köprübaşı ile cümle

köprübaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
28
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Yorgun birlikler Gniloy Tikiç Nehri'ne ulaşıp doğu kıyılarında ufak bir köprübaşı oluşturdular.The force reached the Gniloy Tikich River and established a small bridgehead on the eastern bank.
Terespol Kalesi, batı tarafının köprübaşıydı ve 4 ayrı lunettesi vardı.The Terespol Fortification was the western bridgehead, featuring 4 detached lunettes.
Üçüncü Ordu, Coblenz köprübaşının kuzey kesimini işgal etmekle görevlendirildi.Third Army was assigned to occupy the northern sector of the Coblenz bridgehead.
Gündüzlerde ise köprübaşının tahliyesinde kullanılan yüzer köprüler kamufle edildi.However, they soon discover that the bridge to the cabin has been destroyed.
Bratislava köprübaşı, Slovakya'nın batı kesiminde 93,7 km²'lik bir bölgedir.Bratislava bridgehead is found in the western part of Slovakia. It has an area of 93,7 square km.
1977 ve 1992 yılları arasında köprübaşında Gabčíkovo-Nagymaros Barajları inşa edildi.Between 1977 and 1992, the Gabčíkovo–Nagymaros Dams was built there.
Köprübaşı, suyun Slovakya'ya çıkarılabilmesini mümkün kılıyor. [kaynak belirtilmeli]The bridgehead makes the extraction of water to Slovakia possible.[citation needed]
Sonuçta ırmağın batı kıyılarında birkaç köprübaşı sağlandı.Später gelangten über diese Brücke tausende Kriegsgefangene Richtung Westen.
Köprübaşı, Sakarya ilinin Geyve ilçesine bağlı bir mahalledir.Eine Brücke verbindet den Struck mit dem Festland.
İpek yolu takip edilerek Düzce Köprübaşı mevkiine geliniyor.Intanto, la creatura si dirige verso il ponte di comando.
Yorgun birlikler Gniloy Tikiç Nehri'ne ulaşıp doğu kıyılarında ufak bir köprübaşı oluşturdular.La maggior parte cercò di forzare il blocco marittimo e di raggiungere una piccola isola vicina.
Bu dönemde Klarceti, İran saldırılarına karşı mücadelenin köprübaşı mevziisi haline geldi.La via d'acqua divenne così il bersaglio degli attacchi iraniani.
Kısa süre sonra ikinci nehir üzerinde de köprübaşı oluşturuldu.Вскоре был построен мост через реку.
Alman 7. Panzer Tümeni, 28 Kasım'da Moskova - Volga Kanalı geçerek bir köprübaşı ele geçirdi.De 7de pantserdivisie stak op 28 november het Moskou-Volga Kanaal over.
Kısa süre sonra ikinci nehir üzerinde de köprübaşı oluşturuldu.Waarschijnlijk werd al in de tweede eeuw een brug over de rivier gebouwd.
Mareşal Ivan Konev emrindeki 1. Ukrayna Cephesi ise Sandomierz (Baranov) köprübaşındadır.1:a ukrainska fronten, under befälet av marskalk Ivan Konev, innehade Baranów brohuvudet.
Kısa süre sonra ikinci nehir üzerinde de köprübaşı oluşturuldu.Den var den andra bron som byggdes över floden.
Kısa süre sonra ikinci nehir üzerinde de köprübaşı oluşturuldu.Současně byl také postaven most přes řeku.
Terespol Kalesi, batı tarafının köprübaşıydı ve 4 ayrı lunettesi vardı.Fortificația Terespol, aflată la apus, avea patru turnuri separate de apărare.
Bazıları kaleyi , diğerleri köprübaşı.Unii porci minioni sunt în armată, alții sunt constructori...
Mareşal Ivan Konev emrindeki 1. Ukrayna Cephesi ise Sandomierz (Baranov) köprübaşındadır.一方、第1ウクライナ戦線(司令官イワン・コーネフ)はサンドミエシュ橋頭堡を確保していた。
Sovyet birlikleri 10 Ekim'de Tisza nehri batı kıyılarında birkaç köprübaşı elde ettiler.ב-10 באוקטובר כבש הכוח הסובייטי הצפוני מספר גשרים על הגדה המערבית של הנהר טיסה.
Taarruzdan önce Kızıl Ordu üç köprübaşını, büyük miktarda malzeme ve askerle takviye etti.Преди офанзивата Червената армия натрупва голямо количество военен материал и човешка сила пред трите моста.
Köyde, Türkiye'nin 3. büyük göleti olan Köprübaşı Köyü Göleti bulunmaktadır.В селото се намира 3-ят по големина конезавод в България.
Bu harekât için hedef, Vistül Köprübaşıydı.Organizátorom tejto akcie bolo hnutie Vidsič.
Kısa süre sonra ikinci nehir üzerinde de köprübaşı oluşturuldu.Vėliau per upę buvo nutiestas tiltas.
Köprübaşı oluşturan Sovyet birliklerinin köprü donanımları yoktu.Ka polnud rootslastel materjali, millest uut silda ehitada.
Zeugma, kelime olarak "köprübaşı" ve "geçit yeri" anlamına gelmektedir.Pramāṇa tähendab sõna otseses mõttes "tõendit" ja "teadmisvahendit".
İlgili Sayfalar