Korumana ihtiyacım yok.I don't need your protection.
Tom koridorda.Tom is in the hallway.
Tom korkmadığını söylüyor.Tom says he isn't afraid.
Korkarım bilmiyorum.I'm afraid I don't know.
Bu seni korkutuyor, değil mi?That terrifies you, doesn't it?
Bir koruma dışarıda.A guard is outside.
Korktuğunu biliyorum.I know you're scared.
Geçici olarak kördüm.I was momentarily blinded.
Biraz korkuyorum.I'm kind of scared.
Şimdi korkma.Now don't be frightened.
Bu korkutucu bir olasılıktır.That's a frightening possibility.
Benim annem aşırı korumacıdır.My mom is overprotective.
Sen beni korkutmadın.You didn't scare me off.
Sen artık beni korkutma.You don't scare me anymore.
Ben korkağım.I'm chicken.
Korkudan ölebilir misin?Can you die from fear?
Sen korktun, değil mi?You got scared, didn't you?
Korkuyorsun gibi görünüyordun.You looked like you were afraid.
Korkmuş gibi görünüyordun.You looked like you were afraid.
Korktun, değil mi?You were scared, weren't you?
Onların korktuğunu görmesine izin verme.Don't let them see you're afraid.
Bana korkmadığını söyleme.Don't tell me you're not scared.
Korkuyu hissedebiliyorum.I can smell fear.
Korktuğuna inanamıyorum.I can't believe you chickened out.
Fırtınalar korkutucu.Thunderstorms are scary.
Gökgürültülü fırtınalardan gerçekten korkarım.I'm really scared of thunderstorms.
Papayı İsviçreli Muhafızlar korur.The Swiss Guards protect the pope.
Gök gürültülü fırtınalar hem korkutucu hem de heyecan vericidirler.Thunderstorms are both scary and exciting.
Kör müsün?Are you blind?
Tek başıma gitmeye korktuğumu itiraf ediyorum.I confess I'm afraid to go by myself.
Tom'u koruyamadım.I couldn't protect Tom.
O bir korse giyiyor.She wears a girdle.
Korkuyla sindim.I cringed.
Korkuyla geri çekildim.I cringed.
O, samimiyetten korkuyor.He's afraid of intimacy.
Korku filmlerini sevmiyorum.I don't like horror movies.
O, kapalı yerde kalma korkusundan muzdarip.She suffers from claustrophobia.
Sanırım biraz korkuyorum.I guess I'm a little scared.
Ben korkunç bir çocukluk geçirdim.I had a horrible childhood.
Tom'u Mary'den korumak zorundaydım.I had to protect Tom from Mary.
Tom'u korumak zorundaydım.I had to protect Tom.
Savaşçı kendini korumak için savaşıyor.The warrior fights to protect himself.
Ölmekten korkuyor musun?Are you afraid to die?
Tom uyumaya korkuyor gibi görünüyor.Tom seems to be afraid to fall asleep.
Senin kızın kör mü?Is your daughter blind?
Sonuçlardan kaçma, onlardan korkma; hepsiyle yüzleş.Don't run away from consequences, don't fear them; face them.
Korkak sadece güvende olduğunda tehdit eder.The coward only threatens when he is safe.
Ben her zaman doktorlardan korktum.I've always been afraid of doctors.
Gitmek için çok korkuyorum.I've been too afraid to go.
Hayatımda bazı korkunç şeyler yaptım.I've done some terrible things in my life.
Korkunç haberim var.I have dreadful news.
Hiç böyle korkmadım.I've never been so scared.
Daha önce asla bu kadar korkmadım.I've never been this scared before.
Asla bu kadar korkmuş göründüğünü görmedim.I've never seen you look so scared.
Tom'un korkmadığını umuyorum.I hope Tom wasn't scared.
Karanlıktan korkmadığını umuyorum.I hope you're not afraid of the dark.
Korktuğundan şüphe etmiyorum.I don't doubt that you're afraid.
Ben o kadar kolayca korkutmam.I don't scare that easily.
Tom'u korkutmak istemiyorum.I don't want to freak Tom out.
Ben bazen korkuyorum.I sometimes get scared.