köprüde ile cümle

köprüde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hiç bir şey söylemedi. -Hemen bu köprüden sonra Charlie.It didn't say anything
-Umudun ve mucizenin ışığı olan bu sihirli köprüden sonra...It's just over this bridge Charlie, this magical bridge of hope and wonder
Sen kanaldan geçmeye karar verdiğinden beri köprüden ayrılmadı.He hasn't left the bridge since you decided to come through the channel.
Bir köprüden geçiyordum (katılımcılar gülüyorlar)...'I was walking across a bridge. [laughter from participants]
Resitaller Crn Drim Nehri üzerindeki köprüde gerçekleşti. [Getty Images]The recitals took place on a bridge over the Crn Drim River. [Getty Images]
Yüzyıllardır yaşayan köprüden atlama geleneği Mostar'da sürüyor. [Getty Images]The centuries-old tradition of bridge jumping continues in Mostar. [Getty Images]
Etkinlik, kentin 440 yıldan uzun süredir devam eden köprüden atlama geleneğine dayanıyor.The event stems from the city's tradition of bridge jumping that dates back over 440 years.
Bu arada köprüde yaşanan cehennem için yer itfaiye birimleri yetersiz kaldı.The inferno on the bridge, meanwhile, required more than on-the-ground fire fighting efforts.
Birinci safhada hedeflenen 29 köprüden dokuzunun onarım işleri tamamlanmak üzere.Out of the 29 bridges targeted in phase one, repairs are complete on nine.
"Öyleyse" dedi ölen general, "Albay River'a söyleyin, şu köprüden kaçışlarının önünü kessin."Then", said the dying general, "tell Colonel River, to cut off their retreat from the bridge.
Kuba ilçesinde 17. - 19. yüzyıllarda var olan yedi köprüden biridir. Bu köprü, III.It is one of the seven bridges that existed in the Quba district in the 17th–19th centuries.
Aslında yakınlarda bulunan iki köprüden oluşuyor.This most in fact consist from two bridges which located near.
Leipzig-Halle Havalimanı'nda yolun üzerindeki köprüde hareket eden bir uçakA plane moving on a bridge over the road at Leipzig-Halle Airport
Daha sonra bir köprüden nehre atlayarak kendini öldürmeye çalışır, ancak kurtulur.He then attempts to kill himself by jumping off a bridge and into a river, but is saved.
Kalenin giriş ve çıkışı hendeğin üstünde bulunan ahşap bir köprüden sağlanıyordu.Access was across a wooden bridge spanning the moat.
Cüzdanımı köprüde çarptılar.Auf der Brücke haben sie mir die Brieftasche geklaut.
Köprüden araçlar geçmemektedir.Kraftfahrzeuge dürfen die Brücke nicht befahren.
Onun için köprüde maalesef çok defa ölümcül kazalar meydana gelir.In dieser Höhle kommt es immer wieder zu tödlichen Unfällen.
Uçaktaki 74 ve köprüdeki 4 kişi hayatını kaybetti.Die restlichen 74 Insassen des Flugzeugs kamen ebenso ums Leben wie 4 Insassen von Fahrzeugen auf der Brücke.
Finale çıkmayı başaramayınca rolü gereği köprüden atlamaya çalıştı.Als sie ihn zur Rede stellen wollte, hatte er sie von der Brücke gestoßen.
Asker kurulan köprüden karşı yakaya geçmeğe başladı.Ein Offizier begann, Bohlen der Brücke abzureißen.
Fakat burada komünistler onların yapacağı bir köprüden faydalanmak isterler.Sie wollen die errichtete Brücke nun für ihre Zwecke nutzen.
Boğaz, iki duba köprüden geçildi.Die Tana wird von zwei Brücken überspannt.
Üzerindeki köprüden geçilerek köye girilir.Über ihn führt eine Brücke.
Araçlar sadece eski bir köprüden geçebiliyordu.Il est possible qu’il ait succédé à un pont antique.
Köprüden her gün yaklaşık 190-200 tren geçmektedir.Jusqu'à 190-200 trains par jour ont traversé le pont en 2006.
Uçaktaki 74 ve köprüdeki 4 kişi hayatını kaybetti.74 des 79 occupants de l'avion périssent dans l'accident ainsi que 4 personnes sur le pont.
Rialto Köprüsü (İtalyanca: Ponte di Rialto), Venedik, İtalya'da Büyük Kanal üzerindeki dört köprüden biridir.Le pont du Rialto est le plus célèbre des quatre ponts sur le Grand Canal de Venise.
Köprüde duran adamı tanıyor musunuz?¿Conoce usted al hombre que está allí en el puente?
Sami köprüden atlamak istedi.Sami quería saltar desde el puente.
Jenny filmde Forrest’a; “Köprüden atlarsam, uçabilir miyim?” diye soruyor ve sürekli uzaklara seyahat ediyor.En la película llega tan lejos como para decirle a Forrest: «¿si saltara de un puente, podría volar?».
Kaptan Smith köprüde her zamanki pozisyonunda dikilmekteydi.En ese momento, Edward Smith no se encontraba en el puente de mando.
Köprüden sonra, Lady Saw kendi bölümünü seslendirmektedir.En el aeropuerto, Faith ve la misma noticia.
Köprüde o kanlı iki taş hala görülmektedir.Sul ponte erano visibili due figure umane.
Köprüden her gün yaklaşık 190-200 tren geçmektedir.Fino a 190-200 treni al giorno hanno attraversato il ponte nel 2006.
Eğer kişi alçak bir köprüden suya atlıyorsa boğularak ölme ihtimali daha fazladır.Se una persona perde coscienza sott'acqua, ci sono considerevoli probabilità di morte per annegamento.
Fakat burada komünistler onların yapacağı bir köprüden faydalanmak isterler.Intanto i giapponesi incominciano a far costruire il ponte da loro progettato.
Tam hızla bu köprüden Ren’i geçerler.Al centro è attraversata dal Pont Rouelle.
Orijinal olarak tek giriş kalkmalı köprüdendir.L'entrata principale è costituita da un ponte di pietra.
Köprüde duran adamı tanıyor musunuz?Вы знаете человека, стоящего на мосту?
Sunucular sahneye muhteşem bir şekilde tiyatronun çatısından inen bir köprüden girdiler.Ведущие вышли на сцену по специальному мостику с крыши театра.
Köprüden geçen ilk araç Özal'ın resmi otomobili olmuştur.Первым автомобилем, выпущенный на этом заводе, стал Alfasud.
Köprüden geçiş 1930'a kadar paralı olarak sağlandı.До 1960 года проезд по мосту был платным.
Eğer kişi alçak bir köprüden suya atlıyorsa boğularak ölme ihtimali daha fazladır.إذا فقد الشخص وعيه تحت الماء هناك خطر كبير على أنه سوف يغرق.
Köy adını, mahallede bulunan 5 tane köprüden almıştır.خصص لهم البطالمة حيّان من أحياء المدينة الخمسة.
Kaptan Smith köprüde her zamanki pozisyonunda dikilmekteydi.شعر القبطان سميث بالتصادم في حجرته وذهب على الفور إلى الجسر.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Acede-se ao palácio por uma ponte que atravessa o fosso.
Onun için köprüde maalesef çok defa ölümcül kazalar meydana gelir.Estes acidentes em muitos casos têm consequências fatais.
Üzerindeki köprüden geçilerek köye girilir.Terá apenas que atravessar uma ponte para aceder à aldeia.
Boğaz, iki duba köprüden geçildi.É atravessado por duas pontes.
Polisler köprüden geçemez.Voetgangers kunnen de brug niet oversteken.
18 Şubat günü bin kadar gösterici Basra'daki bir köprüde trafiği kapattı ve valinin istifasını istedi.Op 18 februari blokkeerden ongeveer duizend demonstranten een brug in Basra.
Köprüden geçiş 1930'a kadar paralı olarak sağlandı.Over de brug reden tot in de jaren 1930 trams.
Araçlar sadece eski bir köprüden geçebiliyordu.Deze brug verving een oudere brug.
Köprüde o kanlı iki taş hala görülmektedir.Ook de twee brughoofden van de brug naar de poort werden ontdekt.
Bunun üzerine Tenpenny kontrolü kaybetti ve köprüden aşağıya, Grove Sokağı'na düştü.Uiteindelijk verliest Tenpenny de macht over het stuur en rijdt van de brug boven Grove Street af.
1934 yılında elektrikli demiryolları köprüden çıkarıldı.In 1964 werd de brug geëlektrificeerd.
Boğaz, iki duba köprüden geçildi.De gracht wordt door twee bruggen overspannen.
Jack'la karşılaşmaları bir köprüde olmuştur.De president kan nog net samen met Jack in de bunker komen.
Köprüden düşmek üzere olan Lokiyi elinden yakalar.Poczuwszy się oszukana skacze z mostu.

İlgili Sayfalar