köprüler ile cümle

köprüler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
46
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Ve açılışlar --herkes açılan köprüleri sever, ancak aslında çok basit olan bir şeydir.E le aperture sembrano -- a tutti piacciono i ponti che si aprono, ma è una cosa abbastanza normale.
Ve açılışlar --herkes açılan köprüleri sever, ancak aslında çok basit olan bir şeydir.Iar deschiderile păreau -- tuturor le plac podurile care se deschid, dar e un lucru destul de simplu.
Ve açılışlar --herkes açılan köprüleri sever, ancak aslında çok basit olan bir şeydir.I te otwierania wyglądały -- każdy kocha otwierające się mosty, ale to rzecz stosunkowo prosta.
Ve açılışlar --herkes açılan köprüleri sever, ancak aslında çok basit olan bir şeydir.Les ouvertures semblaient -- tout le monde aime les ponts qui s'ouvrent, mais c'est vraiment élémentaire.
Ve açılışlar --herkes açılan köprüleri sever, ancak aslında çok basit olan bir şeydir.Openingen leken -- iedereen houdt van bruggen die open gaan, maar het is een heel basaal iets.
Ve açılışlar --herkes açılan köprüleri sever, ancak aslında çok basit olan bir şeydir.Und das Öffnen scheint - wir alle mögen Klappbrücken, auch wenn es ein recht simples Ding ist.
Ve açılışlar --herkes açılan köprüleri sever, ancak aslında çok basit olan bir şeydir.Và mở -- thì dường như mọi người luôn thích mấy cây cầu có thể dựng lên nhưng điều đó rất bình thường.
Ve açılışlar --herkes açılan köprüleri sever, ancak aslında çok basit olan bir şeydir.И отварянето изглежда -- всеки обича отварящи се мостове, но това е нещо доста просто.
Ve açılışlar --herkes açılan köprüleri sever, ancak aslında çok basit olan bir şeydir.Разводные мосты не новость — все любят разводные мосты, но это вполне простая вещь.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.A keď sa pozriem na tento typ mostov, nemôžem si pomôcť, ale cítim, ako by sa tá krásna vec zlomila.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.Guardando questo tipo di ponti ho sempre come la sensazione che si stia rompendo qualcosa di bello.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.Khi chúng tôi nhìn mấy cây cầu này không thể nào không liên tưởng như thể nó đang bị gẫy.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.우리는 그런 종류의 교각을 검토하고 있었어요. 그리고 그 느낌은 부러진 형태이긴 했지만 아름다웠죠.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.Nato smo opazovali take mostove in nisem si mogel kaj, a všeč mi je bilo, da se je zlomilo.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.Toen bekeken we dit soort bruggen en in onze ogen was het een mooi ding, dat gebroken werd.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.Y cuando miramos este tipo de puentes no podemos dejar de sentir que es algo hermoso que se ha quebrado.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.И после гледахме тези видове мостове и не можехме да спрем да чувстваме, че беше нещо хубаво, което е счупено.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.Після цього дивлячись на схожі мости ми вже не могли позбутися відчуття що їх краса була зламана.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.ואז הסתכלנו על הגשרים מהסוג ההוא ולא יכלנו שלא להרגיש שזה דבר יפהפה שהתקלקל.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.و بعد ذلك نظرنا في هذه الأنواع من الجسور ولم تمنعنا من الشعور انه شيء جميل ينكسر.
Ve bu çeşit köprülere baktık ve kırılan bir şeyin güzel bir şey olduğunu hissetmekten kendimiz alamadık.素晴らしい形だったものが 壊されたように感じて仕方がありませんでした これはロンドンのパディントンにある橋ですが
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Aceste puncte roșii indică cele mai aglomerate părți, podurile care duc spre centrul orașului.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Červené bodky ukazujú miesta s najčastejšími zápchami, čo sú vlastne mosty vedúce do stredu mesta.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Červené body reprezentují nejvíce ucpaná místa, což jsou mosty vedoucí do centra.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Czerwone kropki to najbardziej zakorkowane miejsca, mosty wiodące do centrum miasta.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Dan titik merah ini menunjukkan daerah dengan kemacetan paling parah yaitu jembatan menuju ke pusat kota.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.De rode stippen tonen de meest verstopte delen, de bruggen naar de binnenstad.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.E questi punti rosso mostrano le parti trafficate, che sono i ponti che portano in centro città.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Et ces points rouges montrent les endroits les plus encombrés, qui sont les ponts menant au centre-ville.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Ezek a piros pontok jelzik a legzsúfoltabb részeket, ezek a belvárosba vezető hidak.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.이 빨간 점들이 가장 혼잡한 부분인데, 도시 중심부로 들어가는 다리들 입니다.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Och alla dessa röda prickar visar platserna med mest bilköer, vilket är broarna som leder till innerstan.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Og de røde prikker viser områder med mest trængsel, som er broerne ind til den indre by.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.Червоні крапки позначають місця, де утворюються найбільші корки - це мости, що ведуть до центру міста.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.הנקודות האדומות מצביעות על החלקים העמוסים ביותר, שהם הגשרים שמובילים אל מרכז העיר.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.وتعبر هذه النقاط الحمراء عن مراكز الازدحام، وهي الجسور المؤدية إلى مركز المدينة.
Ve bu kırmızı noktalar en sıkışık bölümleri gösteriyor, onlar şehir merkezine bağlayan köprülerdir.中心街へとつながる橋の部分です そこで誰かが こんなアイデアを思いつきました
Zaten köprüler atlamak için fazla kalabalık yerlerdir.Aztán a híd sem ideális a nagy ugráshoz.
Zaten köprüler atlamak için fazla kalabalık yerlerdir.Brücken sind kein ruhiger Ort zum Springen.
Zaten köprüler atlamak için fazla kalabalık yerlerdir.Daarbij, het is altijd druk op bruggen.
Zaten köprüler atlamak için fazla kalabalık yerlerdir.În plus, podurile astea sunt locuri aglomerate.
Zaten köprüler atlamak için fazla kalabalık yerlerdir.Mimo to, mosty jsou moc rušné na to, aby se z nich skákalo.
Zaten köprüler atlamak için fazla kalabalık yerlerdir.Y los puentes no son tranquilos para tirarse.
Zaten köprüler atlamak için fazla kalabalık yerlerdir.Επίσης οι γέφυρες είναι πολυπληθή μέρη για να πηδήξεις.
Zaten köprüler atlamak için fazla kalabalık yerlerdir.А и мостовете са оживени места.
Zaten köprüler atlamak için fazla kalabalık yerlerdir.И потом, мосты - слишком неспокойное место, чтобы с них прыгать.

İlgili Sayfalar