Ana içeriğe geç
Sözlük

köre ile cümle

köre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Kore 'nin yemekleri genellikle çok baharatlı olurKorean food is generally very spicy.
Kore şimdi girişken.Korea is now up and coming.
Kore'de hangi dilleri konuşurlar?What languages do they speak in Korea?
Eğer uzun süre İngilizce konuşmadıysan, körelirsin.You get rusty if you haven't spoken English for a long time.
Benim bıçak köreldi.My knife has lost its edge.
Televizyon yaratıcı gücümüzü köreltebilir.Television can dull our creative power.
Babam gelecek hafta Kore'yi ziyaret edecek.My father is to visit Korea next week.
Sıcak baharatlarından dolayı Kore yemeklerinin seviyorum.I love Korean food because of the hot spices.
Kore, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından bir inceleme yapılmasına izin verdi.Korea allowed an inspection by the IAEA.
Kore yarım adasına hiç gittin mi?Have you ever been to the Korean Peninsula?
Japonya ve Güney Kore komşudur.Japan and South Korea are neighbors.
Japonun Koreli ile ortak bir şeyi var.Japanese has something in common with Korean.
Kore yemeklerini severim.I love Korean food.
Kore yemekleri genellikle sıcaktır.Korean food is generally very hot.
Korece çalışıyorum.I study Korean.
Korece çalışırım.I study Korean.
Arkadaşım Korece çalışıyor.My friend studies Korean.
Kore'yi ziyaret etmek istiyorum.I want to visit Korea.
Güney Kore'yi ziyaret etmek istiyorum.I want to visit South Korea.
Körebe oyunu oynayalım.Let's play a game of blind man's buff.
Malezya'daki gençlik Kore ve Japonya'daki ünlülerden gerçekten hoşlanıyor.The youth in Malaysia really like Korean and Japanese celebrities.
Won hem Kuzey Kore'de hem de Güney Kore'de kullanılmaktadır.Onun sembolü "₩" dır.Won is used in both North Korea and South Korea. Its symbol is "₩".
Arkadaşım Korece eğitimi alıyor.My friend is studying Korean.
Yatakta kaldığı yedi ay boyunca bacak kasları köreldi.The muscles in his legs had atrophied during the seven months he was bedridden.
Kore'deki savaşa son verme hakkında konuştu.He talked about ending the war in Korea.
Japonya, Kore için herhangi bir Rus tehdidini sona erdirmek istiyordu.Japan wanted to end any Russian threat to Korea.
1950'de Kuzey Kore Güney Kore'yi istila etti.In 1950, North Korea invaded South Korea.
Favori Koreli müzisyenin kimdir?Who's your favorite Korean musician?
Koreliler kişniş sevmezler.Koreans don't like coriander.
Kore'de hangi diller konuşulur.Which languages are spoken in Korea?
Korece öğrenmek istiyorum.I want to learn Korean.
Yumi'nin Korecesi gittikçe daha iyi oluyor.Yumi keeps getting better at Korean.
Kore yemeği yemek istiyorum.I want to eat Korean food.
John bir Kore filmi izlemek istiyor mu?Does John want to see a Korean movie?
Korece öğrenme zordur.Learning Korean is difficult.
Kore yemeği yemeyi severim.I like to eat Korean food.
Kore, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından kontrol edilmiştir.Korea received an inspection from the International Atomic Energy Agency.
Kore'ye gitmek istiyorum.I want to go to Korea.
Koreografi oldukça basittir.The choreography is quite simple.
Tom'un canı gerçekten Kore yemeği yemek istemiyordu.Tom didn't really feel like eating Korean food.
Kuzey Kore'nin münzevi lideri enerji görüşmeleri için Rusya'yı ziyaret ediyor.North Korea’s reclusive leader visits Russia for talks on energy.
Tom bir Hıristiyan misyoner olarak Kore'ye gittiTom went to Korea as a Christian missionary.
Bu öğrenciler Koreli.Those students are Korean.
Ben Koreliyim.I'm Korean.
Chen Koreli değil.Chen is not Korean.
Kore yemeğini sever misin?Do you like Korean food?
Kore'de hangi dili konuşurlar?What language do they speak in Korea?
Kore'de hangi dil konuşulur?What language do they speak in Korea?
Sınıfınızda hiç Koreli öğrenci var mı?Are there any students from Korea in your class?
Kimçi geleneksel bir Kore yemeğidir.Kimchi is a traditional Korean dish.
Güney Kore'yi ziyaret etmek isterim.I would like to visit South Korea.
Korece konuşan bir yardımcıya ihtiyacım var.I need an assistant who speaks Korean.
Kore mutfağını seviyorum.I like Korean cuisine.
Ben Korece anlayamıyorum. Ben onu hiç öğrenmedim.I cannot understand Korean. I have never learnt it.
Korecede Güney Kore'ye "Hanguk"denir.South Korea is called "Hanguk" in Korean.
Biz hem Japonca hem de Korece konuşabiliriz.We can speak both Japanese and Korean.
Büyükbabam Kore'de öldü.My grandfather died in Korea.
Fransızcam biraz körelmiş.My French is a little rusty.
Korelasyon nedensellik anlamına gelmez.Correlation doesn't imply causation.
Ben Kore yemeğini severim.I like Korean food.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod