kötüler ile cümle
kötüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Ðức Giê-hô-va là công bình; Ngài đã chặt những dây kẻ ác.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Ðức_Giê - hô-va là công_bình ; Ngài đã chặt những dây kẻ ác .
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.GOSPOD je pravičen: presekal je debele vrvi brezbožnikov.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Herren er rettferdig, han har avhugget de ugudeliges rep.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Igaz az Úr! Elszaggatja a gonoszok kötelét.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Il Signore è giusto: ha spezzato il giogo degli empi
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.여호와께서는 의로우사 악인의 줄을 끊으셨도다
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.L`Éternel est juste: Il a coupé les cordes des méchants.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Men HERREN är rättfärdig och har huggit av de ogudaktigas band.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Mutta Herra on vanhurskas, hän on katkonut jumalattomain köydet.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.O Senhor é justo; ele corta as cordas dos ímpios.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Pero Jehovah es justo; cortó las cuerdas de los impíos.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.retfærdig er HERREN, han overskar de gudløses Reb.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Tetapi TUHAN yang adil telah membebaskan aku dari perbudakan.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Αλλα δικαιος ο Κυριος κατεκοψε τα σχοινια των ασεβων.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.Но Господ е праведен; Той разсече въжетата на нечестивите.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.יהוה צדיק קצץ עבות רשעים׃
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.الرب صديق. قطع ربط الاشرار.
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.耶 和 華 是 公 義 的 . 他 砍 斷 了 惡 人 的 繩 索
Ama RAB adildir, Kesti kötülerin bağlarını.耶和華 是 公義 的 . 他 砍斷 了 惡人 的 繩索
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun."Aber siehe, ihr Glück steht nicht in ihren Händen; darum soll der Gottlosen Sinn ferne von mir sein."
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ale hľa, ich dobré nie je v ich ruke, a preto je rada bezbožných ďaleko odo mňa.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ale oto, dobra ich nie są w rękach ich; przetoż rada niepobożnych daleka jest odemnie.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ale pohleď, že není v moci jejich štěstí jejich, pročež rada bezbožných vzdálena jest ode mne.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ce! nu sînt ei în stăpînirea fericirii? -Departe de mine sfatul celor răi! -
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Det är sant, i deras egen hand står ej deras lycka, och de ogudaktigas rådslag vare fjärran ifrån mig!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Er ej deres Lykke i deres Hånd og gudløses Råd ham fjernt?
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Glej, njih sreča vendar ni v njih rokah. Svetovanje brezbožnih bodi daleč od mene!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.He aquí que la prosperidad de ellos no está en sus propias manos. ¡Lejos esté de mí el consejo de los impíos
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Katso, heidän onnensa ei ole heidän omassa kädessänsä. Jumalattomain neuvo olkoon minusta kaukana.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Kìa sự may mắn chúng nó chẳng ở nơi tay chúng nó: Các mưu chước kẻ ác cách xa tôi.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Kìa sự may_mắn chúng_nó chẳng ở nơi tay chúng_nó : Các mưu_chước kẻ ác cách xa tôi .
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.그들의 복록이 그들의 손으로 말미암은 것이 아니니라 악인의 계획은 나와 판이하니라
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Mindazáltal az õ javok nincsen hatalmukban, azért a gonoszok tanácsa távol legyen tõlem!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Non hanno forse in mano il loro benessere? Il consiglio degli empi non è lungi da lui
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Quoi donc! ne sont-ils pas en possession du bonheur? -Loin de moi le conseil des méchants!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Vede, porém, que eles não têm na mão a prosperidade; esteja longe de mim o conselho dos ímpios!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ιδου, τα αγαθα αυτων δεν ειναι εν τη χειρι αυτων μακραν απ' εμου η βουλη των ασεβων.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Видишь, счастье их не от их рук. – Совет нечестивых будь далек от меня!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.Ето, щастието им не е в тяхна ръка; Далеч да бъде от мене мъдруването на нечестивите!
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.הן לא בידם טובם עצת רשעים רחקה מני׃
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.هوذا ليس في يدهم خيرهم. لتبعد عني مشورة الاشرار.
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.看 哪 、 他 們 亨 通 不 在 乎 自 己 . 惡 人 所 謀 定 的 離 我 好 遠
Ama zenginlikleri kendi ellerinde değil. Kötülerin öğüdü benden uzak olsun.看哪 、 他 們 亨通 不 在乎 自己 . 惡人 所 謀定 的 離我 好遠
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.(105:18) И возгорелся огонь в скопище их, пламень попалил нечестивых.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Api turun menyambar kelompok mereka, menghanguskan semua yang telah mendurhaka
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.A roznícen byl oheň na rotu jejich, plamen spálil bezbožníky.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.A roznietil sa oheň na ich shromaždenie; plameň spálil bezbožníkov.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.ateou-se um fogo no meio da congregação; e chama abrasou os ímpios.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Có lửa phát cháy trong hội chúng nó, Ngọn lửa thiêu đốt những kẻ ác.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Có lửa phát cháy trong hội chúng_nó , Ngọn lửa thiêu_đốt những kẻ ác .
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Divampò il fuoco nella loro fazione e la fiamma divorò i ribelli
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.El fuego se encendió contra su grupo; la llama devoró a los impíos
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.És tûz gyulladt fel azok seregében, láng égeté el a gonoszokat.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Focul le -a aprins ceata, şi flacăra a mistuit pe cei răi.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Het vuur verbrandde allen die God hadden getart.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Ilden rasede i deres Flok, Luen brændte de gudløse op.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.In ogenj se je vnel v njih druhali, in plamen je požgal krivičnike.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.I zapalił się ogieó na zebranie ich; płomieó spalił niepobożnych.
Ateş kavurdu onları izleyenleri, Alev yaktı kötüleri.Ja heidän joukkiossaan syttyi tuli, liekki poltti jumalattomat.