Sanırım bir külah daha dondurma yiyeceğim.I think I will have one more ice cream cone.
Jane bir külah dondurma istedi.Jane wanted an ice cream cone.
O ünlü bir şarkıcı ile karşılaştığında külahını havaya attı.She was beside herself with joy when she met the famous singer.
Sen onu benim külahıma anlat!Tell it to the marines!
Tom gece silahlı gündüz külahlıydı.Tom was leading a double life.
Bir külahta iki kepçe dondurma istiyorum, lütfen.I'd like two scoops of ice cream in a cone, please.
Onun gece silahlı gündüz külahlı yaşadığını düşünüyor musun?Do you think he is leading a double life?
Dondurma külahları gofretten yapılır.Ice cream cones are made of wafer.
Bu donmuş ürünlerin tümü dondurma külahılarında, bardaklarda, sundae ve milkshake'lerde satılabilir.All of these frozen products may be sold in ice cream cones, cups, sundaes, and milkshakes.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.It had eight round-headed windows (one of them blind) decorated with carved keystones.
Külâh şeklinde ve içinde krema olan bir tatlıdır.It has a soft but crusty outside and creamy inside.
3 milyon tane külah sattım, külahın tanesi 1 TL.So let's say I sold 3 million widgets for $1.
Külahıma anlat!My ass!
Kanunları külahıma anlat sen!By the book my ass!
Küçük bir kil külahı her biri için kullanılmıştı.These alghoritms could be written onto paper.
Dondurma külahı GofretStühbusch Hutewald Schneitelung
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.Die etwa acht Arten kommen in Feuchtgebieten der gemäßigten bis subtropischen Zonen vor.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.Les voûtes sont divisées, en huit voûtains, par des ogives et des liernes.
1903 - İtalyan asıllı Amerikalı dondurma satıcısı Italo Marcioni, ilk dondurma külahının patentini aldı.1903 : le New-Yorkais d'origine italienne Italo Marchiony obtient un brevet pour le cornet à glace.
Başlarına bir külah üzerine fes, onun etrafına da saçaklı bir sargı sararak bu başlığı giyerlerdi.Violentamente le pusieron un cubo de hojalata sobre la cabeza.
Kimi zaman külah ucuna da faset atılabilir.Y alguna vez podría sentarlos en el banquillo.
Dondurma külahı GofretPaleta (helado) Sorbete Helado
Siyah bir maske üzerine yana eğik bir külah giyer ve tahtadan bir kılıç taşır.È ritratto in abito nero con una spada al fianco.
Şu ney çalan adamın kafasındaki başlığa külah deniyor.Тот головной убор, который надет на голову играющего мужчины, называется кулах.
Günümüzde külah denince akla şunlar geliyor.Когда мы говорим о кулахе в наши дни, то на ум приходит это.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.Вокруг Него пребывают восемь Шакти - восемь воплощений Лакшми - стоят они вокруг Него.
Mihrabın batısında bulunan, tepesi altıgen külahla örtülü minber de özenli bir ahşap işçiliğinin ürünüdür.المنبر الذي يعلوه مخروط سداسي يقع في الغرب من المحراب، وهو أيضا نتاج صنعة خشبية دقيقة .
Taç, kemer ve külah.Vermeulen, Weert en Alkmaar.
Dört katın üzeri ince sivri bir külah ile örtülmüştür.Hij ontwierp vier vleugels die om een ruim binnenplein werden geplaatst.
Külah da denen bu başlık deve tüyü renginde olur.Miąższ Tej barwy co kapelusz.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.I handloven finns åtta små ben som kan uppdelas i en övre (proximal) och en nedre (distal) rad.
Dondurma külahı Unilever ^ YouTubeDuga Nummersändare ^ YouTube
Dondurma külahı GofretШельфовий льодовик
Siyah bir maske üzerine yana eğik bir külah giyer ve tahtadan bir kılıç taşır.Přes jedno oko nosí černou pásku a kouří.
Peteğin üstü kurşun külâhlıdır.Felül a többi rész palaszürke.
Bu donmuş ürünlerin tümü dondurma külahılarında, bardaklarda, sundae ve milkshake'lerde satılabilir.Näitä kaikkia jäätuotteita myydään vohveleissa, kupeissa, sundaeina ja pirtelöinä.
Külah bölümünde 24 faset bulunur.Pohjaistukassa on 24 siemenaihetta.
1683 yılındaki bir yangında minare külahları tutuşarak zarar gördü.Tårnet brændte i 1683 efter lynnedslag.
Taç, kemer ve külah.Knop, stikk og spleis.
Dondurma külahı Unilever ^ YouTubeKabupaten Banyuwangi Pulo Merah ^ Youtube
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.この頃八紘一宇と云ふ言葉が少し使ひ過ぎられる傾きがある。
İç içe geçen iki külahtan yapılır.2つのビンの中に魚を入れる。
Külah bölümünde 24 faset bulunur.납지리속에는 42종의 종이 있다.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.불상이 서 있는 대좌(臺座)는 연꽃이 새겨진 8각이며, 하대에는 귀꽃이 높게 솟아 있다.
Bu yüzden savaşçılar, örme zincir külahlarının üzerine sert miğferler giyerlerdi.הלוחמים נהגו לענוד שרשרות עשויות משיני הקורבנות.
Dondurma külahı GofretХокей на лед
Kimi zaman külah ucuna da faset atılabilir.Понякога могат и да ходят докато уловят плячката.
1875 yılında bir fırtınada külahı devrilmiştir.1875 m. perstatytas vėjo apgadintas bokštas.
Pişekar dört renkli ve dört dilimli bir külahlı giyer; .Žiedus sudaro 4 taurėlapiai ir 4 spalvoti vainiklapiai.
Külah bölümünde 24 faset bulunur.Kokku on ränidioksiidil 17 polümorfset erimit.
3 milyon tane külah sattım, külahın tanesi 1 TL.300 万ドルの道具を生産するに
3 milyon tane külah sattım, külahın tanesi 1 TL.Řekněme, že jsem prodal 3 miliony věcí za 1 dolar.
Abin olay çýkarmasýn yine. Külahlarý deđiţiriz, ona göre.Ти първо ела довечера и покажи какво можеш.
Aşk mı? Külahıma anlat!사랑? 지랄하고 자빠졌네
Aşk mı? Külahıma anlat!أتحبها ؟ لن تخدعني
Kanunları külahıma anlat sen!Apanya yang buku !?
Kanunları külahıma anlat sen!원칙은 새끼야! 확 그냥!
Kanunları külahıma anlat sen!Procedimento minha pissa!
Kanunları külahıma anlat sen!¡Procedimiento las pelotas!
Kanunları külahıma anlat sen!Засунь свій закон, знаєш куди!..