Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.Prendiamo un leader in particolare, Raul Castro, leader di Cuba.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.Prenons un dirigeant en particulier, Raul Castro, qui gouverne Cuba.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.Să luăm un lider anume, Raoul Castro, lider în Cuba.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.Tomemos un líder específico, Raúl Castro, el líder de Cuba.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.Vezměme si konkrétního vůdce, Raula Castra, vůdce na Kubě.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.We nemen een bepaalde leider, Raul Castro, de leider van Cuba.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.Weźmy konkretnego lidera, Raula Castro, który jest przywódcą Kuby.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.Ας πάρουμε ένα συγκεκριμένο ηγέτη, το Ραούλ Κάστρο, που είναι ο ηγέτης της Κούβας.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.Візьмімо конкретного проводиря - кубинського лідера Рауля Кастро.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.Возьмём конкретного лидера, Рауля Кастро, лидера Кубы.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.Да вземем един конкретен лидер - Раул Кастро, лидерът на Куба.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.בואו ניקח מנהיג מסוים, ראול קסטרו, שהוא המנהיג של קובה.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.دعونا نلقي زعيم مميز ، راؤول كاسترو ، الذي هو قائد كوبا.
Belli bir lideri ele alalım, örneğin Küba'nın lideri Raul Castro.カストロにはこんなことが起きているはずです
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Ale ja dalej pisałam straszną poezję, a on nie wysadził tego budynku, tylko wyjechał na Kubę.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Dar am continuat să scriu poezii proaste, iar el nu a mai aruncat în aer acea clădire, dar a plecat în Cuba.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.De én tovább írkáltam pocsék verseimet, ő meg mégsem robbantott, inkább elment Kubába.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Ik bleef slechte poëzie schrijven, en hij blies het wiskundegebouw niet op, maar ging naar Cuba.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.그러나, 전 서투른 시를 계속 썼으며, 그는 수학과 건물을 폭파시키지 않았지만, 쿠바로 갔습니다.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Nhưng tôi tiếp tục viết thơ dở tệ, và anh ấy không làm nổ tòa nhà khoa toán, nhưng ấy đi Cuba.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Pero yo seguí escribiendo mala poesía, y él no hizo explotar el edificio de matemáticas, pero se fue a Cuba.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Но аз продължих да пиша лоша поезия, а той не взриви сградата на математическия факултет, но отиде в Куба.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.Но я продолжала писать плохие стихи, а он так и не взорвал математический корпус, он поехал на Кубу.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.אבל אני המשכתי לכתוב שירה גרועה והוא לא פוצץ את בניין המתמטיקה. אבל הוא נסע לקובה.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.ولكنني واصلت كتابة الشعر السيئ، وهو لم يتمكن من تفجير مبنى الرياضيات، ولكنه ذهب إلى كوبا.
Ben berbat şiirler yazmaya devam ettim, o ise matematik binasını havaya uçurmadı... ...ama Küba'ya gitti.キューバへ行ってしまいました でも彼にはお金をあげました
Bende var. Ama bunlar Küba purosu.Astea sunt cubaneze.
Bende var. Ama bunlar Küba purosu.الفريق غاريسون؟
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.오히려 브라질과 쿠바로 부터 설탕을 50,000 톤 수입해 옵니다.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.50 millió tonna cukrot importálunk Braziliából és Kubából.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Chúng tôi nhập khẩu 50.000 tấn đường từ Brazil và Cuba!
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Importam 50.000 de tone metrice din Brazilia si Cuba.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Importamos 50.000 toneladas de azúcar de Brasil y Cuba.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Importiamo 50.000 tonnellate di zucchero dal Brasile e da Cuba.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Importujemy 50 tys. ton cukru z Brazylii i Kuby.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Kami mengimpor 50,000 metrik ton gula dari Brasil dan Kuba.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.My naopak dovážíme 50 000 tun cukru z Brazílie a Kuby.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Nous importons 50 000 tonnes de sucre du Brésil et de Cuba.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.We importeren 50.000 ton suiker uit Brazilië en Cuba.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Wir importieren 50.000 metrischen Tonnen Zucker aus Brasilien und Kuba.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Εισάγουμε 50.000 τόνους ζάχαρης από τη Βραζιλία και την Κούβα.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Мы импортируем 50, 000 метрических тон сахара из Бразилии и Кубы.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.Ние внасяме 50,000 метрични тона захар от Бразилия и Куба.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.אנחנו מייבאים 50 אלף טון של סוכר מברזיל וקובה.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.نحن نستورد 50،000 طن متري من السكر من البرازيل وكوبا.
Brezilya ve Küba'dan 50.000 metrik ton şeker ithal ediyoruz.次に、条約内での牛肉プロトコルでは
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.Aceasta e Cuba şi aceasta e o jucărie zgomotoasa reciclată într-un clopoţel de bicicletă.
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.C'est à Cuba et c'est le recyclage d'un jouet qui couine en sonnette de vélo.
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.Das ist eine Regenjacke, die aus Reissäcken hergestellt wurde.
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.Dit is Cuba en dit is de recycling van een piepend speeltje tot fietsbel.
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.Ésta es Cuba, y éste es el reciclaje de un juguete chillón como timbre de bicicleta.
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.여기는 쿠바인데 이건 자전거 벨로 쓰이는 소리나는 재활용 장난감이죠
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.Questa è Cuba, e questo campanello da bici è ricavato da un gioco riciclato.
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.Εδώ είναι η Κούβα, και αυτό είναι η ανακύκλωση ενός τριζάτου παιχνιδιού σε κουδουνάκι ποδηλάτου.
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.Това е Куба, а това е рециклирането на писукаща играчка като велосипеден звънец.
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.זו קובה, וזה מחזור של צעצוע מצפצף כפעמון לאופניים,
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.هذه كوبا، وهذه هي إعادة تدوير لعبة حادة كجرس دراجة.
Bu Küba'dan bir örnek. Sesli bir oyuncak bisiklet zili olarak kullanılmış.こちらは 米袋で作ったレインコートです
Bundan birkaç yıl önce Şili'deki çocuk ölüm oranları Küba'dan daha düşüktü.Chilében néhány év múlva alacsonyabb lesz a gyermekhalandóság, mint Kubában.
Bundan birkaç yıl önce Şili'deki çocuk ölüm oranları Küba'dan daha düşüktü.Chile bude mať za niekoľko rokov nižšiu úmrtnosť ako Kuba.