köri ile cümle

köri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Ze opende de deur van de kamer en ging in de gang, en toen begon ze haar omzwervingen.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Άνοιξε την πόρτα του δωματίου και πήγε στο διάδρομο, και στη συνέχεια άρχισε να της περιπλανήσεις.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Вона відкрила двері в кімнату і вийшов у коридор, а потім вона почала свою мандрівок.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Она открыла дверь в комнату и вышел в коридор, а затем она начала свою странствий.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.Тя отвори вратата на стаята и отиде в коридора, и след това тя започва да я странствания.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.היא פתחה את דלת החדר, יצא למסדרון, ואז היא החלה אותה הנדודים.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.وقالت انها فتحت باب الغرفة وذهب الى الممر ، وبدأت بعد ذلك انها لها تيه.
O odanın kapısını açtı ve koridor girdi ve sonra diye başladı göçebeliklerinin.放浪。 それは、長い廊下であり、それは他の通路に分岐し、それは彼女が上に短いリード
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Byla to rodina, matka, otec a dítě, kteří šli uličkou a bavili se o tom, kde sedět.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Chỉ là một gia đình, bố, mẹ và con, đi xuống lối đi bàn về chỗ ngồi.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Egy család volt, anya, apa, gyerek. A folyosón sétálva beszélgettek az ülésekről.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Eram uma família, uma mãe, um pai, uma criança, a percorrer o corredor e a falar sobre onde se sentarem.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Era o familie, mama, tata, copilul ce mergeau pe culoar și vorbeau despre unde să stea.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Era una familia, una madre, un padre, un niño caminando por el pasillo hablando sobre los asientos.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Es war eine Familie, Mutter, Vater, Kind, die den Gang entlang gingen und über die Plätze sprachen.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Het was een familie: moeder, vader, kind, die het gangpad afliep en praatte over de zitplaats.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Itu adalah sebuah keluarga dengan ayah, ibu, anak, yang berjalan di lorong dan berbicara tentang tempat duduk.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.그들은 아빠, 엄마, 아이로 구성된 가족이었을 뿐입니다. 중동 지역의 남성으로서,
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.To była cała rodzina. Matka, ojciec, dziecko, w przejściu dyskutowali o siedzeniach.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Това е едно семейство, майка, баща, дете, които вървят между седалките и си говорят за мястото за сядане.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.Це була звичайна сім'я: мама, тато і дитина йшли по салону і обговорювали, де краще сидіти.
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.זו היתה משפחה: אם, אב, ילד, שהלכו במעבר ודיברו על מקומות הישיבה. בתור זכר בן המזרח התיכון,
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.كانت عائلة , أم , أب , و طفل , يمشون بالممر , يتحدثون عن المقاعد. الآن , كرجل شرق أوسطي ,
O, uçağın koridorunda yürürken oturmak ile ilgili konuşan anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile idi.座席について話してただけですよ もちろんアメリカの航空機には
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Besonders der Gang mit den Reinigungsmitteln.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Đặc biệt là lối đi ở gian sản phẩm lau chùi.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.É simplesmente fabuloso.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Especialmente la sección de artículos de limpieza.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.În special culoarul cu produse de curățat.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.슈퍼마켓 내에서도 특히
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Najwięcej w dziale chemicznym.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.(Rires) Oui. Surtout l'allée des produits de nettoyage.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru. Şahane.Különösen a tisztítószerek sora, hát az valami csodálatos.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Soprattutto il reparto detersivi.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Špeciálne ulička s čistiacimi prostriedkami.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Terutama di rak produk-produk pembersih.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Vooral de schoonmaakproducten.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Zvlášť regály s čistícími prostředky.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Ειδικά το τμήμα με τα καθαριστικά.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Особенно ряд с чистящими средствами.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Особено редицата с продукти за чистене.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.Особливо відділ з миючими засобами.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.בעיקר השורה עם מוצרי הניקיון.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.لا سيما في ممر منتجات التنظيف.
Özellikle temizlik ürünleri koridoru.本当に素晴らしいんです (笑)
Palmer Lisesi koridorlarında bir forsu yoktu.제가 그 당시에 좀 멋져보이려고 했거든요.
Palmer Lisesi koridorlarında bir forsu yoktu.איפה שאני ניסיתי להיות קולית בזמנו.
Palmer Lisesi koridorlarında bir forsu yoktu.حيث كنت احاول ان اكون عصرية آنذاك
Palmer Lisesi koridorlarında bir forsu yoktu.でも、フェミニズムというものが実は
-Peki koridordan ne haber?Maar hoe is het in de hal?
-Peki koridordan ne haber?"Mais dans l'entrée ?"
-Peki koridordan ne haber?Затем, после этого, я сказал -
Sandviçlerimiz de. oh, pinoko'nun özel körili çorbasına ne dersiniz?Ainsi que les sandwichs. Oh, comme de la soupe au curry spécial Pinoko?
Sandviçlerimiz de. oh, pinoko'nun özel körili çorbasına ne dersiniz?Roti lapisnya juga. Bagaimana dengan sup kari spesial ala Pinoko?
Şarap içip köri yerken,Gutem Curry und trunkenem Streit
Şarap içip köri yerken,Να τρώμε μαζί κάρυ και να την πέφτουμε
Şarap içip köri yerken,של סקרנות וסתם הסתלבתות
Sesinin koridorlarda yankılandığını duyabiliyorumÎi aud ecoul vocii pe hol,
Sesinin koridorlarda yankılandığını duyabiliyorumPuedo oír su voz haciendo eco en los pasillos,
Sesinin koridorlarda yankılandığını duyabiliyorumЯ могу услышать эхо его голоса в холле,
İlgili Sayfalar