Bu küpeleri büyük annemden aldım.I got these earrings from my grandmother.
Senin küpelerin neyden yapılmış?What are your earrings made of?
Küpelerini nerede çıkardın?Where did you take your earrings off?
Onlar benim küpelerim mi?Are those my earrings?
Onlar benim küpelerim.Those are my earrings.
Bunlar Mary'nin küpeleri.These are Mary's earrings.
Küpelerin muhteşem.Your earrings are gorgeous.
Bu küpeleri beğeniyor musun?Do you like these earrings?
Doğum günüm için bana verdiğin küpeleri taktım.I wore the earrings that you gave me for my birthday.
Mary küpelerini çıkardı.Mary took off her earrings.
Küpelerimden biri kayıp.One of my earrings is missing.
Mary küpelerini çıkardı ve onları şifoniyerinin üstündeki mücevher kutusuna koydu.Mary took her earrings off and put them in the jewelry box on her dresser.
Küpelerini seviyorum.I like your earrings.
Mary altın küpelerini taktı.Mary put on her gold earrings.
Senin küpelerine ne kadar değer biçti?What price did he quote you for the pair of earrings?
Küpelerimden birini kaybettim.I lost one of my earrings.
Mary'nin küpelerini fark ettin mi?Did you notice Mary's earrings?
Tom, Mary'ye istediği küpeleri alacağına söz verdi.Tom promised Mary he would buy her those earrings she wanted.
O küpeleri ne zaman aldın?When did you buy those earrings?
(Madame d...'nün Küpeleri) adıyla gösterime sunulmuştu.Called Ms. D. by her fans.
Bazılarının altın küpeleri vardır, bazıları kürk kaban veya yün palto giymektedir.Some of the women are topless, some wear leather or fanciful costumes.
Yani bunlar onun küpeleri degil.So those are not her pearl earrings.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.She's wearing his wife's pearl earring.
Bazılarının altın küpeleri vardır, bazıları kürk kaban veya yün palto giymektedir.Certaines vont nues, d’autres sont vêtues de cuir ou de fourrures.
Bir madalyonun sarktığı kalın altın bir bileziği, şık küpeleri ve boynunda siyah kurdelesi vardır.Sul capo presenta un maestoso copricapo, una collana di cadaveri al collo ed una lunga lingua.
Bunlar Mary'nin küpeleri.Это Машины серьги.
Sadece tokayı ve küpeleri çıkarın.Снимите только заколки и серьги.
Mary küpelerini çıkardı.Мері зняла сережки.
Özellikle büyükçe küpeleri ile dikkat çekmektedir.尤其她硕大的隆胸引人注目。
Herkesten putlarını ve küpelerini toplayıp Şekem yakınlarında bir fıstık ağacının altına gömdü.Ta ohverdas ning suitsutas ohvrikünkail ja kõrgendikel ja iga halja puu all.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.A-rôn đáp rằng: Hãy một những vòng vàng đeo nơi tai vợ, con trai và con gái các ngươi đi, rồi đem lại cho ta.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.아론이 그들에게 이르되 너희 아내와 자녀의 귀의 금고리를 빼어내게로 가져 오라
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.ויאמר אלהם אהרן פרקו נזמי הזהב אשר באזני נשיכם בניכם ובנתיכם והביאו אלי׃
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.فقال لهم هرون انزعوا اقراط الذهب التي في آذان نسائكم وبنيكم وبناتكم وأتوني بها.
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.亞 倫 對 他 們 說 、 你 們 去 摘 下 你 們 妻 子 兒 女 耳 上 的 金 環 、 拿 來 給 我
Harun, ‹‹Karılarınızın, oğullarınızın, kızlarınızın kulağındaki altın küpeleri çıkarıp bana getirin›› dedi.亞倫對 他 們說 、 你 們去 摘下 你 們 妻子 兒女 耳上 的 金環 、 拿來 給我
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.A lány a felesége fülbevalóját viseli.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Cô gái đeo hoa tai ngọc trai của vợ ông.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Dia memakai anting mutiara milik istrinya.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Ea poartă cerceii soţiei lui.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Ela está a usar o brinco de pérola da mulher dele.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Ella usaba los aretes de perlas de la esposa.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Elle porte la boucle d'oreille de sa femme.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Hon bär hans hustrus pärlörhänge.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Hun bærer hans kones perleørering.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.소녀는 부인의 진주 귀걸이를 한 상태로요.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Lei indossa l'orecchino di perla della moglie.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Ma na sobie kolczyk z perłą jego żony.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Ona má na sobě náušnici jeho ženy.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Sie trägt den Perlenohrring seiner Frau.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Zij draagt de parel van zijn vrouw.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Φοράει το μαργαριταρένιο σκουλαρίκι της γυναίκας του.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.На ней жемчужные серёжки его жены.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.На ній сережки його дружини.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.Тя носи обицата на съпругата му.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.היא עונדת את עגיל הפנינה של אשתו.
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.هي تلبس أقراط زوجته اللؤلؤية
Kız Vermeer'in eşinin küpelerini takıyor.彼女はかくも美しく 画家に恋し 悩んでいます
Yani bunlar onun küpeleri degil.Also sind dies nicht ihre Perlenohrringe.
Yani bunlar onun küpeleri degil.Así que no son suyos.