен куршум, който се движи.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.זה יהיה סרט משעמם במיוחד -- (צחוק) -- על קליע רגיל, שנע מאוד מאוד לאט.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.سيكون فيلما مملا للغاية — (ضحك) — لرصاصة عادية تتحرك ببطئ.
Eminim çok sıkıcı -- (Kahkahalar)-- ve sıradan bir kurşun videosu olacaktır.普通の弾丸がゆっくりと動いていくのです こんな静物の写真を撮ってみました
-Evet, hadi. Hadi! Tanklar sanki kurşunu üstlerine çekiyor.Estes jipes atraem baIas.
Evlerinde kurşun kaplama tesisat var mıydı?A házon belül vagy kívül van a WC?
Evlerinde kurşun kaplama tesisat var mıydı?Apakah air minum mereka berasal dari jaringan di dalam atau di luar rumah?
Evlerinde kurşun kaplama tesisat var mıydı?As casas tinham canalização interior ou exterior?
Evlerinde kurşun kaplama tesisat var mıydı?Avaient-ils une plomberie intérieure ou extérieure ?
Evlerinde kurşun kaplama tesisat var mıydı?Aveau grup sanitar interior sau exterior?
Evlerinde kurşun kaplama tesisat var mıydı?Chúng có hệ thống nước bên trong hay bên ngoài?
Evlerinde kurşun kaplama tesisat var mıydı?Hade de vatten och avlopp inomhus eller utanför bostaden?
Evlerinde kurşun kaplama tesisat var mıydı?In casa c'erano tubature interne o esterne?