Bu ne kötümserlik!What a pessimism!
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.But individuals with severe depression, they have a pessimistic bias.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.And today we have a kind of evangelical pessimism all around us.
Hakkında yazdığı diğer konuların arasında intihar ve, kendi anneannesinden esinlenmiş olarak, kötümserlik.Andere Themenbereiche über die er schreibt sind Suizid und – durch seine Großmutter inspiriert – Pessimismus.
İyimserlik KötümserlikEnvidia Complejo de superioridad
Kötümserlik çok yaygındı.L'usura era molto diffusa.
İyimserlik KötümserlikEccessiva onerosità
İyimserlik KötümserlikBenignidade Malignidade
İyimserlik KötümserlikOptimeringsproblem Komplexitetsteori
Kötümserlik çok yaygındı.Проте гончарство було широко розповсюджене.
Kötümserlik çok yaygındı.Ez egy gyakori félreértés.
Kötümserlik çok yaygındı.Η ανάφλεξη ήταν γενική.
İyimserlik Kötümserlik, 最適化問題
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Aber Individuen mit ernsthafter Depression haben einen Hang zum Pessimismus.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Ale lidé s těžkou depresí mají zálibu v pesimismu.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Ale osoby s ťažkou depresiou, zase trpia pesimistickým skreslením.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Dar indivizii cu depresie gravă au o prejudecată pesimistă.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.De a súlyosan depressziósak a pesszimizmus felé hajlanak.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.하지만 심한 우울증을 앓고 있는 사람들은 부정적인 편견을 가지고 있습니다.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Maar mensen met zware depressie hebben een pessimisme-tendens.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Mais les personnes souffrant de dépression sévère subissent le biais de pessimisme.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Mas as pessoas com uma depressão grave têm tendência para o pessimismo.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Men individer med svære depressioner, de har en pessimistisk tilbøjelighed.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Men människor med allvarliga depressioner, de har negativa förväntningar.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Mentre gli individui con una depressione grave hanno un'inclinazione al pessimismo.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Natomiast osoby z ciężką depresją mają nastawienie pesymistyczne.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Nhưng những cá nhân bị trầm uất nặng họ có khuynh hướng bi quan.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Sin embargo, las que sufren depresión severa, tienen una predisposición al pesimismo.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Αλλά τα άτομα με βαριά κατάθλιψη, αυτά έχουν απαισιόδοξες προκαταλήψεις.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Але індивіти з глибокою депресією мають песимістичну схильність.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Но у людей с тяжёлой депрессией наблюдается склонность к пессимизму.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.Но хората със силна депресия се отклоняват към песимизъм.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.אולם אנשים עם דכאון חמור, להם יש הטיית פסימיות.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.لكن الأشخاص الذين لديهم إحباط شديد، يملكون ميلاً للتشاؤم.
Ama ciddi depresyondaki kişilerin kötümserlik eğilimi var.悲観主義バイアスがあります 彼等は将来が
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.Aş mai vrea să vă mai spun că nu vedem doar dezastre şi prăpăd pe marea liberă.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.Co więcej chciałabym przekazać, że nie tylko widoki smutku i zniechęcenia czekają nas w tych głębinach.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.Lo que también me gustaría transmitir es que no todo es derrota y letargo en lo que vemos del alta mar.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.Saya juga ingin menyampaikan tidak hanya bencana dan kesuraman yang kita lihat di laut lepas.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.Também gostaria de transmitir que nem tudo são desgraças no que estamos a ver no alto mar.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.Was ich auch vermitteln möchte, ist, dass längst nicht alles verloren ist auf der Hohen See.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.Wat ik ook wil overbrengen: het is niet slechts hel en verdoemenis wat we op volle zee zien.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.Κάτι ακόμα που θα ήθελα να σας μεταφέρω είναι ότι δεν βλέπουμε μόνο καταστροφή και χαμό στην ανοιχτή θάλασσα.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.Това, което бих искала да предам е, че не всичко, което виждаме в открито море е в черни краски.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.Я хочу при этом отметить, что положение в открытых морях все-таки не такое уж беспросветное.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.ניתן לבטוח, אבל בנוסף יש צורך לודא. עוד דבר שאני רוצה להעביר הוא שאבדון ואפלולית הוא
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.ما أود أن أقوله أن ليس قدر مشؤوم وسوداوي كل ما هو في أعالي البحار
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.제가 또한 알리고 싶은 것은 우리가 공해(公海)를 알아가는 데 있어서 절망적인거나 우울하지만은 않다는 것입니다.
Aynı zamanda söylemek istediğim, açık denizlerde tek gördüğümüzün kötümserlik olmadığı.現在の公海における 惨状だけではないのです 極めて献身的な個人単位から成るグループ
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Aujourd'hui, une sorte de pessimisme évangélique nous entoure.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Hoje em dia estamos rodeados de um pessimismo evangélico.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Iar astăzi avem un fel de pesimism evanghelic peste tot în jurul nostru.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.요즘 우리는 비관론에 빠진 사람들을 주위에서 많이 봅니다.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Obecnie ogarnia nas wszechobecny pesymizm.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Oggi siamo circondati da una sorta di pessimismo evangelico.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.S manapság van egyfajta evangelikus pesszimizmus körülöttünk.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Und heute haben wir eine Art von evangelikalem Pessimismus der uns umgibt.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Và ngày hôm nay chúng ta có một sự bi quan mãnh liệt xung quanh chúng ta.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Y hoy tenemos algo así como pesimismo evangélico a nuestro alrededor.
Ve bugün etrafımız bir tür ateşli kötümserlik tarafından çevrilmiş durumda.Днес навсякъде около нас има един вид евангелистичен песимизъм.