köprüde ile cümle
köprüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hangi köprüdeydin?Von welcher Brücke kommen Sie?
Hangi köprüdeydin?Σε ποια γέφυρα ήσουν ;
Hangi köprüdeydin?Вы, с какого моста?
Hangi köprüdeydin?На кой мост бяхте?
-Hemen bu köprüden sonra Charlie.이 다리만 건너면 돼 찰리
Hiç bir şey söylemedi. -Hemen bu köprüden sonra Charlie.Es un poco más de este puente Charlie, este puente mágico de la esperanza y la maravilla
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Crezi că o fată singură pe un pod e o ţintă sigură.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Itt áll egy szerencsétlen flótás és ki akarja használni a helyzetét.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Je denkt dat een verdrietig meisje op een brug een gemakkelijke prooi is.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Myslíš, že smutná dívka na mostě je jednoduchý cíl.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Sie halten eine Frau am Ende für leichte Beute.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Una chica hecha una... mierda agarrada a una barandilla, y cree tenerlo fácil. Que dándole la...
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Νομίζεις ό,τι ένα λυπημένο κορίτσι σε μία γέφυρα είναι εύκολος στόχος.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.Мислите, че едно момиче на моста е лесна плячка.
Köprüdeki üzüntülü bir kızın kolay hedef olduğunu sanıyorsun.У девушки тяжело на душе, она вцепилась в поручни.
Köprüden atlamaya çalışmayı mı? Hayır, insanları işe alırım.Набирате кураж да скочите?
Köprüden atlamaya çalışmayı mı?Încerci să sari ?
Köprüden atlamaya çalışmayı mı?Komolyan le akar ugrani?
Köprüden atlamaya çalışmayı mı?No.
Köprüden atlamaya çalışmayı mı?Om te springen ?
Köprüden atlamaya çalışmayı mı?Zkoušíš skočit?
Köprüden atlamaya çalışmayı mı?Вы тоже хотите прыгнуть вниз? Нет-нет.
Neyi yaparsın? Köprüden atlamaya çalışmayı mı?- Sie versuchen auch zu springen?
Neyi yaparsın? Köprüden atlamaya çalışmayı mı?Κάνεις τί ; Προσπαθείς να πηδήξεις ;
Orada sarkarken. Tek iyi yanı, üzgün iri gözleriyle köprüdeki bir kız.Lassen Sie sich nicht unterkriegen, falls Sie einem Mädchen mit traurigen Augen begegnen.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.Dat hij niet heeft verlaten de brug, omdat u besloten te komen door het kanaal.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- Ei hän ollut alas syömään.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.El nu a părăsit podul de când aţi a decis să vină prin canalul.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.Er hat die Brücke nicht mehr verlassen, seit Sie entschieden haben... - ...durch den Kanal zu fahren.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.Il n'a pas quitté le pont depuis que vous avez décidé de passer par le channel
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- Không, Ông không xuống ăn tối.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- Nej, han var ikke ned til middag.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- Nej, han var inte ner för att äta middag.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.Neopustil kapitánský můstek od doby, kdy jste rozhodl plavit se skrz kanál.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- Nie, nebol sa k večeru.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- No nie był w dół na kolację.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- No. Non è sceso per la cena.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.Ő nem hagyta el a hidat, mióta úgy döntött, hogy jöjjön át a csatornán.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.On ni zapustil most, saj vam odločil, da pride skozi kanal.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- Tidak Dia tidak turun untuk makan malam.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- Όχι. Ήταν δεν προβλέπεται για το δείπνο.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- Нет, он не был закрыт на обед.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- Ні, він не був закритий на обід.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.Той не е оставил моста, тъй като вас решили да дойдат през канала.
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.لديك أي من رأيت النقيب اليوم؟
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.- いいえ彼は夕食のためにダウンでした。 - いいえ、彼は昼食のためにダウンでした。
Tek iyi yanı, üzgün iri gözleriyle köprüdeki bir kız. Açık bırakıyorum.Lo dejaré encendido.
Tek iyi yanı, üzgün iri gözleriyle köprüdeki bir kız.Ai nevoie de o fată, pe un pod, cu ochi mari şi trişti.
Tek iyi yanı, üzgün iri gözleriyle köprüdeki bir kız.Egyszer te is találkozol egy bánatos szemû lánnyal a hídon.
Tek iyi yanı, üzgün iri gözleriyle köprüdeki bir kız.Er is niet meer nodig dan een meisje op een brug met grote verdrietige ogen.
Tek iyi yanı, üzgün iri gözleriyle köprüdeki bir kız.Vše, co má smysl je dívka na mostě se smutnýma očima.
Tek iyi yanı, üzgün iri gözleriyle köprüdeki bir kız.Το μόνο που χρειάζεται είναι ένα κορίτσι με μεγάλα θλιμένα μάτια.
Tek iyi yanı, üzgün iri gözleriyle köprüdeki bir kız.Достатъчно е да се появи момиче на мост с големи тъжни очи.
Tek iyi yanı, üzgün iri gözleriyle köprüdeki bir kız.Однажды и Вы встретите девушку на мосту, с большими грустными глазами.
"Tünelden değil de köprüden gitmeliydim, o sarı ışıkta geçebilirdim.""A hídon kellett volna mennem, nem az alagúton át. "Át kellett volna hajtanom a sárgán."
"Tünelden değil de köprüden gitmeliydim, o sarı ışıkta geçebilirdim.""Đáng ra tôi phải đi lên cầu chứ không phải qua cái đường hầm. Đáng ra tôi nên vượt đèn vàng."
"Tünelden değil de köprüden gitmeliydim, o sarı ışıkta geçebilirdim.""Devia ter ido pela ponte e não pelo túnel". "Devia ter passado aquele semáforo amarelo."
"Tünelden değil de köprüden gitmeliydim, o sarı ışıkta geçebilirdim.""Hubiera tomado el puente y no el túnel." "Tendría que haber pasado con la luz amarilla."
"Tünelden değil de köprüden gitmeliydim, o sarı ışıkta geçebilirdim.""Ik had de brug moeten nemen in plaats van de tunnel. Ik had door oranje moeten rijden."
"Tünelden değil de köprüden gitmeliydim, o sarı ışıkta geçebilirdim.""J'aurais dû prendre le pont et pas le tunnel. J'aurais dû passer à ce feu orange."