kültür ile cümle

kültür kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Huldufólklar, aynı zamanda Faroe Adaları kültüründe de yer alırlar.Puffins are culturally important in the Faroe Islands.
Türkiye ile Ukrayna'nın tarih boyunca tarihî, coğrafî ve kültürel yakınlıkları oldu.Turkey and Ukraine have a long chronology of historical, geographic, and cultural contact.
Köyün kültürü büyük ölçüde Ahıska TürkӀerinin kültürüne dayanmaktadır.In Turkey's village culture, the father's authority is strongly emphasized.
Bölüm genelinde ayrıca bir dizi başka kültürel göndermelere de yer verilmektedir.Due to the history, a special section will be dedicated to extinct cultures, as well.
Kentte kültür düzeyi yüksek ve kültürel çalışmalar son derece yoğundur.Change of culture in organizations is very important and inevitable.
Antik Kikladik kültürün merkezi.Egypt Centre Museum of Egyptian Antiquities.
Yemek kültürü de değişmiştir.Christianity, too, changed.
Aynı Yıl Kültür Bakanlığı Tiyatro Ödülünü kazandı.The same year, she won the Fylkeskulturprisen award.
O zamanlardan beri fil din, mitoloji, sembolizm ve popüler kültürün bir parçasıdır.Elephants have been depicted in mythology, symbolism and popular culture.
Her iki ırkın yemek kültürleri de etkilidir.The figures inside both types are also inflatables.
Kültür Komitesi Başkan Yardımcısı oldu.Toni became his assistant manager.
Roubaix, çok kültürlü ve kozmopolit bir şehirdir.Nairobi is a cosmopolitan and multicultural city.
Karşılıklı bağımlı benlik kurgusu görüşü, daha çok Japon ve diğer Asya kültürlerini yansıtmaktadır.IUJ provides a balanced education through the discovery of Japanese and other world cultures.
Anneleri kültürlü bir kadındı.Her mother was a revolutionary feminist.
Dil, bize kültürümüzü kazandıran ve dünya anlayışımızı kazandıran şeydir.Language is a vehicle through which we obtain our culture and our understandings of the world.
Çok uçta bir kültür.A very extreme culture.
Bizim kültürümüzde birine verilen isim önemlidir.And in my culture, giving a name to somebody means something.
Batı adetlerini, Batı kültürünü öğreniyordum ve 1971'de mezun oldum.I was learning Western ways, Western culture and I graduated in 1971.
Brezilya kültürüyle de çok uyumlu akışkan ve organik hoş bir şekli var --It's got a nice kind of flowing, organic form, very consistent with the Brazilian culture --
Bence iyi tasarım kültüre çok şey katar.I think good design adds to culture.
İnsanlara bu soruyu sorduğunuzda, genellikle kültürle ilgili bir açıklaması olduğunu düşünürler.When you ask people this question, they usually think that it has to be about culture.
Farklı yemekler, farklı kültürler, farklı sanat eserleri.They have different food, different culture, different art.
Kültürel, ulusal sevincimizi bulamıyoruz.Our cultural joy, our national joy is nowhere to be seen.
Kültürel Devrim sırasında Çin daha iyi durumdaydı.China was during the Cultural Revolution.
Kültürel Devrim sırasında bile kişi başına düşen gelir büyümesindeIt turns out even during the Cultural Revolution,
İnsanlar için bu sebepler çok geride kalmıştır. Aile ise günümüz kültürü tarafından yaratılmıştır.For humans those reasons are long past and the family is formed by the current culture.
Kültür aile fikrini değiştirdi, aile ise bir fikirden ibarettir.Culture has changed the idea of family, and family is just an idea.
Kültür, kadınlara belli roller yükler.So women are given a particular role in this culture.
"Aklı hiç yerinde olmayan" bir kültürde yaşıyoruz.We live in a very 'unsane' culture.
Kültürel durumları en fazla birer tören olarak görüp, gerçekliğe bağlı kalacaksın.At most you will accept cultural situations as some rituals, but remain aware of reality.
Ancak, savaş, silahlar, silah mülkiyeti hep bizim kültürümüzden beslenir.Well, war, guns, possession of guns are partly nurtured by our culture.
Bizler kültürlerimizi yansıtırız.We reflect our culture.
Bazen şekillendirilmiş kültürel beklentiler bile ediniyoruz.Sometimes, we even have these formalized cultural expectations.
Dolayısıyla, kimin suçlu olduğunu içinde yaşadığın kültür belirler.So what you call a criminal depends of the culture you live in.
Doğal güzellik veya sanatın tatı kültürler arasında kolayca gezinebilir.Taste for both natural beauty and for the arts travel across cultures with great ease.
Bu denli kültürel değil mi?Isn't that exhaustively cultural?
Şahit olduğumuz ilk kültürel değer değişimi "akıcı hayat" dediğimiz şeye doğru olan yönelim.The first cultural value shift that we see is this tendency toward something we call liquid life.
Bence vadiye insanlar geldikçe eşsiz kültürleri yok olmaya başlayacak.I think that their unique culture will become diluted as the valley's opened up.
Hint kültürü tecavüzle başa çıkmak için bir çok ilerici yöntemle dolu.Indian culture provides for several progressive methods to counter rape.
Ve sadece bu da değil, bunu belgeliyorum -- kendi kültürümün eksiklerini belgeliyorum.And not only that, I am documenting it -- documenting my own cultural shortcomings.
Brezilya ve Japonya'da, eşsiz kültür ve dilbilimsel nedenlerden ötürü.In Brazil and Japan, it's for unique cultural and linguistic reasons.
Görüyorum ki burası çok kültürlü.I noticed it's very multicultural.
Farklı kültürlerin karışımından olan bir aileden geliyorum.I come from a multicultural family.
Rock müziği, pop kültürünü ve amerikan kültürüne bayılıyorlar.They love rock music, pop culture, American culture.
Kültür Hareketi onun enerjisinden bir hayli faydalandý.The free culture movement has had a lot of his energy.
Bu çok önemli çünkü kitaplar kültürel mirasýmýz.It's really important because books are our cultural legacy.
İnsanlığın etrafındaki çok sayıda kültürde hikâye anlatmanın çokça kanıtı vardır.There's an ample evidence of storytelling in a multitude of cultures around mankind.
Bunlar finansal değerler değil; bu kültür.These aren't financial stats; this is culture.
Toplum ve kültürle ilgili ilginç birşey farkettim.I've noticed something interesting about society and culture.
Gelirleri, tepedeki bonus kültürü gelirlerini sınırlamamız gerekiyor.We've got to constrain income, the bonus culture incomes at the top.
Bir sebebi kültürümüzün gençliği bir takıntı haline getirmiş olması.Well, for one thing, we're a youth-obsessed culture.
Belki de bu sadece bir Ortadoğu kültürüdür ve zaman içinde İslam ile karıştırılmıştır.Maybe it's a Middle Eastern culture that became confused with Islam.
Bunlar kültürlerin üzerine işlendiği kavrayış dilimleridirler.And these are the slivers of insight upon which cultures have been forged.
Tüm insanlar sadece kültürel opsiyonlar, hayatın değişik görünüşleridirler.All peoples are simply cultural options, different visions of life itself.
Günümüzdeki Peru ve Güney Amerika'nın batı sahilindeki diğer kültürlerle de bağlantılı.It's related to other cultures within present-day Peru and along the west coast of South America.
Özgür kültür düşünün -- bu özgür yenilik.Think of free culture -- this is free innovation.
Daha karmaşık, kültürlü ve anlamlı bir hardal.A mustard of more sophistication and culture and meaning.
Domates sosunun kültürü ince olmasıydı.The culture of tomato sauce was thin.
Şimdi topluluğumuz içinde, belli bir kültür ortaya çıktı.Now within our community, a certain culture has appeared.
Tahatchabe, harika yol yapımı kültürü.The Tahatchabe, the great road building culture.

İlgili Sayfalar